30 Kasım 2012 Cuma

Canım Babam!!



Hepimizin hayatında öyle bir dönem vardır ki, ömrümüzün son demine kadar acısını hissettiren , adeta hayatımızın dönüm noktası diyebileceğimiz olayların yaşandığı dönem. 
Benim için de, acısını hissettiğim acı bir dönem, babamın ölümü! 
Hani derler ya, baba sırtını yasladığın dağ, devrilemez sandığın koca bir çınar, evimizin direği. Benim sırtımı yasladığım dağım, koca çınarım canım babam hüzünlü bir sonbahar günü aramızdan ayrıldı. 30 kasım 1980 Pazar günü. Oysa biz pazartesi ameliyat olup iyileşecek umuduyla beklerken, ameliyata girmeden bir gün önce veda etti. Hiç birimizi dünya gözü ile görmeden bizler ona, o bizlere hasret gitti. 

Saf tertemiz kocaman bir yüreği vardı..Sevgi timsali, hem varlığından güç aldığım, güven duyduğum çok sevdiğim, kimi zaman babam, kimi zaman sırdaşım, kimi zaman arkadaşım, öğretmenim kısaca hayatımın can damarı idi. İnsanın can damarı elinden alınırsa nasıl yaşar? Yaşıyor elbet, yaşamak denirse! Hayat dolu bir insandı. Yaşamayı, sevmeyi çok severdi. Hayalleri, beklentileri vardı. Benim avukat olmamı isterdi. Çünkü bana güvenirdi. “Seni okutmak için elimden ne geliyorsa yaparım, gerekirse sırtıma heybe takar dilenirim yine seni okuturum derdi canım babam. Ben avukat olamadım ama, yaşadığım her anımda ona layık evlat olmak için var gücümle gayret ettim. 

En büyük çocuğu bendim. Onu kaybettiğimde ben Ticaret lisesi 2. sınıf öğrencisi idim. O da daha hayatının baharı sayılabilecek kadar genç bir yaş 38 yaşında! yakalandığı,bizim de öldükten sonra hastaneden gelen raporlardan öğrendiğimiz siroz hastalığı, hasretlerini özlemlerini hayallerini sonlandırdı. Onu bizden aldı. Daha 15 yaşında bir çocuk nasıl kabullenir, hem de dünyada babasından başka kimsesi yokken… 

Oysa onu iyileşip aramıza dönme ümidi ile göndermiştik Ankara Yüksek İhtisas hastanesine...Annem ameliyatında başında bulunayım diye gidiyor ve cenazesi ile karşılaşıyor. Bu acıya yürek dayanır mı? Ben okula gidemiyorum. Babam ameliyat olacak merak ederim diye.. Telefonla durumunu öğrenmek için arıyoruz, telefondaki ses, ömrümün sonuna kadar kulağımdan gitmeyecek bir haber veriyor..O hasta vefat etti. Şuan hasta sahipleri geldi çıkış işlemleri yapılıyor!! Aman yarabbi! Bu kadın ne diyor dedim. Ağzından çıkanın farkında mı? İnanmak şok olmamak mümkün mü? bir iki kez tekrar aradık. Her defasında o ses bozuk plak gibi aynı şeyleri tekrar ediyordu. O hasta vefat etmiş, yakınları cenazeyi almaya gelmişler... Ağlayarak odadan çıktığımı hatırlıyorum. Kara haber tez ulaşır misali evin içi bir anda insanlarla doldu. Her kafadan bir ses yok o değilmiş, başka biri imiş gibi teselli edici sözler geliyor kulağıma. Öldüğüne inanamıyorum. Yalan olan bu sözlere inanıyorum inanmak istiyorum. 

Allahım bu acıyı,hele de genç ölümünü ve genç yaşında hiç kimseye yaşatmasın. Sabaha kadar ağladığımı hatırlıyorum. Bir ara uyumuşum. Sela sesi ile uyandım. Duymak istemiyorum kafamı yastığa gömüyorum, kulaklarımı tıkıyorum ve bağırıyorum ne olur susturun şu adamı! Ne çare ? İşte o ses her şeyimi bitirmişti. Umutların tükendiği,sözün bitti yer orası idi. Sesimi sözümü kesmişti ama, içimde ki, sessiz çığlıklarımı kesememişti. Cenaze geldi. Yıkamaya başladılar. Beni yanına götürdüler canım babam nasıl da özlemişim. Sarıldım öptüm. O da bizleri özlemiş olacak ki, insana güven veren o kara kara gözleri açık, bakıyordu. Daha sonra alıp götürdüler. 

Onun için hayat gencecik yaşında her şeyi ile sonlanmıştı. Bizim için ise hayat, acısı, kederi, ızdırabı ile devam etti, ediyorda… Onu çok özlüyorum. 

Allahım canım babama şu mübarek Cuma gününün hürmetine rahmet ve merhameti ile muamele etsin, günahlarını bağışlasın, mekanı Cennet olsun, nur içinde yatsın inşallah. Allah sizlere yaşatmasın. 

(Babam için sizden ricam, Onun ruhu için bir Fatiha okur musunuz?) 
Hanife MERT




16 yorum:

bücürükveben dedi ki...

Hanife'ciğim insan ne yazacağını bilemiyor,çok genç yaşta gitmiş çok:(((baba acısı 80'li yaşlarda bile insana çok koyuyorken, bir de böyle gencecik iki misli acı olur sanırım:(bu arada resmine baktım ne kadar güzel yüzlü,güven veren,aydınlık bir yüzü var...yalnız madem avukat olmanı çok istiyormuş bence geç kalmış değilsin, şu Final,Minal gibi öss dergilerine abone ol (ben vaktiyle yapmıştım dersaneden çok daha ucuza geliyor)bir yıl sık dişini,gir öss'ye hukuk fakültesine babanın isteğini yerine getir bence...
Mekanı cennet olsun canım..:(dualarımız da umarım işe yarar ben okuyacağım şimdi bir Fatiha..
sen de üzülme bence o dünya buradakinden çok daha güzel bir yerdir..öyle olmalı..
sevgilerimle öpüyorum

Hanife Mert dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum MÜjdeciğim.. Aynen çok genç yaşta veda etti hayata. Ben de küçüktüm baba sevgisine ilgisine ihtiyaç duyduğum bir anda.Yapılabilecek pek bir şey olmuyor kabullenmek ve teslimiyetten başka..haklısın canım yaşı kaç olursa olsun baba- anne bir çocuk için çok önemli.80 yaşında da olsa 50 yaşında da olsa fark etmiyor. Sonuçta canından can gidiyor. Babam çok temiz yürekli bir insandı.Herkese iyilik yapmak ister, kimseye pek kötülüğü olmamıştır. Kendinden başka..
Ben Ticaret lisesinde okudum. O dönemde bizim üniversitede seçebileceğimiz bölümler kısıtlı idi. Hatırlıyorum da, belki sen de hatırlarsın üniversite sınavı da sınırlı idi. Mesela bir kimse en fazla 3 defa üniversite sınavına girme hakkı vardı. Daha sonra kaldırdılar. Ben de alanımla ilgili olarak İktisat fakültesini kazandım Eskişehir Anadolu Üniversitesinde okudum. İmkanlar kısıtlı idi. Muhasebeci oldum. Yine kanunlarla ilgili çalıştım ama avukat olarak değil tabi. Valla Müjdeciğim 2. üniversite olayını emekli olduktan sonra düşündüm ama çocuklara yoğunlaştık. Yaş da ilerledi o nedenle vaz geçtim. Canım teşekkür ediyorum samimi içten güzel yorumun için.. Öpüyorum seni ve bücürüğü.. Kocaman sevgimi gönderiyorum..

Hüseyin GÜZEL dedi ki...

Baba acısının ne olduğunu iyi bilirim bende. Geçen Ocak ayında kaybettim ben de babamı. Allah acısını yaşatmasın. Başınız sağ olsun . Mekanı cennet olsun. Ne çare ki ölüme çare yok. Allah sabır versin.

nurtendemirel dedi ki...

Okumaz mıyım Hanife'ciğim, elbet okurum Fatiha'yı canım.
Allah gani gani rahmet eylesin. Çok, ama çok genç ölmüş, gerçekten hayatının baharında. Kız çocuğu için daha zor baba ölümü, yakınlarımdan biliyorum. Allah sana ve ailene hayırlı, sağlıklı uzun ömür versin canım. Çok öpüyorum.

Asya Yazar dedi ki...

Allah size ve çocuklarınız dahil tüm sevdiklerinize uzun ömürler versin.

Hanife Mert dedi ki...

Amin Hüseyin Hocam. Sizin de başınız sağ olsun. Babanıza Allah rahmet etsin mekanı cennet olsun.
Teşekkürler..

Hanife Mert dedi ki...

Amin Nurtenim.Çok teşekkür ediyorum sağol.Kız çocukları genelde, babasına düşkündür. Ben de çok severdim. Onun genç oluşu, benimse yaşımın küçük olması kabullenmemi zorlaştırdı. Uzun yıllar yaşadığım o şoku atlatamadım.Ama zamanla alışıyor insan. Ayrıca güzel dileklerin içinde çok teşekkür ediyorum. Oğlunla sana uzuuun hayırlı ömürler diliyorum.. ÖPtüm seni, sevgilerimle canım..

Hanife Mert dedi ki...

Asya Hanım çok teşekkür ediyorum..sevgiler.

siyahkuğu dedi ki...

Canım nur içinde yatsın,
Genç olsun yaşlı olsun zor bir durum.
Duamıda ettim Allah kabul eylesin canım.
sevgilerimle.

Gonul Kalemi dedi ki...

Şimdi desem ki anlıyorum sen can..
Yanarmı ki senin gibi yüreğim..
Şimdi desemki can bak ağlıyor gözlerim..
Senin gibi ağlarmı ki gözlerim..
Çınarlar ardında çınar bırakır..
Silimeyen sözler izler bırakır.
Adı Hanif olan sözler bırakır..
Mert yüreği olan kızlar bırakır..

Giden elbet dönemiyor geriye..
Bilmem ki neden niçindir niye
Bir gün kavuşursun inan mahşerde
Bir çınar büyüdü onun peşinde
Her yüzlerce dua dilinde..
Üzülme can,sakın sakın üzlüme..
O çınardan kalan izler geride..
Hanife Mert gibi çınar bırakır..

Aciz kalemin dili bu kadar söyler..
Mevlam ne eylerse hep güzel eyler..Cenneti mekan olsun rahmetli amcamın..
Ruhu şad olsun
Saygılarımla can dostum..

Hanife Mert dedi ki...

Amin siyahkuğum, Allah razı olsun. Çok teşekkür ediyorum sağ ol.. öptüm, Sevgilerimle

Hanife Mert dedi ki...

Muammer Bey, bunlar ne kadar güzel ve anlamlı dizeler...Çok teşekkür ediyorum.Blogu bu yüzden çok seviyorum, sizler gibi gönlü güzel, yüreği temiz dostlar edinmememe vesile olduğu için.
Allah razı olsun, sizi yavrularınıza ailenize bağışlasın.
Selam ve saygılar

Gurme Şirine dedi ki...

başınız sağolsun...
çok üzüldüm...

Hanife Mert dedi ki...

Teşekkürler canım sağ ol..

~♡ηυяѕαℓкιмι™ dedi ki...

Okurum elbet okudum da zaten..
Ne denir ki 'Allah sabır versin'den başka..
Yaşamadım, rabbim yaşatmasın o acıyı demek geliyor içimden ama elbet kader farklı yazılmamışsa yaşayacağım bir gün..
İnan parmaklarım yazmıyor bile bu yokluk ne kadar can yakar sadece tahmin edebilirim :(
ALLAH rahmet eylesin canım, umarım cennette doyar yavrularına sizde babanıza :(

Hanife Mert dedi ki...

Amin, nursalkımım...Çok teşekkür ediyorum. Allah genç ölümünü, yavrularına; yavrularının anne-babasına doyamadan ayırmasın.Ama dediğin gibi insanın kendisi ile söz sahibi olamayacağı şeylerden biri de ne zaman öleceği.
Nursalkımım değerli yorum için teşekkür ediyorum canım.
sevgilerimle, esenkal.