3 Kasım 2012 Cumartesi

Cehennem Sevgisiz Yüreklerde Yaşanır..

   
Bu yazımı 3 Kasım 2012 de paylaşmışım. Bu gün sevgi Müjde'nin (bücürükveben) Facebookta paylaştığı her yıl mart sonu itibarı ile yapılan  hükümet destekli fok avı caniliğini anlatan resim ve son günlerde ülkemizde özellikle küçük çocuklara yapılan taciz ve tecavüzlerin sonucunda öldürülmeleri, yine aynı şekilde arkası bitip tükenmek bilmeyen kadın tacizleri ölümlerine dikkat çekmek adına tekrar paylaşmak istedim. Biliyorum  bu paylaşımım belki bir derde derman olmayacak. Ancak insan olarak elimden gelenin bu olduğu bilinci ile en azından tepkimi göstermiş olabileceğimi düşündüm.

SEVGİ, varlığı ile insana hayat veren özü hoş görü,şefkat, merhamet, güven, dostluk, kardeşlik, saygı gibi, kaynağını Allah’tan alan yüce bir duygu.. Çünkü kainatın yaratılış gayesi ve insanın mayası sevgidir. Allah insanı, dünyayı ve tüm evreni sevgi üzerine yaratmıştır.

Bu kutsal duyguyu özünde barındıran insanın hayata bakışı, olayları değerlendirmesi, insanlara ve diğer canlılara davranışı sevgi ile olacaktır. Çünkü her insan, diğer insanlarla bir arada yaşamayı ve kendi yalnızlığından kurtulup, başkaları ile birlikte olmayı ister. İnsan, kendini ve diğer insanlarla olan ilişkilerini anlayabilmek için sevme güçlerini geliştirebilmeli ve tüm canlılarla beraber sevgisini paylaşabilmelidir. Dünya ile olan ilişkisini düşünce ve sevgi üzerine kuran bir kişi kendini tüm evrenle bir olmuş gibi hisseder. Sevgiyle yaklaşır her şeye. Evrende yaşayan tek canlının kendisi olmadığını bilir, diğer canlılara yaklaşımı sevgi ile olur..
Sokakta titreyen bir köpeğe merhamet edebilecek kadar, yaralı bir kediye merhem olacak kadar, aç bir kuşa yem, soğuktan titreyen bir yaşlıya ısı, kimsesiz yavrulara kimse, dalındaki çiçeği koparmaya kıyamayacak kadar şefkatli, yaratılanları Yaradan’dan ötürü sevecek kadar merhametli...

Yaşam, bu insanlar için tabiri caizse dünyada cenneti yaşamaktır. Zor durumda olanların yardımına koşmak, sıkıntıda olanların sıkıntısını paylaşarak gidermek, güçsüzlere, fakirlere, çaresizlere, dertlilere çare olabilmek insanı mutlu, huzurlu hissettirir. Özünde huzuru duyabilen insan, kendisi ile barışık, pozitif bir hayat yaşayan insandır..
Böyle insanların sayıca çok olması o toplumda acı, gözyaşı,yakmak, yıkmak yok etmek olan savaşların daha asgari düzeyde yaşanması anlamına gelmektedir. Sevgimizi ve onun özünde barındırdığı güzellikleri yaşamalı, göstermeli ve bu yaşantımız başkalarına da referans olmalı. Bu sayede İnsanlığın hak ettiği barış, kardeşlik ve adil bir düzenin hüküm sürdüğü bir dünyada rahat, huzur ve refah içinde yaşayanların çok olduğu bir düzen kurulabilsin...

Sevgiyi yüreğinde hissetmeyi başaramamış insanlar, sevginin özünü oluşturan unsurlardan uzak kalmış demektir. Böylelikle kendilerinden ve toplumdan uzaklaşarak yalnız kalmak, kendisini zayıf ve çaresiz hissederek özgüven kaybı yaşarlar.. Çünkü özgüvenin en önemli unsurlarından biridir sevgiye layık olabilmek. Kişi, kendisinin sevgiye layık olmadığı inancıyla baş edemez ve güçsüz düşer. Bu duygu ise insanı günden güne zayıflatır. Ruhu  Hata yapma riskini arttırır. Kin, nefret, kıskançlık,maddi tatminsizlik duygularının yoğun yaşanmasına neden olur.

Ruhun gıdasıdır sevgi.Nasıl ki yeterli beslenemeyen, midesini aç bırakan bir insanın vücudunda bir müddet sonra, biyolojik olarak bir takım hastalıkların oluşması kaçınılmaz ise, ruhu sevgi ile beslenememiş aç bırakılmış bir insanda da ruhen bir takım hastalıkların oluşması kaçınılmazdır.

Böyle bir durumda hoşgörü , sevgi ve evrensel dostluğun timsali Mevlana’nın "Cehennem insan yüreğindeki sevginin bittiği yerdir”sözünde ifade ettiği sevgisiz insan modeli çıkar ortaya.
Sık sık şahit olduğumuz çirkin olaylar, örneğin bebeklere, çocuklara, yaşlılar ve  kadınlar gibi savunmasız insanlara, hayvanlara yapılan insanlık dışı davranışların temel sebebi sevgisizliktir. İlginçtir ki, sevgisizlik suçunu işleyenlere; pişman mısın? diye sorulduğunda, pişman olmadıklarını söylerler. Çünkü bu durumda vicdan, merhamet, hoşgörü, sevgi, saygı duyguları devre dışı kalmıştır. Böyle insanların olduğu yerlerde hayat diğer insanlar için çekilmez bir hal alır. Kendilerini güvende hissedemezler. 
Kaldı ki, bu insanların ne zaman, nerde, ne yapacakları önceden tespit edilemez.

Sevgisizlikten kaynaklanan olayların önüne geçebilmek için, artık insanlara sevgiyi öğretmek elzem bir ihtiyaç haline gelmiştir. Tıpkı Erich Fromm’un ifade ettiği gibi, "doktorluğu,mühendisliği,öğretmenliği, marangozluğu öğrendiğimiz bunlara emek ve zaman verdiğimiz gibi sevme sanatını da öğrenebilmemiz gerekiyor. Sevelim ki sevilebilelim. Sevilebilelim ki kendimize,insanlara,yaşama güvenebilelim.“Sevgi yoksa güven, güven yoksa doyum yoktur”. 
Kısaca sevgi her şeydir.
Hanife Mert

14 yorum:

Asya Yazar dedi ki...

Kendini sevmeyen başkasını sevemez,kişinin kendini sevebilmesi önce kendisiyle barışık olmasını gerektirir. İşte bu çok zor, sizinde sözünü ettiğiniz gibi başkasının tavuğu bize kaz gözüktüğü sürece hep tatminsiz ve mutsuz olacağız. Hırslarımız gözümüzü kör ediyor çoklukla. Sevgi bana göre " başkasında kendini sevmektir". sevgiler

bücürükveben dedi ki...

Şu fokcağızın kürkünü giyenler var ya hepsi o............çocuğudur, hepsinin Allah belasını versin bunlar giymese, kimse o zavallıları öldürmez. Arz - talep meselesi. Bakamıyorum bile resimlerine. PETA çok çalışıyor, imza kampanyaları açıyor (ben her hafta bu tür kampanyaları e-maille imzalıyorum)bir türlü durduramadık sevgi diyorsun ama ben bu fokları böyle çivili sopalarla öldürenleri sevmiyorum hatta nefret ediyorum...hatta onları rahatça öldürebilirim...

yaren dedi ki...

Fikir fikirden üstündür.Ben derim ki; sevgiyi başkasında kendinizi sevmek olarak görürseniz, gerçek manada sevgiye ulaşamazsınız. Önemli olan zoru başarmak zoru başarmak değil mi? Kaldı ki,sevgi emektir, fedakarlıktır,paylaşmaktır, yetinmetir...
Yazıma katkılarınızdan dolayı teşekkürler. Benden de sevgiler..

yaren dedi ki...

Müjdeciğim canım benim, inan seni üzdüğüm için üzgünüm. Yüreğin öylesine sevgi, merhamet dolu ki.. O resmi koyduğumda sen geldin aklıma. Yazımda o tür insanlara da değindim. O kürkü alan insanlar olmasa bile, gözünü hırs bürümüş, sevgi, merhamet yoksunu insanlar bulur kendilerine kazanç sağlayacak başka bir şey, yine öldürürler..O tarz insanlardan ben de nefret ediyorum. Bu yazımı o insanları kendi birikimim kadarıyle anlatmaya çalıştım.. Canım teşekkür ediyorum. Öpüyorum ikinizi de.. Gönlünce bir pazar geçirmeni diliyorum. Sevgilerimle.

bücürükveben dedi ki...

Bebeğim sen üzmüş değilsin, ben zaten biliyorum her sene Nisan başında bu iblisler fok avına çıkıyorlar yani sen yazmasan da, diğer arkadaşlarım yazmasalar da ben nasılsa bir şekilde aklıma gelip üzülüyorum, ben o yüzden bir an önce ölmek istiyorum bu dünyaya tahammül edemiyorum ama Bücürük var o da melek olsun öyle gideyim...
tekrar sevgiler canım öptüm

yaren dedi ki...

Öyle söyleme canım ya..:(

siyahkuğu dedi ki...

Bir de dünyada cehennemi yaşayan insanlar vardır , yeryüzünü hem kendilerine hemde çevrelerindekilere zindan ederler.
Umutsuz vakalardır, yürekleri soğuktur ,onların yüreğine sevgi aşılamaya çalışırken insan kendini birden buzul bir kalp olarak bulma tehlikesi vardır.
Rabbim iyi insanlarla karşılaştırsın canım yüreğine sağlık ,sevgilerimle.

yaren dedi ki...

Amin siyahkuğum katkıların için teşekkürler..Senin de okuyan gözlerine sağlık. Benden de sevgiler canım..Gönlünce bir pazar geçirmeni diliyorum, sevgilerimle canım.

hanife dedi ki...

Sevgisiz,merhametsiz bir hayat düşünemiyorum ne yazıki insanlıktan nasibi almamış yaratıkların bazen yaptıklarını okuyorumda akılla anlaşılacak gibi değil Rabbim onlarıda ıslah eylesin...
Bloğunu izlemeye aldım mutlu hafta sonları dilerim..

yaren dedi ki...

Sayfama misafirliğiniz ve değerli yorumunuz için teşekkür ediyorum Hanife hanım.. Bu arada sizinle adaşız. Benim de adım Hanife..:) Bloğumu izlemeye almanız mutlu etti beni. Ben de sizin bloğunuza uğrayacağım.. Size de gönlünüzce bir hafta sonu diliyorum, sevgilerimle..

nurtendemirel dedi ki...

SEVGİ YOKSA GÜVEN, GÜVEN YOKSA DOYUM YOKTUR...
Bence yazının özü bu.
Güven duymadığın insanı sevemiyorsun zaten.
Hanife'ciğim, çok güzel bir paylaşımdı, teşekkürler.

Hüseyin GÜZEL dedi ki...

Yazıda dile getirilenler her aklı başında insanın isteğidir. Lakin günümüzde yaşananlara bakıldığında bu yazdığınız güzel yaklaşımların havada kaldığını görmekteyiz. Örnek mi; çok fazla aramaya gerek yok. Gazete sayfalarına ve Televizyon haberlerine bakmak yeterli. Eline sağlık...

yaren dedi ki...

Nurtenciğim insanların sevgiyi hayatlarından tamamen çıkardığı ve sonuç olarak, her türlü çirkinliğin yaşandığı günümüz dünyasında; insanlar artık SEVGİ denen hayat kaynağını öğrenmek ve hayatlarına almak zorunda. Tıpkı öğretmenlik gibi, doktorluk gibi. Mevlananın "Sevginin bittiği yerde cehennem başlar." sözünden hareketle bu gerçeği kendi üslubumla ifade etmeye çalıştım. Yorum için teşekkürler canım, sevgiler.

yaren dedi ki...

)Sayın H.Hocam; yazıma Mevlana'nin "cehennem insan yüreğinde ki sevginin bittiği yerdir." sözünü referans alarak, sevgi ve sevgisizlik karşılaştırması ve sonuç olarak sevgisizlikten kaynaklanan suçların yine sevginin kazandırılması öğretilmesi gerektiği ile çözülebileceğine dikkat çekmeye çalıştım.Aslında bu yaklaşımlar havada kalmamalı Hocam..Şöyle ki, inanıyorum ki; bazı şeylerin düzeltilmesi için başta devletler, kurumlar, kişiler..gibi.O örnek olarak göstermeye çalıştığınız benimse yazımda genelleme olarak belirttiğim çirkinliklerin düzeltilmesi için, herkesin kendi adına yapabileceği bir şeyler vardır.Ben de insan olarak en büyük eksikliğimiz olan "SEVGİ" konusunu kaleme alarak dikkat çekmek istedim.
Zaman ayırıp, değerli düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkürler, saygılar.