1 Mart 2012 Perşembe

Dostluk


dostluk, dost yazılı resimler, dostluk  yazılı resimler
Dostluk, bizden olmayana, bizim gibi düşünmeyene yüreğimizin kapılarını kapamak değil, hataları olanları hatalarından dolayı yalnız bırakmak değil, günahları olanları kendi terazimizde yargılamak değil.
Dostluk bizden olmayana bizdeki güzelleri gösterebilmek, bizim gibi düşünmeyenlerin de düşüncelerini dinleyebilmek, hataları olanlara yanlışlarını gösterebilmektir.
Dost, dostlar, günahıyla sevabıyla bizden olan, gönül bahçelerimizin kapılarını sonuna kadar açtığımız yegane insan veya insanlar...
Dostlar ırmak gibidir. Kiminin suyu az, kiminin çok. Kiminde ellerin ıslanır yalnızca, kiminde ruhun yıkanır boydan boya...
Eğer ki dost dediğimiz insanı herşeyi ile kabul edebilmişsek, güzel yönlerine güzellikten bakabiliyor, hatalarına birlikte yanıp, birlikte ağlayıp, birlikte düzeltme yoluna gidebiliyorsak, dost acı söyler ama doğru söyler hoşgörüsüyle hareket edebiliyorsak ve kırılmadan, gücenmeden bütün açık yürekliliğimizle konuşabiliyor, birlikte dertlerimize çareler arayabiliyorsak, dostun ruhunu yıkayan ırmağı olabilmişizdir...






5 yorum:

◄███▓▒░░ (*Buroç*) ░░▒▓███► dedi ki...

"Gerçek bir dostunuz varsa eğer payınıza düşenden çok fazlasına sahipsiniz demektir" der filozof. Karşılıklı olmalı anlayışlar saygılar dertleşmeler yardımlaşmalar vs. aksine tek taraflı olursa istismar devreye girer sonu da bellidir acı, hüsran ve kızgınlık...

Hanife MERT dedi ki...

Buroç arkadaşım dostluk konusunda ki düşüncenizi biliyorum.. Ama ben de bir dost canlısı, dost aşığı olarak; sayıları çok az da olsa dost olarak kabul edeceğimiz "dostum" diyebilecğimiz birirleri mutlaka vardır.. Ben size sizi sırtından vurmayan, dürüst, mert, dost gibi bir dost bulmanızı diliyorum..iyi geceler arkadaşım..

bücürükveben dedi ki...

Yok ben bu kadar filozof değilim, öyle 'aslan başbakanımız', "hepimiz Ermeniyiz', yok "Türkiye demokratikleşiyormuş" yok TSK kakaymış diyenlere hoşgörecek, bağrıma basacak kadar sevgi pıtırcığı ya da Mevlana filan değilim...:)

Hanife MERT dedi ki...

Bayılıyorum senin şu net samimi yorumlarına.. O söylediklerini, onaylayıp kabul edenlere ben de kucak açacak değilim..Elbette ben senden önde çıkarım karşılarına. Müjde dostluk çok farklı bişey, farklı bir güzellik.. Tıpkı senin bücürüğe duyduğun sevgi iştye dostluğun ta kendisi.. Herşeyden herkesten önce, kendinden bile önce bücürüğü düşünüyorsun. işte bu dostluk.. Sevgiler canım.. iyi geceler diliyorum..

bücürükveben dedi ki...

Sağol Yaren'ciğim, belki böyle konuşsam söz meclisten dışarı başkaları "aman aman bu kimseyle dost olmaz" der halbuki gerçek hayatta, şimdiye kadar oturduğum apartmanlarda en önce ben dost elimi uzatmışımdır, herkesi "dünyanın en iyi komşusu" etiketiyle etiketlemişimdir,ama zamanla o bir numara verdiğin komşular öyle şeyler yaparlardı ki, komşu olduğuma pişman olurdum, rahmetli babam da öyleydi bayram oldu mu (biz üç kardeş çocuktuk)annemi zorlar (annem hiç istemezdi sevmezdi bayramları komşulara gitmeyi çünkü benim gibiydi insanlara pek güvenilmeyeceğini bilirdi temkinliydi )tek tek tüm komşuları illa gezerlerdi,babam ölene dek bu huyunu değiştirmedi, hep "sana kötü davransalar da sen karşılık verme kızım, bırak Allah'a" derdi. Ölene kadar onu çoğu zaman istismar eden(maddi, manevi)insanlara kızmadı,hep alttan aldı,sanırım çocukken çok ezilmişti o yüzden..halbuki askerdi sert olmasını beklersin ama konu,komşu olunca kuzu gibi olurdu..ben öyle değilim anneme çektim artık temkinliyim kimseye fazla yaklaşmak istemiyorum çünkü sonradan kırılınca ne kadar o kişiye güvenmişsen o kadar çok kırılıyorsun..