7 Ocak 2013 Pazartesi

İslam sadece emirler ve yasaklar mıdır?

MÜSLÜMANLIK sadece namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, zekát vermek midir? Müslümanlık sadece "yap" veya "yapma" şeklinde ifade edilecek bir dizi emir ve yasaklar zinciri midir? Yani İslam’da sadece zina yapmak, kumar oynamak, içki içmek, karaborsacılık yapmak veya intihar etmek mi günahtır?
İslam’a dış kalıbı açısından bakanlar için, evet din sadece budur. Tabii ki bu saydıklarımın hepsi dindendir. Gereklidir. Ama din, daha doğrusu İslam sadece bu değildir. İslam’ın bir diğer yönü, yani haylice ihmal edilen bir terazi var ki sanıyorum sosyal yaralarımızın çoğu bu yönünün ihmal edilmesinden dolayı kangren haline gelmiştir.
Bugünkü yazımızda Hz. Peygamber’e biraz kulak kabartalım mı? Bakalım O’nun Medine mescidinden, ihmal ettiğimiz bu yönümüzü düzeltecek hangi sözler yansıyacak:
a) Sevgi ve kızgınlıkta ölçülü olmak gerekir:
Ebu Hureyre (RA) anlatıyor; Peygamberimiz şöyle buyurdu: Sevdiğin kimseyi ölçülü sev ki, bir gün sevmeyeceğin (kızgın olduğun, ayrıştığın) kişi olabilir. Sevmediğim bir kimseden de ölçülü bir şekilde uzaklaş (sevmezlik et) bakarsın bir gün çok sevdiğin biri olabilir.
İnsan ilişkilerini ve evrenin oturduğu dengeyi bundan daha güzel nasıl özetleyebilirsiniz.
Hepimiz sevgi ve nefrette ölçüsüzlüğün vurgununu yiyenlerden değil miyiz? Siyaset dünyasında ne de çok görünüyor değil mi? Kulakları sağır, gözleri kör eden işte bizim bu ölçüsüzlüğümüz değil midir? Sevgide ve nefrette insaflı olmak. Tapınmamak veya bir çırpıda silmemek. Dosta dostlukla ölçülü olmak, rakibe muhalefette dengeli olmak. İşte Peygamber çizgisi.
Hz. Peygamber "Dünyada ’Allah’tan başka’ her şeyimi feda edeceğim, gayrisini düşünmeyeceğim, ’bir Halil’ sevgili edinseydim Ebu Bekir’i (RA) edinirdim" diyor. Çünkü O’nun sevgisi ve dostluğu olmadan diğer dostluklar ne kadar da yavan, basit ve çapsız kalır değil mi?
b) Kibirli olmamak lazım; çünkü kibirli kişi cennete giremez:
Evet, aynen böyle buyuruyor: "Kalbinde zerre (hardal tanesi) kadar kibir ve büyüklenme olan kişi cennete giremeyecektir. Yine kalbinde bir hububat ağırlığınca iman olan kimse de cehenneme girmeyecektir." (Müslim, İmam, 31; İbn Mace, Mukaddine, 9)
Çünkü insan büyüklenecek hiçbir şeye sahip değildir ki! Güzellikse, bunu veren Allah’tır. Akılsa, bunu lütfeden de O. Zenginlik veya makamsa, daha becerikli olan nice insan çok daha düşük şartlarda hayatını devam ettiriyor değil mi? Peki neyinle kime karşı büyükleniyorsun öyleyse? Sendeki her şey nihayet bir emanet değil mi?
Bazı álimler bu hadisin ağır vurgusunu hafifletmeye çalışmışlardır. Zerre kadar kibirli olan hemencecik cennete girmeyecek, bedelini ödedikten sonra cennete girecek demişlerdir. Yoksa ebediyen girmeyecek anlamına alınmamalı demişlerdir.
"Hububat kadar iman olan cehenneme girmez" sözünü de öyle yorumlamışlar. Yani günahları çok olsa da ebediyen cehennemde kalmaz demişlerdir. Peygamberimizin bu sözlerini duyan bir sahabi soruyor: Ey Allah’ın elçisi. Ben elbisemin ve ayakkabımın güzel olmasından hoşlanırım. Bu kibir midir?
O cevap buyuruyor: Allah güzelliği sever. (Senin bu duyguların güzel duygulardır.) Fakat kibir, hakkı tanımamak ve insanları küçük görmektir. (İbn Mace, Mukaddine 9)
c) Utanmak, hayá imandandır:
Şöyle buyurur bir gün: "Hayá imandandır. İman edenin yeri ise cennettir. Hayásızlık, kötü söz konuşmak insanlara sıkıntı verip incitir. İnsanlara sıkıntı verip incitenin yeri ise cehennemdir." (Ahmed, Müsned 10108)
Günahtan utanmak hayádır. Hak yememek hayádır. Acımak hayádır. İnsanlara zulmetmek hayásızlıktır. Meşru hayatı terk etmek hayásızlıktır. İnsanları küçük görüp onları ezmek hayásızlıktır. İnsanlara tuzak kurmak hayásızlıktır. Hayásızlık yaparken erdemli görünme hayásızlıktır.
Allah’ın adını kullanıp insanları kandırmak hayásızlıktır. İnsanları Allah’tan koparmak hayásızlıktır. Dindar görünüp samimi olmamak, secde ederken riya taşımak, Kuran’ı Kerim okurken fitne peşinde olmak hayásızlıktır. Secdeye veya Kuran’a düşman olmakta hayásızlıktır.
Allah’la samimi olmak, insanlara merhametli olmak, herkese kapıyı açık tutmak hayádır, imandır.


Prof.Dr. Nihat Hatipoğlu


20 Şubat 2009  Hürriyet Gazetesindeki Makale

6 yorum:

bücürükveben dedi ki...

Nihat Hatipoğlu'nu ne zaman ekranda görsem yapmacık geliyor bana ama burada yazılanların tümüne katılıyorum, zaten çoğu kendisinin sözleri değil, peygamberimize ait.

Okurken düşünmeden edemedim şöyle bir İslam dünyasına bakınca çoğu cennete gidemeyecek:)))en başta Suudi Arabistan yarımadasındakiler! Valla hiç kusura bakmasınlar ben demiyorum peygamber demiş gayet de açık seçik. Katar minnacık ama petrol zengini ülke para içinde yüzüyor paralarını Libya'yı mahvetsinler diye isyancı teröristlere Amerikan ajanlarına yolladı, silahlar alsınlar, Libya'yı bombalasınlar Muammer Muhammed Kaddafi Müslüman, bombalanan Libya halkı Müslüman şimdi Katar da, Suudi Arabistan şeyhleri de, bizim AKP hükümeti de bakalım öteki tarafta nasıl hesap verecek???

Örnek çok da keseyim burada yoksa uzar...Müslüman'ın Müslüman'a yaptığını Hristiyan Hristiyan'a yapmıyor benim gördüğüm yani bir İsveç, tutup Norveç'i NATO'ya bombalatmıyor...(en azından şimdilik)

%90 mı ne Müslüman ülkeyiz ama yolsuzlukta, hortumculukta dünya istatistiklerinde en başlardayız! Meaşallah:)))müteahitlerimiz de %90 Müslüman'dır sanırım yaptıkları binalar 6 şiddetinde depremde başımıza göçüyor, Japonlar'ın şanşinşon mu fanfinfon mu :))))valla unuttum garip bir dinleri var ama adamlar insanlar ölmesin diye yapı yaparken demirden çalmıyor, deniz kumu kullanmıyor çalmıyor...sonra da forumlarda diyor ki, Müslüman olmayan cennete gidemeyecek, oldu başüstüne bizim göçen binaların müteahhiti sırf camiye gidiyor diye cennete girsin, 7 şiddette yıkılmayan binayı yapan Japon fanfinfon dininden diye cehennemi boylasın!

kibire gelince hakikaten ne sinir şeydir, gençken daha doğrusu olgunlaşıp belli bir yaşa gelene kadar belki hepimiz zaman zaman kibirli anlarımız, davranışlarımız tutumlarımız olmuştur az ya da çok..ama şükür belli yaşa geldikten sonra sanıyorum kibir gibi bir duygum yok..neyimize kibirleneceğiz ki, hepimiz 9 aylığız, hepimiz azçok okumuşuz, hepimiz ömrümüzün bilmem kaç yılını -çok affedersin tuvalette geçiren canlı türüyüz:)))hadi gel de kibirlen:))

Şu anda akp ve Fethullah Gülen tarikatı mensuplarının kibirleri de tavan yaptı, sırtlarını da Amerika'ya dayadılar, ona iftira, buna iftira derken 253 komutanı içeri attılar, biliyorsun bakalım bu Müslümanlar (! ! ! )nasıl hesap verecek bu zulümleri hakkında...

canım çok uzattım kusura bakma...
Bücürük'le öpüyoruz..:)sevgiler

Hanife Mert dedi ki...

Estağfurllah Müjdeciğim ne kusuru.. Ben senin yorumlarını okumaktan da, cevap yazmaktan da çok keyif alıyorum.Kalemine sağlık canım.
Nihat Hatipoğlu'nun proğramlarını denk geldikçe izlerim. Ama samimi mi değil mi? o kendini ilgilendirir diye düşünürüm. Eğer ben faydalanıyorsam, kaldı ki, anlatmasında tarafsızsa ben alacağımı alır gerisini kendi ile vicdanına bırakırım. Beni bağlamaz diye düşünürüm. Bu yazı sanırım dikkatimi çekmiş mail kutumda gördüm silmemişim. Paylaşmak istedim. Hele de günümüzde yaşananları açıklayıcı nitelikte olması sebebiyle... Haklısın özellikle Müslümanın müslümana yaptığı zulüm, katliam insanı çok derinden yaralıyor...Hepimiz o huzura çıkacağız, herkes hardal tanesi kadar yaptığı iyiliğin, ve kötülüğün hesabını verecek...
Doğru söylüyorsun canım, kibir büyüklenmek en büyük günahlardan. Allah korusun. Şeytanda kibri yüzünden cennetten kovulmuş ya..Haklısın onların sorumlulukları daha büyük.
Müjdeciğim bu güzel yorum için çok teşekkür ediyorum canım, öpüyorum ikinizi de, iyi geceler diliyorum. Sevgilerimle..

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar,

-Kur'an'ın delaletiyle- "Cenab-ı Hakk'ın kullarını hakka ulaştırmak üzere peygamberleri aracılığı ile akıl sahibi insanlara tebliğ ettiği, onları dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşturan sistem, Allah'ın koyduğu hükümler manzumesi" diye de tanımladığımız İslam Dini, elbette sadece emirler ve yasaklardan ibaret değildir. Ama her nedense İslam Dini'nden bahsedilirken emirler ve yasaklar her zaman ön plana çıkartıldığı için İslam Dini'nin diğer güzellikleri hep geri planda kalmıştır.

İslam'ın her emrinde ve yasaklarında bile insanları mutlu eden davranışlar vardır. Önemli olan onun farkında olabilmektir. Cenab-ı Hakk'ın insanlığın mutluluğu için yarattığı ve onların istifadesine sunduğu sayısız nimetler de güzelliğini anlatmaya yeter de artar bile.

Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun efendim, saygılarımla.

Hanife Mert dedi ki...

Merhaba Recep Bey;
"Sevdiriniz nefret ettirmeyiniz,kolaylaştırınız zorlaştırmayınız" buyurmuş sevgili peygamberimiz (S.a.v)...
Direk kuralları,yasakları dayatmak, kişinin dine karşı bakışını olumsuz etkileyecektir. Elbette kuralları da dikkate alacağız.Ancak dengeyi iyi kurmak gerekli. "Kaş yapayım derken, göz çıkarmaktan kaçınalım.
Recep Bey, faydalı fikirleriniz
konun daha anlaşılır hale gelmesinde etkili oldu. Teşekkür ediyorum.
Siz de Allah'a emanet olun. Selam ve saygılarımla.

VuslaT dedi ki...

Hanifemm ben yayını o kadar faydalı buldum ki kopyaladım masa üstüne sindire sindire iki kez okudum..Dinimizi olmaz, yasak, kötü, yanlış diye diye öğretenlerden ve öyla öğrenmelerden dolayı toplumda bir uzaklaşma olsun istemiyorum. Bizim dinimiz güzel bir din. Allahcc cümlemize layıkı ile yaşamak nasip etsin inşallah. Sevgilerimle..

Hanife Mert dedi ki...

Düşüncelerine tamamen katılıyorum.. belki kasıtlı belki de saf temiz iyi niyeti kötüye kullanma gibi durumlarda, dini kişilerin anladığı kendi algılarını da dindenmiş gibi gösterip, insanları yasaklarlarla, haramlarla korkutarak dinden uzaklaşmasına sebep olmuşlar. Oysa dinimizi mükkemmel ötesi bir güzelliğe, inceliğe sahipken, onu anlamak öğrenmek yaşamak yerine, bidat dinden olmayan kurallar dinin yerine kullanılır hale gelmiş. Bizlere düşen gerçeği araştırıp öğrenmek ve paylaşmak olmalı..
Vuslatcığım çok teşekkür ediyorum,
sevgiler..