"Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru yürümekteyiz.
Bende bu imanı yaşatan kuvvet,yalnız aziz memleket ve milletimin hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir."
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Son dönemlerde toplum olarak birçok acıya, göz yaşına maruz kaldığımız, milli değerlerimize yapılan saldırıların yaşandığı, hak ve adaletin, özgürlüğün kişilere göre farklılık gösterdiği şu günlerde birleşmemiz, paylaşmamız gerekirken olabildiğince birbirimizden uzaklaştık.Yaptığımız sadece olayları şaşkınlıkla tepkisiz izlemek…Demokratik ortamlarda verilmeye çalışılan cılız tepkiler ise güvenlik güçlerinin müdahalesi ile sonuçsuz hale getirilmekte...
Görünen o ki; hoş olmayan bu gelişmeler bizi duyarsız, birbirine karşı saygısız, vefadan yoksun, bir hale getirmiş...
Çocukluğumda yakın komşularımızda bir cenaze olduğunda,annem evde üç gün televizyon, radyo, teyp gibi aletleri açtırmazdı. Ayıp olur, saygısızlık olur derdi. Biz de, cenaze sahipleri ile birlikte yas tutardık.
Bu gün öyle mi? Gencecik fidanlarımız haince öldürülüyor, daha dün Reyhanlı'da sayıları netleşmemiş 100 aşkın, suçsuz, günahsız, masum insanların katledildiği vahşet karşısında toplum olarak tam bir sorumsuzluk ve vefasızlık örneği gösterdik. Millet olarak bırakın üç gün yas tutmayı, aradan bir kaç saat geçmeden unuttuk normal hayatımıza devam ettik. Peki ne değişti? Bizi bu kadar duyarsızlaştıran sebep ne?
Oysa bu duyarsızlık bizi bir arada tutmak yerine, aramızdaki sevgi, saygı, hoşgörü, vefa gibi erdemlerin tamamen yok olmasına sebep olmaktadır.
Toplum bu şekilde çözülmüşken, düşman düşmanlığını yapmakta, sinsice hain pilanını gerçekleştirme hevesinde pusuda beklemekte. Dost gibi görünüp, maddi imkanlarını göz boyamada kullanarak, yanlışı doğru gibi gösterip adil ve dürüst gibi davranarak, istismar ederek kötü emellerini gerçekleştirme çabasındadır.
Hiç şüphesiz düşmanın bu çabası dün olduğu gibi, bu günde sonuçsuz kalacaktır. İnancımız tamdır. Çünkü Türk Gençliği gür sesi ile;
Ey büyük Ata'm,
Türk gençliği olarak hürriyetin, bağımsızlığın, egemenliğin, cumhuriyetin ve İnkılâplarının yılmaz bekçileriyiz.
Her zaman, her yerde, her durumda, Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için; bütün zorlukları yeneceğimize namus ve şeref sözü verir, kendimizi Büyük Türk Milletine adarız.
Türk Gençliği
Türk gençliği olarak hürriyetin, bağımsızlığın, egemenliğin, cumhuriyetin ve İnkılâplarının yılmaz bekçileriyiz.
Her zaman, her yerde, her durumda, Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için; bütün zorlukları yeneceğimize namus ve şeref sözü verir, kendimizi Büyük Türk Milletine adarız.
Türk Gençliği
Atasına namus ve şeref sözü vermiştir. Şartlar ne olursa olsun mücadelesinden asla vaz geçmeyecektir. O'nun gösterdiği çağdaş uygarlık yolundan ayrılmadan, Ata'sına ve onun emanet ettiği cumhuriyete, vatana, bayrağa sahip çıkacaktır… Bu kutsal değerleri yok saymaya çalışan, alavere dalavere ile kaldırmaya, değiştirmeye çalışanlara, yüreğinde ki güçlü iman, vatan, millet, bağımsızlık ve hürriyet aşkı ile gereken cevabı vereceğinden asla şüphem yoktur.
Bu vesile ile tüm gençlerimizin ve Milletimizin, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun…
Ne Mutlu Türküm Diyene!
Ne Mutlu Türküm Diyene!