21 Ağustos 2014 Perşembe

Elli Kuruşluk Çikolata!!!


Bizim oralarda bir söz vardır; "Allah kimseyi çıktığı kapıya geri döndürmesin" derler. Yani evlenen kız boşanıp baba evine dönmesin diye dua ederler... Aslına bakarsanız bu bir dua mı, yoksa beddua mı? Bakış açısına göre değişir. Kızlar evlenmeden önce öyle yetiştirilirdi ki; aman kızım kocana itaat et, aman kızım ona karşı gelme, aman kızım güler yüzlü ol, aman kızım kan kus ama kızılcık şerbeti içtim de sırrınızı kimseye bildirme, aman kızım yuvayı dişi kuş yapar, aman kızım kocanın ailesine saygılı ol, aman kızım..., aman kızım... Bu aman kızımlar uzar giderdi. En sonunda evlendirilir... Kızın anası kızının kulağına "gelinlikle girdiğin bu evden kefeninle çıkacaksın" ültümatomunu da fısıldadıktan sonra aman kızımlarla kısıtladığı özgürlüğünü, çaldığı öz güvenini bu ültümatomla tamamen  ipotek altına almış olurdu.. 
İşte  güzel Anadolu'mun  fedakar cefakar kızları kendi evlerinde  misafir, kocasının evinde  el kızı muamelesine maruz kalmaktaydı... 
 Teknolojinin ilerlemesi, bilimin gelişmesi insanımızın zihniyetini değiştirmedi. Bu gün de dünden farklı değildir. Elbete kadın eşine, çocuklarına, eşinin ailesine sevgi saygı göstermeli. Ama köle olmamalı... Ailede eşler bir elmanın iki yarısı gibidir. Biri olmadan diğeri eksik kalır. Eşler bu bilinçle yaklaşmalı birbirinin değerine değer katmalı... Ama nerede... Böyle olsaydı bu gün 50 kuruşluk çikolata için şiddet görmeyecek, belkide neredeyse kanıksadığımız ve sıradan bir durum gibi algıladığımız kadın cinayetleri asgari düzeyde olacaktı... 
 Bir kaç gün önce okuduğum bir haber yüreğimi burkmuştu. Bazı kişisel nedenlerden dolayı bu haberi aynı gün paylaşamadım. Haber şöyle;
Haberin Linki:http://www.haberler.com/ofkeli-kocadan-esine-50-kurusluk-cikolata-dayagi-6381235-haberi/

Adana'nın merkez Seyhan ilçesinde Arif K. (30) ile Meryem K. (24) bundan 1.5 yıl önce görücü usulü ile evlendi. Evlendikten kısa süre sonra Arif K., eşini sürekli darp etmeye başladı. Bu arada çiftin 4 ay önce de bir bebeği oldu. Buna rağmen koca eşine şiddet uygulamaya devam etti.
50 KURUŞA ÇİKOLATA ALDI DİYE DAYAKDün de Arif K. işe giderken eşine 10 lira harçlık verdi. Eve geldiğinde eşi verdiği harçlığın 50 kuruşuna çikolata aldığını söyledi. Bunun üzerine koca, eşinin kafasını duvara vurarak darp etti. Meryem K. kocası evden ayrıldıktan sonra polisi aradı. Polis, şikayet üzerine kocayı gözaltına alındı. Genç kadın ise annesi ve bebeği ile rapor almak için Adana Adli Tıp Birimi'ne geldi.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Bu aşamada ne denir,ne söylenir ki? Bilemiyorum. Geldiğimiz nokta gerçekten endişe verici, içler acısı...

Her yönden öyle çok dağıldık, öyle çok sorun yumağına döndük ki, nereden tutsak elimizde kalıyor. Düzelir mi, her şey olması gerektiği gibi düzene girer mi? Düşünemiyorum.
Buna rağmen tüm içtenliğimle bu olumsuzlukların düzelmesi, insanın insan gibi onurlu, saygın bir yaşam hakkına kavuşması en büyük dileğim...

Muhabbetle,
Hanife MERT




4 yorum:

Müjde Dural dedi ki...

Ah arkadaşım, o haberi görmüş, içim acımıştı, sayfanda aktarmana çok sevindim, eline sağlık.
Anlattıklarının altına aynen imzamı atıyorum, maalesef yıllarca dediğin önerilerle gelin gitti kızlarımız. Görücü usulünü metheden ve İslam dininde görücü usulü şarttır diye yazan blog arkadaşlarıma bu yazın kapak olsun. Adam belli ki, ruh hastasıymış, ayrıca çok da - anormal derecede- cimri. Zaten bu derece cimrilik de bir ruh hastalığı. Ya nedir ki 50 kuruşluk çikolata? :( yazıklar olsun kızlarını görücü usulüyle evlendirenlere..dilerim bu kızı ailesi yanına alır, sahip çıkar, bir daha asla o yaratığa muhtaç olmaz..
canım öpüyorum kocaman

Hanife Mert dedi ki...

Benim de çok icim acıdı. Gözyaşımı tutamadım. Adam işsizmiş... Ama bu yapılmamalıydı. Görücü usulü demek gözü kapalı pat diye ver anlamına gelmiyor. Incığını, cıncığını araştırıp öyle vermeli. Ama işte günümüzün yüz karası olayları. İnanırmısın Müjdeciğim günlerdir ne bloğa girip bir şey okuyasım ne de yazasım geliyordu. Her şeyden vaz geçmiştim. Bu gün yinede dayanamadım. Teşekkür ediyorum canım yorumun için, gözlerine yüreğine sağlık arkadaşım. Öpüyorum bücürüğü ve seni..

Müjde Dural dedi ki...

Yeniden yazmana çok sevindim Hanife'ciğim biliyorsun ben de 1.5 ay kadar ara vermiştim (son bayrak indirme olayında)ama sonra döndüm, o arada senin eski yazıların hikayelerin birikmiş ama başlarını kaçırınca hikaye de olunca tembellikten okuyamadım:)))hep yeni yazılar yazacağın günü bekliyordum o yüzden ençok ben sevindim yazmana:)
Bücürük'le biz de öpüyoruz canım

Hanife Mert dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum Müjdeciğim. Yok zaten ben de o arada bir iki bir şey eklemiştim. O da öylesine.. İnan seçimden sonra doğru düzgün haberde okumadım tv de izlemedim. Ama olmuyor işte.. Dün Atatürk'ün büstüne saldırı haberi verilince dayanamadım gene...:) Ben de bir ara paylaştıklarını okuyacağım, yarın okurum sanırım. Blog da çok sessiz bir garip geliyor bana. Eskiden daha canlıydı sanki... Nurten de dönmüş ona da çok sevindim. Tekrar sevgilerimi gönderdim size...