28 Mayıs 2013 Salı

Atatürk'ü Koruma Kanunu




Son dönemlerde iktidarda olanlar  ve yandaşları gerek medya gerekse internet üzerinden, Milli değerlerimize ve özellikle, gösterdiği üstün liderlik vasfı ve başarılı stratejileri ile yok olmanın eşiğine gelmiş bir Milleti ayağa kaldırmış,  gücünü tüm dünyaya ispatlamış ve kendisi  dünyaya mal olmuş bir lider olan Atatürk'ümüze gerek söz, gerek büst ve heykellerine yapılan sinsice, haince, cahilce ve nankörce oluşturulan saldırılar karşısında bizlerin duyarsız ve tepkisiz tavırları en az saldırıyı yapanlar kadar nankör ve vefasız bir toplum olduğumuzun göstergesi... Hal böyle iken,  vatanına, bayrağına, Atasına ve tarihine gönül bağı ile bağlı vatanseverlere sorumluluğunu  hatırlatmaktır görevimiz.
 Biz Atamızı yüreğimizde koruyoruz... Lakin yapılan bu saygısız tavırların yasal bir müeyyidesi olmalı diye araştırırken aşağıda eklediğim kanunu buldum ve siz değerli arkadaşlarımla paylaşmak istedim.
    Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında kanun:    

yayın : resmi gazete
yayım tarihi ve sayısı : 31/07/1951 - 7872 

numarası : 5816 

madde 1- Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla 
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir. 
yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır.
madde 2- Birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumî veya umuma açık mahallerde yahut basın vasıtasiyle işlenirse hükmolunulacak ceza yarı nispetinde artırılır. 
birinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar zor kullanılarak işlenir veya bu suretle işlenmesine teşebbüs olunursa verilecek ceza bir misli artırılır. 
madde 3- Bu kanunda yazılı suçlardan dolayı cumhuriyet savcılıklarınca re'sen takibat yapılır. 
madde 4- Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. 
madde 5- Bu kanunu adalet bakanı yürütür. 
Her şeyden önce belirtmek gerekir ki, hakareti ya da kamu malını tahribi cezalandıran kanunlar yapmanın bireysel hakları tehdit eden herhangi bir yönü yoktur. Hakaretin artık aramızda olmayan bir insana yöneltilmiş olması da, mazur görülmesini elbette gerektirmez. 
Ancak bütün bunlar, Atatürk'ü Koruma Kanununun hatasız bir şekilde tasarlandığı anlamına gelmiyor. 
Bu tür kanunların bireysel haklar ve düşünce özgürlüğü adına en büyük tehlikesi, eleştiri-hakaret ayrımında oluşacak içtihatların niteliği. Zira bu ayrım sağlıklı bir şekilde yapılmadığı müddetçe, kanunun belli düşüncelerin susturulmasına hizmet edecek şekilde kötüye kullanılabilmesi de mümkün olabilir. Bir başka deyişle, uzun yıllardır Atatürk'ün 'tartışılamaz' ve 'aşılamaz' kılınmaya çalışılması yönündeki çabaların oluşturduğu algı, yargıya hakim olduğu ölçüde, Atatürk'ün düşünceleri ve uygulamalarına yöneltilen 'olumsuz eleştirilerin de 'hakaret' olarak değerlendirilmesi fazlasıyla mümkün.
Kanunun 'tuhaf' olarak nitelendirilebilecek bir yönü de yok değil. Zira kanun, Atatürk'ün şahsına yönelik hakaretlerden çok, heykellerini korumaya odaklanıyor. Kanunda, Atatürk'ün şahsına hakaret etmenin cezası maksimum üç yıl olarak belirtilmişken, heykeller için öngörülen maksimum ceza 'ağır hapsi' de içermek üzere beş yıla kadar çıkabiliyor.

LÜTFEN DUYARLI OLALIM ATATÜRK'E YAPILAN ÇİRKİN SALDIRILARA KARŞI YASAL HAKKIMIZI KULLANALIM!!!

17 yorum:

miyav kedicik dedi ki...

Ah güzel arkadaşım devletin başındakiler ATATÜRK e gelişigüzel saldırıyorlar da değişen bir şey yok...
İçim yanıyor biliyor musunuz günden güne kötüye gidiyoruz malesef..

bücürükveben dedi ki...

Hanife'ciğim çok yerinde bir uyarıda bulunmuşsun, eline sağlık canım, her ne kadar gönlümüzde korusak da, dediğin müeyyideyi işletmek lazım, başımızdaki başbakan olduğundan beri Atatürk'e bir şekilde bulaşıyor, sataşıyor, Ata'mızı hayatta olsa kaçakcak delik arardı karşısında! nasılsa ölmüş gitmiş arkasından sallıyor! Şimdiye kadar dolaylı/dolaysız çok sataştı, Anıtkabir'de sap gibi durmaya gerek yok, her yıl 10 Kasım'da yaygara kopartılıyor vs. zaten malum ulusal günlerde ya kulakları uf olur, ya gözleri iltihaplanır, ya Amerika'ya efendisinin yanına kaçar. Bugün de AYYAŞ demiş. Başkaları dilekçe verir mi, vermez mi bilmiyorum ben adliyeye gidip suç duyurusunda bulunacağım senin verdiğin koruma kanununun maddeleri gereğince.
Bu adamın kırdığı ceviz bini aştı yeter şu anda sinirden tüylerim diken diken!

Sevgilerimle canım...

Hanife Mert dedi ki...

Aynen öyle sevgili miyav kedicik. En kötüsü de ne yapacağımızı bilmiyoruz. Öylesine sardılar ki, her şeyi ellerine geçirdiler susturmaya çaresiz tepkisiz bırakmaya çalışıyorlar. Bizler buna izin vermemeliyiz. Herkes üzerine düşen, yapmalı.

Hanife Mert dedi ki...

Haklısın Müjdeciğim. Oysa o sataştığı hakaret ettiği Atatürk'ün kurduğu mecliste, ülkede semirdi gelişti Nankör şahsiyetler...
Kişisel dava açmak yada topluca imza toplayarak açılması daha etkili olur mu acaba diye düşünüyorum. Bu konuyu bir avukatla görüşmek lazım diye düşünüyorum...:((

Aslı Aslı dedi ki...

Bu böyle daha ne kadar sürücek bilmiyorum Ata'mıza yaılanlar, sözler inanılmaz içimi acıtıyor. Hanifem valla bilmiyorum bu duruma son vermek gerekiyor. Müjde'ye katılıyorum dava açmamız lazım ama imza toplayarak yamamız gerekiyor. Bir tanıdık avukat var ona sorucam bu konuyu.
Şu geldiğimiz duruma bak inanamıyorum :(

Hanife Mert dedi ki...

Haklısın Aslıcım.Hepimizin içi acıyor, canı yanıyor. Ama böyle bir durumda kişisel tepkiler pek ses getirmiyor. Topluca sesimizi duyurmalı. Hadlerini çok fazla aştılar sapıttılar. Diliyorum son günleridir. İlahi adalet yerini bulur hak ettikleri cezaya çarptırılırlar. Bu millet asla bunları affetmeyecek ve hesabını bir bir burnundan getire getire soracaktır inşaallah.
Geldiğimiz nokta hepimizi çok üzüyor. Şaşırtıyor..:(

VuslaT dedi ki...

Canım inanamıyorum böyle birşey söylenmiş olmasına inanamıyorum.İnsanlar tepkilerini münferit olarak değil de birleşerek gösterdikleri zaman daha etkili olur kanaatindeyim.Üzüldüm hemde çok..

Dostbahcesindenlezzetler dedi ki...

Insanin ici aciyor ama herkes o an hatirlayip sonra unutuyor unutmayanlar hep hatirlayip yazip soyleyenler sanki bir avuc..kaleminize saglik izninizle facebook sayfamdan giris verecegim sayfaniza..ozgur ve guzel bir yasam dilegi ile..sevgiler

Dostbahcesindenlezzetler dedi ki...

Hanife suan link ine giris verdim ama istemezseniz hemen iptal ederim sevgiyle..

Hanife Mert dedi ki...

Maalesef söyleniyor, yapılıyor açık açık artık kimse gizleme gereği duymuyor. İnsan kabullenemiyor içi yanıyor. Türk Milleti geçmişiyle geleceğiyle bir bütün ayıramazsınız. Hele de şuan hayatta olmayan birine bu şekilde çirkin ithamların yapılması daha vahim. Kendini savunma imkanı yok çünkü. Bizim Atalarımıza, tarihimize sahip çıkmaz sak elin adamı hakaret eder, küfreder, hesaba almaz. O zaman biz neyiz. Vuslatım ben de senin gibi düşünüyorum toplu tepkiler ses getirir. Bu işleri pek bilmiyorum. Anlayan arkadaşlar önderlik yapsa çok iyi olacak. Yorum ve tepkin için teşekkür ediyorum canım sağ ol...

Hanife Mert dedi ki...

Olur mu Emelciğim? Elbete giriş verebilirsin. Benim Allah'tan başka kimseden korkum yok. Doğruluğuna inandığım bir davranıştan beni kimse caydıramaz. İyi etmişsin link verdiğine.Beni facebook tan da ekleyebilirsin.
Facebook adresim;https://www.facebook.com/hanife.mert.71
Teşekkür ediyorum ben de aynı dileklerimi iletiyorum.
Sevgilerimle.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar.

Dinde yeri olmayan ve Türklüğü medeniyet yolunda alıkoymaktan başka bir işe yaramayan halifeliği yıktığı için, Ulu Önder Atatürk'ü bir türlü sevmediler.

Atatürk'ün ve temsil ettiği hür yaşayışın bize kazandırdıklarından ne kaybedilmişse geri almak uğruna ve ne kalmışsa onları kaybetme tehlikesine karşı her vatanperver Türk'ün üzerine düşeni yapması gerekmektedir.

Selam ve dualarımla birlikte hayırlı geceler dilerim.

Yaşamın kıyısında dedi ki...

Uyarıların ve duyarlılığın çok güzel Hanife'ciğim.
Biz gönlümüzden ve elimizden geldiğince Atamıza sahip çıkıyoruz da!
en çok da Atam sözleri ve devrimleri ile kurduğu Cumhuriyetine yine kendi sahip çıkıyor.
Bu kadar uğraşıldığına,korkulduğuna göre halen varlığı Türk milletinin üzerinde olduğudur.
Hani meyve veren ağaç taşlanır misali taşlaya taşlaya bitiremediklerine göre Tek liderim canım ATAM ne unutulur ne de unutturulur.
Devrimleri ile temel taşlarını tek tek döşediği ülkesinin ne kadar sağlam olduğunun kanıtıdır sata sata-kese kese-yasaklaya yasaklaya bitiremedikleri.
Bu ülkede çok liderin adı unutuldu ve bundan sonrada unutulacaktır ama ATAM ve kurduğu Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır...

Hanife Mert dedi ki...

Merhaba Recep Bey,
Sebep her ne olursa olsun, insan bu kadar nankör, vefasız olamaz. Kendini yetiştiren bu topluma hainlik yapmak hoş görülecek bir davranış değildir. Öylesine kin besleniyor ki, adeta bu Milleti birbirine kırdırmaya yönelten politikaların uygulandığı gözlerden kaçmıyor.
Yorumunuz ile katkınıza teşekkür ediyorum Recep bey.
saygıar

Hanife Mert dedi ki...

Nur hanımcığım, son dönemlerde millet olarak öylesine hırpalandık, sinir katsayılarımızın tavan yaptığı şu günlerde olaylara seyirci kalmak, bizi dibe çöktürmekte... İnşaalalh bu iahneti, nankörlüğü yapanlar günğ geldiğinde hesabını verecek ve cezasını çekecektir.
Değerli katkın için teşekkür ediyorum.
Hoşça ve sağlıcakla kalın

Özgür Tatlar dedi ki...

Kötü gunler geçiriyoruz milletçe.birlik ,dirlik kalması.eminim düşmanlarımız mutluluktan uçuyorlardir şimdi.inşallah herşey düzelir.

Hanife Mert dedi ki...

İnşaallah sevgili Özgür Tatlar, tek dileğimiz, temennimiz.
Sevgiler,