7 Şubat 2013 Perşembe

Hatalarımız.... ve Rabbimiz'in Merhameti...


İnsan hata yapmaya yatkın bir varlıktır. Kimi zaman bilmediğinden, kimi zaman unutup yanıldığından kimi zaman da nefsinin ya da şeytanın telkinlerine uyduğundan hata yapabilir. Ancak insanın bu dünyadaki amacı zaten Rabbimiz'in kendisi için yarattığı ömür süresi içerisinde bu ve benzeri olaylarla denenmesi, Kuran ahlakını öğrendikçe olgunlaşıp, içerisinde bulunduğu hatalardan kurtulması ve Rabbimiz'in razı olacağı üstün bir ahlaka ulaşabilmesidir. Kuran'da bildirilen tövbe ile ilgili ayetler de insanın bu acizliğinin bir göstergesidir. Rabbimiz, cehalet nedeniyle hata yapan, fark ettiğinde ise hemen tövbe edip tavrını düzelten kimselerin hatalarını bağışlayacağını Kuran'da şöyle bildirmiştir:

"Allah'ın (kabulünü) üzerine aldığı tövbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların, sonra hemencecik tövbe edenlerin(kidir). İşte Allah, böylelerinin tövbelerini kabul eder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır. " (Nisa Suresi, 17)

İnsan aklını ve vicdanını en güzel şekilde kullanıp tüm samimiyetiyle hareket ediyorsa ve buna rağmen hatalı bir tavır içerisine giriyorsa, Allah (cc)'ın kendisini bağışlamasını umabilir. Allah (cc) pek çok ayette "Affedici" ve "Bağışlayan" olduğunu haber vermiştir. Bir ayette şöyle bildirilmiştir:

"Haber ver kullarıma; şüphesiz Ben, Ben bağışlayanım, esirgeyenim. " (Hicr Suresi, 49)

“Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah dilerse bütün günahları mağfiret eder. Çünkü O, gafur ve rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı fazladır,(Zümer, 39/53}

Bu âyet, Kur’ân-ı Kerîm’deki en ümit verici âyet sayılabilir. Bununla beraber, yine de tövbeyi kabul etme, Allah’ın dilemesine bağlıdır. Bu âyeti günah işlemeye teşvik sebebi saymak, Kur’ânı maksadı dışına çekmektir. Maksat tövbeye teşviktir. Müteakip âyet, günahların affını tövbenin yanında, Allah’ın gönderdiği hidâyeti kabul etmenin de lüzumu ile birlikte düşünmemizi telkin etmektedir. Hz. Peygamber (a.s.)’dan şöyle dediği nakledilir: “Bu âyeti, dünyaya ve dünyada bulunan bütün şeylere değişmem”

alıntı

17 yorum:

bücürükveben dedi ki...

Aslında gerçekten de bu ayet günah işlemeye teşvik gibi algılanabilir...yani kötülük/dedikodu/hırsızlık/tecavüz çocuğunu döv/vs. sonra tövbe et, günah işle tövbe et, kısır bir döngü gibi..tanrının bu tövbe konusunda bir sınırı vardır sanırım yani adam tineri, hapı içip gidip hamile köpeğe tecavüz etsin sonra tövbe etsin ya da 9 aylık hamile karısını balkondan atmış (dün akşam haberlerde izledim)tövbe etsin sonra yine evlensin bu sefer ona eziyet..can çıkmadan huy çıkmaz derler inanırım ömrü boyunca yap-arkasından tövbe et ne anladım ben bundan?:( çok büyük günahların tövbesi affı olmamalı bence..hani şeytana uydu hırsızlık yaptı, zimmetine para geçirdi sonra pişman oldu gitti parayı yerine koydu tövbe etti bir daha da ömrü boyunca hırsızlık yapmadı işte o zaman anlamı olur ama yap tövbe et yap tövbe et...olmaz olmamalı...diye düşünüyorum...

canım sevgilerimle ikimiz de öpüyoruz...

Hanife Mert dedi ki...

Müjdeciğim yorumuna akşam cevap vereceğim.. :) bu gün kızım gidiyor, onu gönderdikten sonra.. görüşmek üzere sevgilerimle.

Gurme Şirine dedi ki...

hayırlı cumalar...
Allah günahlarımızı affetsin....

nurtendemirel dedi ki...

Gerçekten gönülden, içten tövbe ediyorsan bir daha o günahı işlememeye çalışırsın.
Yoksa tövbe etmenin ne anlamı olur ki?
Korkarım ben boş yere tövbe etmeye.

Dostbahcesindenlezzetler dedi ki...

Hanife kizina hayirli yolculuklar olsun..Bucuruk e katiliyorum tovbe konusunda. paylasimin icin tesekkurler. sevgiler

bücürükveben dedi ki...

Gidiyor mu? Aaa:((((Allah kavuştursun canım...:(((sevgilerimle..

Hanife Mert dedi ki...

Müjdeciğim; kusura bakma canım yorumuna cevabımı geciktirdim.
Rabbimiz, cehalet nedeniyle hata yapan, fark ettiğinde ise hemen tövbe edip tavrını düzelten kimselerin hatalarını bağışlayacağını Kuran'da şöyle bildirmiştir:

"Allah'ın (kabulünü) üzerine aldığı tövbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların, sonra hemencecik tövbe edenlerin(kidir). İşte Allah, böylelerinin tövbelerini kabul eder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır. " (Nisa Suresi, 17)
cevap bu ayette..
Yani bilgisizlikten, cehaletten dolayı samimi bir şekilde yapılan ve bir daha aynı hataya dönmemesi...
Sen de aynı şekilde yorumlamışsın.
Canım kızımı gönderdim, şuan yolda. Alışmıştım yokluğu hissediliyor. Allah hayırlı yolculuk versin, hayırla yerine varmayı nasip etsin inş. canım benim öpüyorum seni ve bücürüğü. İyi geceler diliyorum.
sevgilerimle.

Hanife Mert dedi ki...

Amin şirineciğim.. Senin de cuman hayırlara vesile olsun, duaların kabul olsun inş.
İyi geceler canım.
sevgiler.

Hanife Mert dedi ki...

Aynen Nurtenciğim ben de... Çünkü oyuncak değil.
Yorum için teşekkür ediyorum canım
öptüm, sevgilerimle.

Hanife Mert dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum, kızım için güzel dileklerine ve yorum için dostbahçesindenlezzetler; okuyan gözlerine sağlık.
Müjdeme yaptığım yorumu buraya da ekliyorum,
"Rabbimiz, cehalet nedeniyle hata yapan, fark ettiğinde ise hemen tövbe edip tavrını düzelten kimselerin hatalarını bağışlayacağını Kuran'da şöyle bildirmiştir:

"Allah'ın (kabulünü) üzerine aldığı tövbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların, sonra hemencecik tövbe edenlerin(kidir). İşte Allah, böylelerinin tövbelerini kabul eder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır. " (Nisa Suresi, 17)
Sevgilerimle..

Hanife Mert dedi ki...

Amin Müjdeciğim, teşekkür ediyorum canım sağ ol..

ahestebeste dedi ki...

Merhaba Hanifeciğim, kızını nereye yolcu ettiysen sağ salim yerine ulaşmıştır inşallah.Allah tekrar kavuşmanızı nasip etsin.
Anneye hasret ile annenin evladına hasreti bambaşka.Ben bu yaşımda annemlere her gittiğimde bütün evi dolaşır, dolapları, çekmeceleri tek tek açar bakarım, onlarla da hasret gideririm.Kaldığım sürece de bu böyle devam eder.
Besmele ile başlamayan tek surenin tövbe olması, sanırım Allah'ın tövbe edin tekrar yapın demek istemediğinin en büyük kanıtıdır.
Elbette Allah, her şeyin en iyisini bilir.İyi olabilmek için uğraşmak bizim görevimiz.Bu inanca sahip insanların artmasını diliyorum.O zaman kimse kimseden incinmez, zarar görmez.
En içten sevgilerimle.

Hanife Mert dedi ki...

Merhaba ahestebestem,
canım çok teşekkür ediyorum kızım ile ilgili güzel dileklerin için... Kızım üniversitede okuyor, sömestri tatili için gelmişti. Tatili bitti onu yolcu etmiştim. Çok şükür yerine sağ salim vardı.
Evet haklısın canım asıl olan tövbe edip yaptığın hatanın farkına varmak ve kendini düzeltmeye çalışmaktır. Allah'ın affetmesine güvenerek nasılsa Allah affediyor diye bilinçli olarak günah işlemek hoş olmasa gerek. Tövbe etmenin amacı suç işlemekten caydırmaktır.Doğrusunu Allah biliyor.
Canım güzel ve faydalı düşüncelerinle katkından dolayı teşekkür ediyorum canım. Sevgilerimle öpüyorum...

bücürükveben dedi ki...

Hayırlı yolculuklar diyorum kızına canım, Allah kavuştursun tekrar...:)

Allah cehaletten işlenen hatalar demiş ama bu hataların neler olduğunu ya da hangi hataların cehaletten işlenen hatalar kapsamına girdiğini belirmemiş bence bu tuhaf:( yani şimdi adam 13 yaşında bir kıza tecavüz etsin hatta bu kız onun akrabası filan olsun! Sonra 'yaptım bi cahillik affet tanrım tövbe' dese affedilecek mi? Yani hani sen de biliyorsun affedilecek hatalar var, affedilmeyecek hatalar var adam kızına veya bacısına kötü gözle baksa bu da mı affedilecek ama şimdi sen de diyeceksin ne bileyim müjdecim ben Allah'mıyım?:) haklısın:)yani adil bir tanrı varsa sanırım bu tür şeyleri affetmiyordur ama nelerin affedilip, nelerin affedilmeyeceğini keşke not düşseydi de, daha caydırıcı olsaydı böyle bir ayrım olmayınca caydırıcılık pek olmaz gibime geliyor ki, Müslüman ülkelerdeki tecavüz, ensest suçlarının çokluğu acaba 'nasılsa tövbe ederim' mantığı mı?:(( yani bilemiyorum bana bunları düşündürdü bu ayet....?

canım sevgilerimle öpüyoruz seni..

Hanife Mert dedi ki...

Amin Müjdeciğim, teşekkür ediyorum canım...
Öncelikle şunu kabul etmeliyiz ki, Zümer suresi 39/53. ayetinde..."Allah dilerse bütün günahları affeder" ayeti affetmek Allah'ın dilemesine bağlı.
Biz biliyoruz ki, insan değerli onurlu bir varlık. Ona yapılan çirkin hareketler, onu aşağılayıcı onur incitici davranışlar, yaratılış gayesine aykırı davranışlar, nefsini ön plana çıkararak haddini aşan davranışlar, insanlara hayvanlara ve diğer canlılara yapılan zulümleri değerlendirirken kuran ahlakını göz önünde bulundurarak değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum.
Yine kuranda bazı ayetlerde"Allah zalimleri sevmez" "Allah haddi aşanları sevmez" buyurmaktadır.
bahsettiğin olaylar sadece islam toplumlarında değil, dünyanın her yerinde yaşanıyor maalesef, ama yaşanmaması gereken, islam ülkelerinde de Kuran'ı sünnetleri yanlış algılamak, öğrenmemek yada yada müşrik atalarının adetlerine sıkı sıkıya bağlı olmaları gibi nedenlerden dolayı yaşanıyor olması senin sorunu akla getiriyor. Şöyle düşünmek lazım sonuçta o da insan, nefsinin kötü arzularına kanıyor. "ben nasıl olsa tövbe derim düşüncesi ile kötülük yapması, elbette doğru değil. kaldı ki tövbeleri kabul edecek ola "Allah' dilerse kabul ediyor. Kesinlik yok...Bu kimseler bu dünyada affediliyor mu? elbette cezasını bu dünyada da çekiyor.
Ama şurası muhakkak ki; bizler de insanız hatalarımız kusurlarımız var bundan dolayı Allah'ın kabul edeceğini ümit ederek, tövbe etmeliyiz, her şeye rağmen af dilemeliyiz.
Canım yorum uzadı yine kusura bakma..
öpüyorum ikinizi de, sevgiler

bücürükveben dedi ki...

Cevabın ve araştırman için sağol canım, sana zahmet verdim...elbette tüm dünyada oluyor sadece Müslüman ülkelerde değil benim korkum insanlar nasılsa Allah tövbe eder diyerek günah üstüne günah işlemeleri...yoksa böyle vahim, korkunç günahlar olmasa da herkesin hatası vardır tabii ki tövbe etmeliyiz...ben şunu merak etmiştim tek kaynağımız kuran olduğundan kuran'da bildiğim kadarıyla şu şu günahların tövbesi affedilir, şunlar affedilmez diye bir ayrım yok keşke olsaydı insanlar için eminim daha caydırıcı olurdu..insan denen yaratık çok korkunç hanifeciğim hani bir önceki yazında yazmıştın ya ençok korkulan şey o yüzden bazen Allah neden bu kadar korkunç bir şey yarattı diyorum bazen...neyse bu soruların cevaplarını sanırım hiç bulamayabiliriz de...sağol tekrar
bücürük le kocaman öpüyoruz sevgiler...

Hanife Mert dedi ki...

Rica ederim Müjdeciğim... Estağfurullah ne zahmeti. Birlikte en doğrusunu öğreniyoruz.İnsanların cehaleti okumuyor oluşu. Ya da yeterli düzeyde araştırma yapmıyor oluşu, samimiyetsizce davranıyor oluşu, dürüstlükten doğruluktan uzak yada siyasi ekonomik bir çok şey neden olabilir elbette. Ama şurası muhakkak ki, kuranda cevabını bulamayacağımız hiç bir şey yok. Allah bilmemiz gereken her şeyi kutsal kitabında açıklamış ve peygamberi vasıtası ile kuranı hayatımıza nasıl rehber edineceğimizi göstermiştir. Peygamberimizin yaşamı asla kurana aykırı değildir. O bize kuranı anlamamızda örnektir.
Müjdeciğim kuranda geçen haram olan davranışlara ait ayetleri ayrı bir konu olarak paylaşmak istiyorum..
Doğrusunu Allah biliyor..