15 Ekim 2016 Cumartesi

Bir Bilene Sor


Yıllar geçtikçe zaman  değişiyor. Sonra insanlar değişiyor. İhtiyaçları, beklentileri, düşünceleri, istekleri, öncelikleri değişiyor. Bu değişim onun  hayat felsefesini yaşam biçimini de değiştiriyor.


Özellikle son zamanlarda hayatının merkezine " BEN" lik duygusunu yerleştirmiş insanlarla sık sık karşılaşmaktayız. Öyle ki, onlarda  "ben" lik öyle tavan yapmış ki; her şeyde ben diyor başka bir şey demiyor. Ben bilirim, ben yaparım, ben doğruyum, ben haklıyım, benim hakkım, düşüncesi hükmetmiş vicdanlara. Karşıdakini eleştiren, rencide etmeye çalışan, alay eden küçük görmeye çalışan, ötekileştiren tavırlar son dönemlerde alabildiğince revaçta. 
Mevlana Mesnevisinde bu konuyla ilgili bir hikaye anlatır. Hikaye şöyle başlıyor; Kendini beğenmiş bir gramer (nahiv) bilgini, boğazdan karşıya geçmek için bir kayık kiraladı ve gururla oturdu yerine.
Kayıkçı, olgun ve alçak gönüllü bir insandı. Hiç ses çıkarmadan küreklere asılıyor, yolcusunu sağ salim karşıya geçirmek ve üç beş kuruş kazanmak istiyordu.
Denizin orta yerine geldikleri sırada Bilgin küçümser bir eda içinde sordu:
-Sen hiç gramer okudun mu?.. dil biliminden anlar mısın?
Kayıkçı:
-Hayır efendim dedi, ben cahil bir kayıkçıyım, dediğiniz şeylerden hiç anlamam.
-Vah vah dedi Bilgin, ömrünün yarısı boşa geçmiş!..
Böyle bir süre ilerledikten sonra rüzgar şiddetini artırmaya, dalgalar büyümeye başladı. Denizde fırtına çıkmış, Bilgin korkmaya başlamıştı.
Kayıkçı olağanüstü bir güçle kurtulmaya, sağ salim karşı kıyıya geçmeye çalışıyordu. Gördü ki artık kurtuluş ümidi yok, Bilgine dönüp sordu:
-Efendim, yüzme bilir misiniz?
Bilgin:
-Ne yazık ki bilmiyorum diye inledi.
O zaman kayıkçı:
-Vah vah dedi, şimdi ömrünün hepsi boşa gidecek! Keşke gramer bileceğinize benim gibi yüzme bilseydiniz de canınızı kurtarsaydınız, der.

 
 Sahip olduğu hiç bir şey kendine ait değil insanın. Ona sahip olduklarını veren bir yaratıcı var. Ne kadar yükselirsen yüksel sonunda yere mahkumsun. Gideceğin yer varacağın menzil belli. Kime büyüklük taslıyorsun? Şeytan da kibrinden Hz. Adem'e secde etmedi cennetten kovuldu, kaybedenlerden oldu. 


  Kibirli olanlar da aynı değil mi? Üzerindeki kibir yaftasını atıp alçak gönüllü olmalı insan...Benden başka doğru olan da, doğru düşünen de vardır. Benden başka haklı olan da, benim hakkım olan şey, başkalarının da hakkıdır diyebilmeli. Benim bilmediğim, bildiğimi daha iyi bilen de vardır alçak gönüllüğünü göstermeli insan...


Muhabbetle, 
Hanife Mert

12 yorum:

bücürükveben dedi ki...

Hanife'ciğim kalemine sağlık canım arkadaşım. Kibir tüm dinlerde en büyük günahlardan biridir eğer yanlış aklımda kalmadıysa.
Yahu hepimiz 9 aylığız ne var kibirlenecek? Böbürlenecek? Maalesef çoğu kişi öyle ve öyle davranıyorlar. Kayıkçı hikayesi çok güzeldi.
Sevgilerimle...:)

ACEMIDEMIRCI dedi ki...

Her yan yüzme bilmeyip de kayıkçıya kibirlenenlerle doldu, çok haklısınız...

Hanife Mert dedi ki...

Aynen Müjdeciğim, doğru hatırlıyorsun. Evet hepimiz 9 aylığız elbette. Ama maalesef azıcık bir farklılık onu diğerlerine üstün olduğunu sanmasına sebep oluyor ve kibirleniyor... Teşekkür ederim canım, öptüm sevgilerimle.

Hanife Mert dedi ki...

Aynen Ayşe hanımcım. Kibir almış başını gidiyor. Azıcık bilgiyle diğerlerine üstünlük taşlayıp, onu küçümseyenlerle, aşağılayanlarla rencide edenlerle dolu maalesef.


Yorum için teşekkür ederim.
Sevgiler.

Makbule Abalı dedi ki...

Genellikle ön yargılar insanları birbiri hakkında olumsuz düşüncelere sürüklüyor. Karşısındakini aşağı görme, kendini üstün sayma, kibir kişileri farklı davranışlara itiyor. Dost ve arkadaş seçimi ne kadar önemli.
Sevgiyle...

Hanife Mert dedi ki...

Çok doğrusunuz Makbule hanımcım. İnsanımız hep ben diyor. Benlik duygusu içinde güçlendikçe kendini diğerlerinden üstün görüyor. Kibre kapılıyor. Kibirse insanı mutsuz eden tehlikeli bir durum...
Teşekkür ederim yorum için, sevgiler.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar.
"Soran dağlar aşmış, sormayan şaşmış kalmış" diye bir atasözümüz var. Elbette bir bilene soracağız. Kibir şeytanın alametidir. Allah göstermesin, kibir insanı şirke götürür. Kendimizi beğenip, başkalarından üstün görmeyeceğiz. Büyüklenme, benlik ve gurur bizi insanlığımızdan çıkarır.
Yazınız çok güzeldi. Kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim.
Selam ve dualarımla.

Hanife Mert dedi ki...

Merhaba Recep Bey,

Kibir insanın içindeki tüm güzellikleri yok eder. Evet kibir şeytanın alametidir. Beğeniniz için teşekkür ederim. Sizin de okuyan gözlerinize sağlıklar.
Selam ve saygılarımla,
sağlık ve esenlikler..

Hüseyin Güzel dedi ki...

Yaşam kulvarında zaman en iyi yargıç olsa da akıllara gelen soru şu. İnsanlar niçin değişiyor?
İhtiyaçları, istekleri, hükmetme arzuları, zalimlikleri, yok etme girişimleri neden dur durak bilmiyor ve değişiyor?
Farklı düşüncede kulaç atanlar için değimin ana sebeplerine verilecek cevaplar hiç kuşkusuz farklı olacaktır.
Değişimin ana kumandasına bakıldığında karşımıza egemenler, emperyalistler, kapitalistler ve bu sistemden palazlanan piyonlar çıkıyor.
Ben düşüncesinin etkisine kapılmış olanlarla kibirliliğin pençesinde kıvrananların hükmetme isteği etrafı kasıp kavuruyor.
Değişimin ana kaynağı egemenler, emperyalistler ve kapitalistler ise hiç kuşkusuz değişimin olumsuz yönde gelişmesinde de suçludurlar.
Bunlar ikiyüzlü politikaları ile milyonlarca insanın yaşamını zora sokuyor, yok ediyor, zapturapt altına alıyor
Değişime bir de bu bağlamda bakmakta yarar vardır.
Her daim olduğu gibi yazınız yine düşündürücü.
Bir yazarın sorumluluğu düşündürmeyi ve muhakeme etmeyi gerektirir.
Yazılarınızda bu gerçeği görüyoruz.

Kalemine sağlık.

Hanife Mert dedi ki...

Öncelikle size teşekkür etmek istiyorum Hüseyin Hocam, yazıma farklı bir açıdan bakılmasını sağladığınız için. Hem sizin ifade ettiğiniz sermaye sahipleri kapitalist, emperyalist güçler ve bunların gücünden etkilenerek kendilerini köle yapanlar ve karşılarında el pençe divan durmaya çalışanların cehaleti. Örneklerini her gün tv lerde, gazetelerde, hatta arkadaşlarımızda görmemiz mümkün. Kibir ve bencillik hastalığı günden güne artış gösteriyor.
Hüseyin Hocam çok değerli yorumunuzla katkınız için çok teşekkür ediyorum, sağ olun..

Selamlar, saygılar.

kedilievin tarzi dedi ki...

kibir ne korkutucu bişey,ancak tuzağına düştüğümüz olur insan olarak.
bu zaaftan uzak kalabilenlerin ne müthiş hayatı vardır.
ne güzel bi konuya parmak basmışsın.
sevgiler

Hanife Mert dedi ki...

Kibir günümüz insanını kıskacına almış, istediği gibi kullanıyor. İnsan sahip olduklarıyla mütevazi, kibirden uzak yaşamalı. Bilgisini insanların faydalanması için kullanmalı. Bu sayede mutlu olacaktır.
Yorum için teşekkür ederim,
sevgiler.