5 Aralık 2013 Perşembe

Kendini düzeltemeyen başkasını düzeltemez!...

Gül dikensiz, insan kusursuz olmazmış. Kendinde var olan kusurları görmek ve onlarla yüzleşmek hatta kabullenmek insana zor gelir. Lakin başkasında arar kendinde görmek istemediği yüzleşemediği kusurları... Dönüp düzeltmeye çalışır kendince. İnsan kendi kusurlarının farkına varıp kendini düzeltmeden bir başkasını düzeltmede ne kadar başarılı olabilir ki?  Kendi yapmadığı şeyleri karşıdaki insandan yapmasını istemek beklemek ne kadar doğru? "Bir kör başka bir köre yol gösterirse ikisi de çukura yuvarlanır."
Yaşadığımız dünya problemi insanla tanımıştır.Dünyayı inim inim inleten problemlerin çözümü insanda gizli.  Her fırsatta nerede bu insanlık? bu insanlığın hali nice olacak? gibi endişelerle hayıflanıp duruyoruz. Oysa çözüm insanda! İnsanı da insanlığı da kurtaracak olan insanın ta kendisi. İnsanlar kendini düzeltirse dünya da düzelir.  
İnsanlar kendini nasıl düzeltir? Öncelikle insan iç dünyasına dönmeli, yaratılışının gayesine uygun davranmalı, öz güvenini kazanmalı, kendini tanımalı, yüreğine yük olan içini karartan huzursuz eden kıskançlık, kin, nefret, haset, kibir gibi kötü duygu ve düşüncelerden kurtulmalı. Yerine şefkat, merhamet, hoşgörü, hak ve adalet, sevgi, saygı, güzel ahlak gibi ruhu hafifletecek, aydınlatacak huzura erdirecek erdemlerin gönlünde yer etmesini sağlamalı.
 İnsan kendini tanımadan, eğitmeden hatalarını düzeltmesi mümkün değildir. Kendi ile barışık hem hal olmayı başaran insan, kendini düzeltmeyi de başarır ve düzgün insan olur. 
Başkalarının kusurunu araştırmak, açığa çıkararak rencide etmek yerine,  gördüğü yanlışlardan ders almalı kendini korumalı.
" Hz. Ali'ye sormuşlar; sen bu terbiyeyi edebi nereden aldın?  Hz Ali şöyle cevap vermiş;"Terbiyesizlerden!"  İnsanın başkasında görüp hoşlanmadığı şeyi kendisi de yapmamalı.
Kusurlarını görebilmek, onlardan kurtulmanın ilk adımıdır. Hatasını, kusurunu, ayıbını, yanlışını, yanılgısını göremeyenler en büyük hata ve yanılgı içerisindedirler. 
"Başkasının ayıplarını, kusurlarını anlatmak istediğinde hemen kendi kusurlarını hatırla." buyurmuş sevgili peygamberimiz (Hz. Muhammed (S.a.v)) 
Hal böyle iken,  başkasında gördüğü bir hataya karşılık kendi hatasını hatırlamalı. Başkasının kendisine yapılmasını istemediği, bir şeyi başkalarına yapmamalı. Başkalarının hatalarıyla uğraşanlar, kendi hatalarını düzeltmeye vakit bulamazlar. Başkalarının ayıplarını sayıp dökenler, kendilerini ayıpsız sanırlar, bu ise en büyük aymazlıktır. Çünkü kendini noksan ve kusurlu gören her an kendini düzeltmeye, iyilerden olmaya çalışır.

İnsanların düzelmesi ile düzelen bir dünyada yaşamanız dileğiyle.


Muhabbetle,

Hanife Mert

12 yorum:

Hobistanya dedi ki...

Selamlar Hanife ablacım, çok güzel bir konuya değinmişsiniz,
Mevlana nın şu sözü çok hoşuma gider,
Seveceksen öylece sev.Ne kusursuz insan ara, ne de insanda
kusur.
Birincisini zaten bulamazsın, ikincisinde
ise, bulduğun her kusur, öğrendiğin her
ayıp sahibini değil, seni çirkinleştirir. Her ikisi de seni mutsuz eder. Birincisini
bulamadığın için, ikincisini ise bulduğun için mutsuz olursun...
Sevgilerimle,

Hanife Mert dedi ki...

Selam hobiciğim. Sen de güzel yorumunla yazımı tamamlayan bir katkı yaptın.
Mevlana'nın sözünü ben de çok beğenirim. Çok doğru. İnsanların kusurunu araştırmak çok çirkin bir şey. İnsanın değerini düşürür huzursuz eder.
Çok teşekkür ediyorum canım, selam ve sevgilerimle.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar.

"Kendini düzeltemeyen başkasını düzeltemez!" başlıklı yazınızı okuduktan sonra hemen "iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır" sözü de aklıma geldi. Kendimizi hep çok düzgün görürüz, çünkü kendimize toz kondurmayız. Ama bir başkasının gözündeki saman çöpünü hemen görürüz.

Ne diyelim, Cenab-ı Hakk cümlemizi başkalarının değil, kendi nefsini terbiye etmekle meşgul olan kullarından eylesin.

Selam ve dualarımla.

Hanife Mert dedi ki...

Merhaba Recep Bey,
İnsan kusurunu fark edip kabullenebilse belki de sorun çözülmüş olacak. Sanırım o da yaratılışın bir gereği olsa gerek. Yazımı tamamlayan değerli yorum ve katkınız için teşekkür ediyor,
selam ve saygılarımla, sağlık ve huzurlu günler diliyorum.

Hüseyin Güzel dedi ki...

Güzel bir konuya değinmişsiniz Hanife Hanım.
Söylenecekleri söylemişsinzi. Lakin bir kaç satırda ben yazmak istiyorum Müsadenizle.
Yaşadığımız hayatın inişleri ve çıkışları vardır. Önemli olan o iniş ve çıkışlarda rotayı şaşırmamak, yalpalamamak, doğruyu, eğriyi, erdemi, yandaşlığı, rant elde etmeyi, adam sendeciliği vs. birbirinden ayırmaktır. Hayatta sevgi kadar acı da vardır, yıkımda. Kaynağını insan sevgisinden almayan bir sanat eseri var mıdır? Bence yoktur. O halde insan sevgisi nedir? Bunu bilmek, anlamak, hissetmek önemlidir. İnsan vardır sevgiye, ilgiye muhtaçtır.
İnsan vardır ilgiyi ve sevgiyi hak etmez. Sonuçta doğru olanı seçmek gerekir.
Doğru olmak ise en başta dürüst olmayı gerektirir. Yalpalamamak, çıkarımız için diğerini ötelememek, sarsmamak, yok etmemek insanlığın ve doğruluğun bir gereğidir. Gelişmek, hayatın yaşanabilir olmasını sağlamak ise adaletsizliğe son vermekle mümkündür.
Hayatta araya mesafe koyacağımız insanlar mutlaka vardır. Bunu yaparken; kırarak, dökerek değil, yanlış olanı anlatarak yapmalıyız. Anlamayanı da hayatımızda çıkarmalıyız. Dost olup güveneceğimiz insanlarda azımsanmayacak kadar çoktur hiç şüphesiz. İnsanları tanımak kolay değildir, bu aynı zamanda herkesin isteğidir. Bir diğer önemli davranış şekli de, insanları kendi arzu ve isteklerimiz doğrultusunda yönlendirmek yerine, onları anlamaya çalışmaktır.
Saygı ve selamlarımı iletiyorum.

Gülçin nur dedi ki...

Ne güzel anlatmışsın Yaren'im; zamanımızın en büyük problemi anlaşılamamak, kusur aramak, ayıplamak hor görmek ve dışlamak..bunlar çok kolay şeyler..ama sanırım bence tüm bunların asıl kaynağı empati kuramayaşımız..
kendimizi karşımızdakinin yerine her durumda koymuş olsak bir çok problem çok çabuk çözülecek, en azından öyle düşünüyorum..
yüreğine o güzel anlatımına kalemine sağlık Yaren'im; sevgilerimle :)

Banu dedi ki...

Merhaba Hanifecim kırmızı gül çekti beni yazıyı okudum yüreğine kalemine sağlık.
Kötü durum görünce hep kendimi o kişinin yerine koyarım çaresizlik neler yaptırır kınama derim bağıran taşkınlık yapan görünce üzülürüm sinirlenmem canını ne yaktı can gel otur konuşalım derim.
Kimse kimseyi kınamasın kınadığı er yada geç başına gelecektir!!!
Ne güzel yazmışsın arkadaşım ahh işte olması gereken vasıları taşıyan insanlara karşılaşsak ahhh...
Hırs insanların gözünü bürümüş hep üstün olma çabası hep bir gösteriş ayıp örtme şöyle dursun ifşa etme diz boyu.
Ayıp örtme derken kişi cahillikten yanlış yapar o da utanır o ayıbı örtsün kişi bidaha yapmaz eminim.

Dia markette kasiyerlik yapıyordum yaşlı 74 yaşında teyze 3 liralık krekar ve 1 çorap çalmış koltuk altına saklamış yanında 5 yaşında torunu teftiş için gelen kontrol müdürü bu durumu yakaladı teyzeyi mağzanın ortasına itelerek çekti utanmaz kadın çıkart içindekileri diye buldu kadının yüzüne tükürdü okuldan çıkan gençler mahallenin kadınları bu duruma vah vahh bu şu teyze değilmi keşke bir köşede sıkıştırsa yazık kadına dediler sizde hırsızsınız diye bağırdı müdür onları mağzadan kovdu yoldan geçen polis aracını durdurdu hırsız var burada götürün bu kadını diye genç polisler şaşkın üzüntüyle bakıyorlar ben ödeyim dedi birisi toplam 5 lirayı sen nasıl polissin diye tartışmaya başladılar kadın ağlıyor kuzum yapmayın bilemedim diye neyse genç memurlar teyzeyi git evine diye yolladılar müdüre ayıptır be diye çıkıştılar müdür kadına buraya bak dedi cep teliyle fotosunu çekti ahlaksız senin resmini her yere yapıştıracağım bidaha hiç bir market seni almayacak diye.... YAZIK BU İNSANLIĞA KADININ GÖZ YAŞI İÇİMİ YAKTI UYMUŞ ŞEYTANA ONU ÇEKSEYDİ AŞAĞI DEPOYA TEYZE AYIP DEĞİLMİ BU DEYSEYDİ PARAN YOKSA İSTE BİZ ALALIM AMA HIRSIZLIK YAPMA BAK TORUNUN İLERDE BÜYÜK HIRSIZ OLUR GÖZÜM ÜSTÜNDE DESE ÇÜNKÜ MAHALLELİNİN BİLDİK KADINI BU UTANÇ SONRASI ODA TÖBE EDERDİ AMA İNAN OLAN HEP GARİBANA OLUYOR!!!
ÇOK YAZIDYSAM KUSURA BAKMA CAN
KOCAMAN SEVGİLERİMLE...

Hanife Mert dedi ki...

Hüseyin Hocam , yazımın detaylı açıklaması olan yorumunuz için teşekkür ediyorum. Yorumunuzda ifade ettiğiniz tüm bu olumsuzlukların bir tek çözümü var. İnsan özüne dönmeli kendini yargılamalı, sorgulamalı kendi sorunlarının çözümü ile ilgilenmeli. Herkes böyle davranırsa dünyada sıkıntı, zulüm, acı, haksızlık gibi sorunlar hallolmuş
olur.
Selam ve saygılarımla.

Hanife Mert dedi ki...

Çok doğrusun sevgili Gülçinciğim. İnsan empati kurmayı başarabilse, birde başkalarından ziyade kendi kusurları ile ilgilenmeyi becerebilse... Bir çok sorunun üstesinden gelecek belki.
Canım benim güzel anlamlı yorum ve katkın için çok teşekkür ediyorum.
Kocaman sevgilerimi gönderiyorum.
Hayırlı nurlu cumalar diliyorum.

Hanife Mert dedi ki...

Çok içim acıdı Banucum. İşte insanlık bu hale geldi. İnsanlar milyarları dolandırır kimsenin umurunda olmaz. Yazık yaşlı bir kadının krekeri göze görünür. Çok acı. Ne güzel yüreğin var sevgili Banucuğum. Olması gereken senin düşüncen. Ama işte insanlar bu kadar hassas olamıyor Belki de başkalrının hatalarının bedeli ödeniyordur. BU çok güzel yorum için teşekkür ediyorum. Estağfurullah canım ne sıkılması, hiç sıkılmadım. Çok teşekkür ediyorum.
Kocaman sevgilerimi gönderiyorum.

deeptone dedi ki...

bu var ya biliyo musun her zaman ve en çok düşündüğüm konu yaa.

:)

Hanife Mert dedi ki...

Evet düşünmeli ve harekete geçmeli deeptone. İnsan kendini tanımala, öğrenmeli, eğitmeli. Kendi ile barışık yaşamalı.
Teşekkür ediyorum.
Sağlıcakla kal.