27 Aralık 2013 Cuma

Bir Toplum Utanmayı Unutmuşsa!

Bir Hint atasözü; “bir gün mutlu olmak isterseniz yeni bir elbise giyinin. Bir yıl mutlu olmak isterseniz evlenin. Bir ömür boyu mutlu olmak isterseniz, namuslu olun” der.

Hintlilere hak vermemek mümkün mü? Yaşadığımız dünyada utanmasını, hayasını yitiren insanlığın dramı ortada iken...
 Utanma, sıkılma, ar, namus anlamına gelen haya canlılar içinde sadece insanlara bahşedilmiş bir özellik bir duygudur. O da küçük yaştan itibaren öğrenilir. Asıl olan her şeyden önce Allah’tan utanmasını öğrenmektir. Allah’tan gereği gibi utanmasını bilen insan, diğer insanlar arasında da haya sahibi olur. İnsanlara karşı haya; konuşmada, davranışta, yaşam biçiminde kendini gösterir. Allah’a karşı haya ise; O’nun kendini gördüğü bilinciyle, günah işlemekten kendini alıkoyması, bu durumu yaşantısına yansıtması ile gerçekleşir.
Medeniyetimiz haya üzerine kurulmuştur.Bu topraklar nakış nakış haya ve edeple inşa edilmiştir. Burnunun ucunu göstermekten haya eden ninelerimiz vardı.Bu günlere kolay gelmedik. Lakin  şuan baktığımızda, haya etmekten utanmaktan utanan, her türlü hayasızlığı sadece izleyen, sorgulamaktan, hesap sormaktan yoksun, kutsal değerleri  önemsemeyen bir toplum ile karşı karşıyayız. 
 Kendimizi kapitalist dünyanın aldatıcı süsüne kaptırdık  gidiyoruz. Her şeyimizi paraya endeksledik. Bizi bir arada tutacak ne kadar güzel değerler varsa onları sıradanlaştırdık. İnsana saygı hak getire. Vicdansızlık, merhametsizlik, edepsizlik, riya,adaletsizlik, kap kaççılık, adam kayırma, diz boyu. Rabbena hep bana demekten, yardımlaşmayı paylaşmayı unuttuk.
Toplum olarak öylesine kanıksadık öylesine kabullendik ki, utanmak, yüzümüzün kızarması şöyle dursun, görmezden anlamazdan geliyoruz çoğu şeyi. 
 Hal böyle iken mutsuzluk ve huzursuzluk  peşimizi bırakmıyor. Zira haya duygusundan yoksun olan insanlar mutlu ve huzurlu olamazlar.Onlar tedirgin,şüpheci,sıkıntılı, saldırgan ve güvensiz bir yapıya bürünmüştür. Hayasız davranışlarını sıradanlaştırır, karşı tarafa  doğal bir eylem gibi aktarır. Dolayısıyla hayasını yitirenler düşünme kabiliyetini de yitirirler.
Utanmayan insan her şeyi yapar. “utanmıyorsan dilediğini yap!” ikazını büyüklerimizden duymuşuzdur. Çünkü utanmayan insan her türlüğü kötülüğü, edepsizliği, vicdansızlığı yapmaktan çekinmez. Bu duruma toplum da kayıtsız kalıp bana değmesin de ne yaparsa yapsın felsefesi ile yaklaşırsa artık çirkinliklerin önü alınmaz bir duruma gelmiş demektir. Haksız yere öldürülen savunmasız, zavallı çocuklar, kadınlar. Çöp kutularına atılan bebekler. Açlık ve soğuktan ölüme terk edilen hayatlar.Üç kuruşluk parası için öldürülen insanlar. Gözler önünde kaza geçirip acı içinde kıvranan insanları sadece izlemek veya başım belaya girer endişesi ile o halde bırakıp gitmek, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını gasp etmek, çalmak çırpmak ... Toplumumuzda, insanın tüylerini ürperten kanını donduran öyle olaylara şahit oluyoruz ki, geldiğimiz ve gittiğimiz nokta hiç de iç açıcı bir geleceğe işaret etmiyor.
Oysa insanın en güzel süsüdür utanması, utancından dolayı yüzünün kızarması.İnsan olduğunun göstergesi. Utanmak insanın kalitesini gösteren bir güzelliktir.Utanan insan saygılıdır, edeplidir, faziletlidir, güzel ahlaklıdır. Vicdan merhamet sahibidir. İnsana, hayvana, doğaya karşı merhametlidir. Emek vermediği şeye sahip olmak istemez. Hakkı ve halkı korur gözetir. Erdemli, adaletli, haya sahibidir.

Haya sıyrılmış inmiş, öyle yüzsüzlük ki her yerde
Ne çirkin yüzleri örtermiş, meğer o incecik perde
Vefa yok, ahde hürmet hiç, lafe-i bi medlul
Yalan raiç, hiyanet mültezem, heryerde hak meçhul
Ne tüyler ürperir ya rab, ne korkunç inkılab olmuş
Ne din kalmış ne iman, din harab, iman türab olmuş

Mehmet Akif Ersoy 

Bu vesileyle İstiklal Marşımızın büyük şairi Merhum Mehmet Akif Ersoy'u ölümünün 77.yılında rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Ruhu şad olsun.

Hanife MERT


12 yorum:

Banu dedi ki...

Merhaba Hanifem...
Bu nasıl özlü bir atasözü işte cennetin anahtarı insanlığın kanıtı...
Ama biz bu türde yaşamı göremez olduk azınlık oluyoruz dürüst insana saf çağ diye bakılır oldu ne acııı dimi dost...
Yüreğine kalemine sağlık can yine yudum okuyup içi kıpratan satırları döktürmüşsün...
Edep ar utanma duygusu bizleri insan yapan unsurlar ama şimdi pişkinlik ayıbından utanmama zamanı devri gibi oldu...
Mehmet Akif Ersoy Ruhu Şad olsun...
Bizden sonraki nesillerde bu kıymetli şiirleri yazıları okusun ama anlayarak okusun!!!
Şimdi evden çıkmak zorundayım daha yazmak isteğim çook şey var...
Kocaman sevgileirmle kıymetli blogcan Hanifemmmm:)

bücürükveben dedi ki...

eline sağlık canım, hakikaten öyle olmuşlar:((utanma sıkılma kalmamış, olsaydı böyle ayakkabı kutularında hırsızlık paraları istifler miydi bir de çıkıp hala bunları destekliyor alkışlıyorlar utanma sıkılma olsa kendi ordusunu hapsettirip pkk lılarla, Barzani ile kanki olur muydu? ya say say bitmez sadece aklıma gelen ilk 2 örnek...Mehmet Akif'in ölüm yıldönümüymüş sen yazmasan inan farkında değildim mekanı cennet olsun
canım kocaman öptük seni

bücürükveben dedi ki...

Yorumumu yazıp çıktıktan 1 saniye sonra aklıma geldi.
Utanması, sıkılması olan insan dini kullanmaz. Dini, Allah'ı kullanmaz. Valla Hanife'ciğim katılırsın, katılmazsın sakın yanlış anlama, ateist (ama dürüst, ahlaklı, sapık olmayan, ana,bacı tanıyan, cinsellik dahil vatanseverlik her tür konuda ahlaklı olan ateistleri kasdediyorum) olanlar bu dini kullananlardan daha ahlaklı geliyor bana hiç olmazsa adam 'ben Allah'a inanmıyorum kusura bakma kardeş' diyor geçip gidiyor. Ama bu Allah, kefen, Bismillah, peygamber, namaz, seccade, camii...Allah çarpsın diyorum artık..bu kadar mı insan dini kullanır? Din sanki bu adam kullansın diye yaratılmış! ! !

Hanife Mert dedi ki...

Merhaba Banucuğum,
haklısın artık edep, ar, namus, utanma duygusunu yitirmişler. Gözlerinin içine baka baka yapıyor yapacağını. Hem kel hem fodl derler bizde utanmadan bir de kendilerini masum gösterme gayretindeler. Üstüne üstlük halk da yanlışı suçu destekliyor. Anlamış değilim canım. Güzel yorum için teşekkür ediyorum.
Okuyan gözlerine yüreğine sağlık canım. Öpüyorum seni sevgilerimi gönderdim.
Sağlıcakla...

Hanife Mert dedi ki...

Çok haklısın Müjdeciğim. Yavuz hırsız konuma geçtiler. Suçla değil de, suçu ortaya çıkaranlara müdahale ediyorlar. Toplum da garip suçu ve suçluyu korumaya destek vermeye çalışıyor. Gerçekten anlamış değilim. Nasıl bu hale gelmişiz. Bu durum ne dine ne imana sığar.
Canım diğer yorumunda da düşünce senin ben bir şey diyemem. Yanlız gerçek dindarı ve dini bu yapılanların dışında tutmak lazım.
Yorum için teşekkür ediyorum canım .
Ben de öptüm sizi. Sevgilerimi gönderdim...:))

VuslaT dedi ki...

Sevgili Hanifeciğim yorum yazacağım diye kiminin dinine, kiminin ahlakına, kiminin dinsizliğine, kiminin şerefsizliğine dem vuramayacağım. Bunca yıl para pul makam mevki içinde çalıştım hala 657 nin bana bahşettiği maaş ile borcunu 13 yıldır bitiremediğim 1 evim, 1 arabam var. Ben kendimden ve ailemden yetiştirdiğim evlatlarımdan sorumluyum. Herkes kendi sahip olduklarına şükretse sorun çözülür bence. Ben kendi tarhana çorbamdan sorumluyum başkasının yediği havyar değil, kendi çorbamın sıcağı ısıtır karnımı.. Bu sebeple süslü yorum yazamayacağım. Doğru herkes için doğru, yanlış herkes için yanlıştır..Bunu inançlarla ölçmek değil, yaşayarak göstermek gerek..Selam ve iyi dileklerimle..

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar.

Haya ve edep üzerine utanmayı unutan bir toplumu tasvire çalıştığınız yazınızı ibretle okudum.

Yazınızda da vurguladığınız gibi, edep; akıl ve hikmete muvafık hareket edip, Cenab-ı Hakk’ın emrettiği gibi yaşamaktır. Hayâ ise, utanma ve ar duygusu olup, utanç verici durumlardan sakınmak ve nefsin süfli arzularını terk etmektir.

Ülkemizde ise ne edebin ne de utanma ve ar duygusunun kalmadığını, adete iflas ettiğini açıklamakla çok doğru bir tespitte bulunduğunuzu üzülerek söylemek zorunda kalacağım.

Ülkemiz yine çok kritik bir hadise ile karşı karşıya. Bugüne kadar görülmemiş büyüklükte yolsuzluk, rüşvet ve karapara aklama suçlamalarını kapsayan hayati bir soruşturma yürütülüyor. Bu konuda yazacak daha çok şeyler var ama onları şimdilik beklemeye bırakıyorum.

Konunun muhataplarını edebe ve haya etmeye davet ediyorum. "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar"

Ülkemizin kanayan bu yarasına neşter attığınız için, kaleminize ve yüreğinize sağlıklar diler, teşekkür ederim.

Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun efendim, saygılarımla.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar.

Utanmayı unutan bir toplumun durumunu kaleme alırken; ölümünün 77. yılında kendisini minnetle, şükranla ve rahmetle andığımız M.Akif Ersoy'un haya üzerine dizelerine yer vermek suretiyle konuyu bağlamanız da konunun güncelliği itibariyle isabetli bir tercih olmuştur.

Selam ve dualarımla.

Hanife Mert dedi ki...

Çok doğru dersin Vuslatcığım her koyun kendi bacağından asılır. Benim yazımda anlatmaya çalıştığım genel halimiz ve ahvalimiz. Onu anlatmaya çalıştım. Her vicdan sızısını kendine yaptırır. İnsan elbette kendini sorgulamalı yargılamalı ve etrafına da bakmalı bir taraftan. Kim olduğunu nereden geldiğini ve şuan neler yaptığını yapabileceğini bilmeli. Haksızlıklara yolsuzluklara dur diyebilmeli. Haksız kazanç sahiplerini alkışlamamalı. Sözümü Peygamberimizin(s.a.v) bir hadisi ile bitirmek istiyorum."Bir yerde bir yanlış görürseniz elinizle düzeltin, gücünüz yetmezse dilinizle düzeltin, yine yetmezse içinizden buguz edin. Bu da imanın en zayıf noktasıdır." buyurmuş. Herkes kendi için, vatanı için, milleti ve insanlık için bir şeyler yapmalı. Yine peygamberimiz(s.a.v) "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." Vuslatım yazım geneldir. Değerli yorum ve katkın için teşekkür ediyorum güzel bir pazar geçirmeni diliyorum. Sevgilerimi gönderiyorum.
Sağlıcakla canım.

Hanife Mert dedi ki...

Merhaba Recep Bey,
yazım ile ilgili değerli yorumunuz ve katkınız için çok teşekkür ediyorum.
Giderek Bizleri biz yapan erdemli edepli ahlaktan uzaklaştık ya da birileri kasıtlı olarak yaptırdı. Bizim dinimiz haya edep güzel ahlak dini. Peygamberimiz(s.a.v) "biz güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim" buyurmuş. Bu günkü içinde bulunduğumuz durum bundan uzaklaşmanın bir sonucu.
Recep Bey, tekrar teşekkür ediyor sağlık ve mutluluk diliyorum.
Siz de en güzele emanet olun.
Selam ve saygılar.

Dostbahcesindenlezzetler dedi ki...

Hanifecigim paylasimin icin tesekkurler..Ben sadece 2014 yilinin tum insanlik icin daha iyi bir yil olmasini diliyorum., seni sevgiyle kucakliyorum. Mutlu yillar

Hanife Mert dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum Emelciğim güzel dileklerin için. Ben de 2014 'ün ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlığa sevgi, barış adalet, kardeşlik duyguların güçlendiği bir dünya diliyorum.
Ben de öpüyorum seni.
Sevgiyle kal canım.