4 Kasım 2013 Pazartesi

Tevazu ve Kibir

İnsanı gerçek sevgiden uzaklaştıran, sevginin oluşmasını engelleyen sebeplerin başında gelir, çağın hastalığı olan kibir... Özünü bencillik, çıkarcılık, samimiyetsizlik, kendini üstün görme ve ben bilirim, ben doğruyum gibi egosunu ön plana çıkaran düşünceler oluşturur. 
Gerçek sevginin oluşması için öncelikle kibre neden olan bencillik, çıkarcılık, samimiyetsizlik gibi engellerin kaldırılması gerekmektedir. Kibir, sevginin oluşmasını engelleyen en önemli sebeplerden biridir.
Kibrin zıddı tevazudur.Tevazu ise sevginin olmazsa olmaz şartlarındandır.
Kibirli olan insan kendini diğer insanlardan üstün görür.Bu haliyle de en çok kendine değer verir. Diğer insanları gözünde kendinden daha değersiz, daha aşağı görür. En akıllı, en vicdanlı, en saygın, en doğru, en güvenilir insanın kendisi olduğuna inanır. Dolayısıyla, bu bakış açısına sahip olan bir insanın, kendisinden daha değersiz gördüğü bir kişiye bağlanması, onu sevmesi, onun için fedakarlıkta
bulunması, kalbinde ona karşı gerçek bir sevgi duyması pek mümkün değildir. Bu sebeple sevgi ve kibir birbirine tamamen zıt iki özelliktir.
Kibirli bir insan ne başkaları tarafından sevilir, ne de kendisi başkalarına karşı derin bir sevgi besler.
Kibirli birinin sevgisiz bir hayat sürmesinin bir çok sebebi vardır. Kibirli insanlar, kendilerini yüceltme isteğinden dolayı genellikle alaycı bir karakter sergilerler. Çevrelerindeki insanların kusurlarını dile getirdiklerinde, kendi üstünlüklerini daha iyi vurgulayabileceklerini düşünürler. Böyle birine hiç kimse kalbinde samimi bir sevgi beslemez.

 Mevlana Mesnevisinde şöyle bir hikaye anlatır;
Kendini beğenmiş bir gramer (nahiv) bilgini, boğazdan karşıya geçmek için bir kayık kiraladı ve kurumla oturduğu yerine. Kayıkçı, olgun ve alçak gönüllü bir insandı. Hiç ses çıkarmadan küreklere asılıyor, yolcusunu sağ salim karşıya geçirmek ve üç beş kuruş kazanmak istiyordu.
Denizin orta yerine geldikleri sırada Bilgin küçümser bir eda içinde sordu:
-Sen hiç gramer okudun mu?.. dil biliminden anlar mısın?
Kayıkçı:
-Hayır efendim dedi, ben cahil bir kayıkçıyım, dediğiniz şeylerden hiç anlamam.
-Vah vah dedi Bilgin, ömrünün yarısı boşa geçmiş!..
Böyle bir süre ilerledikten sonra rüzgar şiddetini artırmaya, dalgalar büyümeye başladı. Denizde fırtına çıkmış, bilgin korkmaya başlamıştı.
Kayıkçı olağanüstü bir güçle kurtulmaya, sağ salim karşı kıyıya geçmeye çalışıyordu. Gördü ki artık kurtuluş ümidi yok, Bilgine dönüp sordu:
-Efendim, yüzme bilir misiniz?
Bilgin:
-Ne yazık ki bilmiyorum diye inledi.
O zaman kayıkçı:
-Vah vah dedi, şimdi ömrünün hepsi boşa gidecek! Keşke gramer bileceğinize benim gibi yüzme bilseydiniz de canınızı kurtarsaydınız...

Hikayemizde de görüldüğü gibi kibirli insanlar, kibrinden dolayı zor durumda kalma ihtimallerini göz ardı etmektedir.
Tevazu sahibi mütevazi insanlar ise, kibirli insanın aksine çok sevilirler. Zira böyle insanlar karşısındaki kişiye değer veren, edepli, güzel ahlaklı, empati kurabilen insanlardır. Böyle bir insan, hiçbir konuda “en iyiyi ben bilirim iddiasında bulunmaz, gurur yapmadan karşı fikre de saygılı olur. Doğruya karşı direnmez, yanlışa karşı öfkeyle yaklaşmaz. İnsanların sorunlarına karşı duyarlı davranır ve ince düşünceli olur. Hiçbir konuda bir üstünlük iddiası olmadığı için, “önce o sevgi göstersin, önce o selam, versin, önce o benimle konuşsun” gibi kibirden kaynaklanan hesaplar yapmaz. Karşısındaki insan katı ve kibirli olsa bile, alçak gönüllü davranır. Herkesin fikrine önem verir, herkesin selamına en güzeliyle cevap verir, yüreği herkese karşı sevgi ve saygı dolu olur.
Uyumlu, her fikre açık, hiçbir konuda kibir yapmayan, her zaman karşısındaki insanları onore eden, onlara önem veren insan modeli oluşturur. Bu nedenle tevazulu insanlar çok sevilen sayılan insanlardır.

İnsan nereden gelip nereye gideceğine bakmalı, yaratılış amacını iyi idrak etmeli...Kibirden uzak durmalı.

Hanife Mert

15 yorum:

Gülçin nur dedi ki...

Her zamanki gibi çok güzel bir konuyu kendine has güzel üslubunla perçinleyişine hayranım Yaren'im..
zaman insanları çok değiştiriyor buna bende dahilim..Güzelliğin göreceli olduğu bir dönemde ruhun güzelliğine kaç kişi bakıyor farkındayız çok az..belki o çok az la yetiniyoruz ama bilerek anlamaktan ve dinlemekten yoksun bir toplum olup çıkmışken kim anlar tevazudan..olumlu bir çok şeyler yaşanır içinden çekip olumsuzu diderler, olumsuzsa zaten kıyamet kopmuş demektir..bir insan susup da'ben yorludum, bir kendimi dinleyim'demez mi? bu nasıl bir edep'tir bilmiyorum..Mevlana'yı anlamak kolay'da uygulamaya dökmek zor..görünen köy klavuz ister mi..
yüreğine kalemine sağlık Yaren'im..

VuslaT dedi ki...

Sevgili hanifem derler ki mahfolmanın bir adım önü kibirdir. Yani kibirli insan mutlaka bir yerde tökezler..Çok doğru çok anlamlı çok paylaşılası bir yazıydı..Kalemin dert görmesin..

Asya Yazar dedi ki...

Güzel yazınız için tebrikler, öykü de gülümsetti; çok önemli bir ayrıntıyı vurguluyor aslında. Hayatta kalmak için gerçek yaşam bilgisi önemlidir, gramer bilgisi değil.

Hanife Mert dedi ki...

Sevgili Gülçinciğim güzel duyarlı yorumun için sağ ol. Gerçekten öyle insandaki"ben" lik öyle tavan yapmış bir durumda ki, ben diyor başka bir şey demiyor. Ben bilirim, ben yaparım, ben doğruyum... Karşıdakini eleştiren, rencide etmeye çalışan, alay eden küçük görmeye çalışan, ötekileştiren tavırlar. Son dönemlerde alabildiğince çoğalmakta. İnsan değişmeyecektir helede kibri kendine şiar edinmiş kimseler ama insan şunu çok iyi bilmeli, yaratılış gayesine bakmalı. Sahip olduğu hiç bir şey kendine ait değil. Ona sahip olduklarını veren bir yaratıcı var. Ne kadar yükselirsen yüksel sonunda yere mahkumsun. Gideceğin yer varacağın menzil belli.Kime büyüklük taslıyorsun. Şeytan da kibrinden Hz. Adem'e secde etmedi cennetten kovuldu kaybedenlerden oldu. Kibirli olanlar da aynı değil mi?
Üzerindeki kibir yaftasını atıp alçak gönüllü olmalı insan...
Yorum ve değerli düşüncelerinle katkın için teşekkür ediyorum.
Sevgilerimle sağlık ve esenlikler diliyorum.

Hanife Mert dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum vuslatcığım senin de okuyan gözlerine sağlık. Kibir insanı felakete götürür...
Selam ve sevgilerimle
huzur ve mutlu günler diliyorum.

Hanife Mert dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum Asya Hanım. Haklısınız hem gerçek yaşam bilgisi önemli olması ve kibrin insanı ne kadar gülünç duruma düşüreceğinin de mesajını veriyor. Teşekkür ediyorum her zamanki gibi kısa ve öz yorumlarla yaptığınız katkı için...
Sevgilerimle, sağlık ve huzur diliyorum.

Dostbahcesindenlezzetler dedi ki...

Hanifecigim yine cok guzel bir yazini bizlerle paylasmissin..Kendini beyenmis herseyi ben bilirim havasinda olan kendi disindakilere yuksekten bakan insanlari hic sevmem..Kibirli insanlardan hoslanmam..kalemine saglik canim sevgilerimi gonderdim kocaman:)

Hanife Mert dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum Emelciğim, okuyan gözlerine yüreğine sağlık canım.
Ben de hiç sevmem. Kendini yüksekte gören insan temelde kompleksi olandır. Bu bir hastalıktır. Ama alçak gönüllü insanların ise her ne kadar gönlü alçak olsa da, insanların gözünde yüksektedir onlar.
Ben de öpüyorum seni gönülden. Selam ve sevgilerimle canım.
Sağlık ve mutluluklar diliyorum.

Hobistanya dedi ki...

Selamlar ne de guzel anlatmissiniz, insana yakismayan bir ozellik kibir, Mevlana hikayesinde ozetlemis herseyi ,yuregine saglik sevgilerimle

Hanife Mert dedi ki...

Teşekkür ediyorum Hobiciğim. Okuyan gözlerine yüreğine sağlık. Haklısın insana yakışmayan bir özellik kibir ancak etrafta öyle çok var ki...
Gönülden sevgilerle, güzellikler senin ve sevdiklerinin olsun canım.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar.

Kibir insanı sinsice yiyip bitiren ve öfkeden daha tehlikeli bir hastalıktır.

Cenab-ı Hakk, biz inananları bu sinsi ve tehlikeli hastalıktan korusun ve tevazu göstermek için de ihtiyacımız olan güzel sabrı bizlere bahşetsin inşAllah!

Bu güzel ve yararlı paylaşımınızdan dolayı kaleminize ve gönlünüze sağlık ve mutluluklar dilerim.

Selam ve dualarımla.

Hanife Mert dedi ki...

Merhaba Recep Bey,
Amin...Çok teşekkür ediyorum yorum ve katkınız için. Okuyan gözlerinize sağlık.
Selam ve saygılarımla.

Hüseyin Güzel dedi ki...

Tevazu şart.
Kibirden uzak durmak lazım.
Kalemine sağlık Hanife hanım.

Hanife Mert dedi ki...

Teşekkür ediyorum Hüseyin Hocam, sağ olun.

deeptone dedi ki...

ah çok güzel yazmışsın ki.

sevgiyle gurur ve bencillik bir arada olmuyor değil miiiğğğ.

:)