29 Mart 2013 Cuma

Hayme Ana (Devlet Ana) 'nın Asırlık Öğütleri Bu Gün Bile yol Gösteriyor...


Osman Gazi'nin Babaannesi Hayme Hatun'un oğluna öğütleri asırlardır devlet adamlarına yol gösteriyor. İşte Osmanlı Devleti'nin temellerini atan Hayme Ana'nın öğütleri... 
Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin babaannesi Hayme Ana'nın, oğlu Ertuğrul Gazi'ye yönelik ''adaletli, erdemli, sabırlı ve yoksullara karşı cömert olmasını'' yönündeki öğüdü, asırlardır devlet adamlarına yol gösteriyor.
Oğuzlar'ın Bozok kolunun Kayı Boyu'na mensup bir Türkmen kızı olan Hayme Ana, 1200'lü yıllarda Gündüz Alp ile evlenerek sadece bir ailenin değil, 6 asır hüküm sürecek bir devletin temellerini attı.....
Hayme Ana, eşi Gündüz Alp'in göç sırasında Fırat Nehri'ni geçerken boğularak ölmesi üzerine 1250'li yıllarda aşiret reisliğini ele alıp, dağılma noktasına gelen Kayı Boyu'nu toparladı. Kayı Boyu'nu Aşağı Sakarya Vadisi'ne, Ankara'nın batısındaki Karacadağ bölgesine yerleştirdi. Ankara'nın Haymana ilçesinin bu dönemdeki yerleşmeden kaynaklandığı biliniyor.
Kayı Boyu'nu daha sonra Kütahya'nın Domaniç ilçesindeki Çarşamba köyüne getiren Hayme Ana, oğlu Ertuğrul Gazi ile torunu Osman Gazi'yi yetiştirerek Osmanlı Devleti'nin kuruluşuna vesile oldu ve bundan dolayı ''Devlet Ana'' olarak anılmaya başladı.
Hayme Ana ve Gündüz Alp'in, Sungur Tekin, Gündoğdu, Ertuğrul ve Dündar adlarında 4 oğlu vardı. 13'üncü yüzyıl ortalarına doğru delikanlılık çağına gelen Ertuğrul Gazi, annesinden aşiret reisliğini devraldı ve bundan sonra aşiret daha da güçlendi. Selçuklular ile birlikte öncü kuvvet olarak savaşlara katıldılar. Anadolu Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubad'ın İznik İmparatorluğu üzerine 1270'te yaptığı sefere katılan Ertuğrul Gazi'ye, Söğüt ve Domaniç bölgesi yurtluk olarak verildi. Bundan sonra aşiret, Domaniç'i yazlak, Söğüt'ü kışlak olarak kullandı.
Hayme Ana'nın, 1280'li yıllarda eylül ayının ilk günlerinde kışlağa dönüş sırasında öldüğüne, Ertuğrul Gazi'nin ise annesini Çarşamba köyünde her yıl çadır kurduğu bir tepenin üzerinde defnettirdiğine inanılıyor.

AŞİRETİ EMANET ETTİĞİ OĞLUNA ÖĞÜDÜ 
Hayme Ana, Kayı Boyu ile birlikte hayatını sürdürürken evlat ve torunlarının fazilet ve dirayet sahibi olması için onları ''Devlet Ana'' anlayışıyla yetiştirdi.
Osmanlı Devleti'nin kurucusu Ertuğrul Gazi, annesi Hayme Ana'dan 13'üncü yüzyılın ortalarında bir beyliği değil, aynı zamanda asırlara hükmedecek devlet anlayışını da teslim aldı. Hayme Ana'nın, oğluna nitelikli devlet adamı olma ve milletini hakkaniyetle yönetmenin ip uçlarını verdiği şu öğüdü, asırlardır unutulmuyor:
''Oğul... Anayurttan ayrılalı yıllar geçti. Deli rüzgarlar önünde oradan oraya savrulduk. Beylik otağını kurduğumuz şu yaylalar, artık son durağımız, son konağımız olsun. Oğuz'un yurtlarına diktiğimiz ağaçların kökleri kara yerin derinliklerine, dalları gökyüzünün yüceliklerine uzansın. Ak-boz atlara binip yağı üstüne yel gibi vardıkta Kadir Tanrı gözü pek yiğitlerimizi korusun. Göğsü kaba yerli kara dağlar gibi duran erlerimiz ile kır çiçekleri gibi saf ve temiz, ak yüzlü, ala gözlü kızlarımız kutlu Kayı Boyumuza gürbüz evlatlar versinler. Altın başlı otağlarımız Çarşamba yaylasını bürüsün. Kayı'nın ve diğer bütün boyların oğullarını Ertuğrul'umla bir tutarım. Onların hepsini soyumuz için Hakk'ın kutsal birer emaneti bilirim.
Oğul... Boyundan, soyundan olsun olmasın insanlara adil davran. Adaletten ayrılma ki, insanların birlik ve dirlik kazansın. Yurdunda, obanda herkes gezsin. Ululuk isteyen töreden ayrılmasın. Bu dünya bir oturma yeri değildir. Yapacağın iyi ve doğru işlerle insanların hizmetinde bulunursan güzel övünçler senin olur. Yüreğinden inancı, ağzından duayı, davranışından erdemi hiç eksik etme. Bir de sabırlı ol oğul, ekşi koruk sabırla tatlı üzüm olur. Oğul... Beylik dermekle, ağalık vermek iledir.Sofranı ve keseni yoksullara açık tut.

Hayme Ana eşiyle 800 çadır idare etmiş. Eşi öldükten sonra 400 çadırla geldiği bu topraklarda, en güzel ve en mükemmel şekilde 630 yıl süren bir imparatorluğun tohumlarını atmıştır. Bu topraklar, suyu, havası ve ormanlarıyla şifa dağıtan topraklardır. 
XIII.yüzyılın  ikinci yarısında vefat eden Hayme Ana’nın türbesi Kütahya’nın Domaniç ilçesine bağlı Çarşamba köyündedir. Hayme Ana her yıl eylül ayının ilk haftası pazar günü çeşitli törenlerle yad edilmektedir. 

Hayme Ana sadece bir ana değil, tüm analara örnek bir Türk anasıdır. Ayrıca bir filozof dur, her öğüdü bu gün bile devlet adamlarına ışık tutuyor.Türk tarihinde çok önemli şahsiyetlerden birisi olan Hayme Ana, dünyada yaşayan bütün Türklerin cefakâr, fedakâr anası ve Türk kadınları için en büyük simgedir. O,  Türk kadınının isterse toplumda nasıl bir yer edineceğinin, neler yapabileceğinin de en güzel örneğidir.

10 yorum:

Hüseyin GÜZEL dedi ki...

Hanife hanım emeğine sağlık. Hayme Ana adını ilk defa duydum. Osmanlı Devleti'nin temellerinde bir kadından tarih kitaplarında pek bahsedilmez. Demek ki bilmediğimiz çok şey var.
Saygılar.

asya yazar dedi ki...

İyi ve güzel olan değerler hangi zaman diliminde olursa olsun hep aynı. Zaman aşımına uğramıyor yani ama insanlar hep aynı.600 sene öncesinden daha iyi değiller maalesef. Ayrıntıda ne çok hikaye var bilmediğimiz,teşekkürler böyle önemli bir şahsiyeti anlattığınız için.Sevgiler

Hanife Mert dedi ki...

Tarihimiz nice isimsiz Hayme Anaların,Nene Hatunların,... kahramanlıkları ile dolu. Türk kadını yönetiminde eşinin yanında her daim söz sahibi olmuş, kimi zaman da Hayme Ana gibi direk yönetimi eline almış.Ülkemizin içinde bulunduğu moral bozucu durumları, böyle tarihimize bakarak bertaraf etmek ve yeniden moral bulmak için paylaştım...Türk kadını kendini tanımalı, isterse neler yapabileceğini bilmeli, pısırık olmamalı. Bu güç onda mevcut. Yorum için teşekkür ediyorum. Sizin de okuyan gözlerinize sağlık. Selam ve saygılar,

Hanife Mert dedi ki...

Çok doğrusunu Asya Hanım. Hani derler ya, "tarih tekerrürden ibaret" diye. Çok doğru. İncelediğimizde insanlık her dönemde aynı mücadelesini aynı şekilde vermiş. Değişen kişiler ve zaman...Bu nedenle araştırmalı öğrenmeli, onların tecrübelerinden faydalanmalıyız ki, karşılaştıklarımızla baş edebilmek için... Katkınız için teşekkür ediyorum.İyi geceler diliyorum.
Sevgilerimle,

nurtendemirel dedi ki...

Canım,
Yaklaşık on beş yirmi gündür ablam bende yatılı olduğundan hiç bir şey yapamıyorum. Ne okuyabiliyor ne de yazabiliyorum. Kırk yılda bir işte.
İstanbul'da ev arıyordu ablam, buldu çok şükür. Kendi evine yerleştiğinde rahatlayacağım inşallah.
Öpüyorum.

Hanife Mert dedi ki...

Ben de merak ediyordum seni. Ablanların olduğunu söylemiştin. Hatta cumartesi günü aramayı düşündüm. Ama beyanname dönemi çok yoğun olacağını düşündüğüm için aramaktan vaz geçtim. Ablanın ev bulmasına sevindim. Hayırlı olsun.Arada kendini göstermende yeterli.Öptüm canım, sevgiler..

VuslaT dedi ki...

Sevgili hanifeciğim ben daha önce duymamış olduğum için üzüldüm şimdi. Sayende Devlet anayı öğrendik. Evet Türk kadınının tarihten gelen bir gücü muazzam bir yönetme kabiliyeti olduğuna dair önemli şahsiyetmiş.teşekkürler paylaşımına..

Hanife Mert dedi ki...

Ben teşekkür ediyorum vuslatcım, okuyan gözlerine sağlık. Amaç paylaşmak bizim kim olduğumuzu ve neler yapabileceğimizi görmemiz gerekiyor. Pısırıklıktan kurtulmamız için...

hatice avcı dedi ki...

Çok güzel bir paylaşım türk kadını çok güçlüdür aşamayacağı hiç bir engel yoktur yeter ki istesin sevgiler:))

Hanife Mert dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum, okuyan gözlerinize sağlık. Türk kadını yeter ki istesin. Ama biran önce gücünün,kim olduğunun farkına vararak pısırıklıktan kurtulmalı.:)
Sayfama hoş geldiniz.
Katkınız için teşekkürler.