12 Mart 2014 Çarşamba

Allah Bu Millete Bir Daha İstiklal Marşı Yazdırmasın!


  İstiklal Marşımız bağımsızlığımızın,dimdik ayakta var oluşumuzun  en önemli göstergesidir. Marşımızı diğer milli marşlardan ayran en önemli özelliklerinden birisi de yurdumuzun düşman işgaline uğradığı felaket günlerini yaşadığı dönemde hazırlanmış olmasıdır. 
  Saldırgan düşmana karşı Anadolu’da tutuşan heyecanı alevlendirecek, vatan sevgisini ve inancını canlı tutacak bir marşın hazırlanması düşüncesi, Genel Kurmay Başkanı İsmet (İnönü) Paşa dan geldi. İsmet İnönü böyle bir marşın Fransız ordusunda mevcut olduğunu ve bizim ordumuz için de faydalı olacağını Milli Eğitim Bakanlığına iletti. Milli Eğitim Bakanlığı da bu düşünceyi benimseyip bir yarışma düzenledi. Beğenilen güfte için 500 lira ödül verilecekti. Yarışma için 734 şiir gönderildi. Bir kurulca bunlar titizlikle incelenip 6 tanesi ayrıldı. Ama hiçbiri beğenilmedi; marş olacak değerde bulunmadı. O zaman Burdur Milletvekili olan Mehmet Akif’in para ödülünden rahatsızlık duyduğu için yarışmaya katılmadığı öğrenildi. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi şairin Meclis’teki sıra arkadaşı Balıkesir Milletvekili Hasan Basri Bey’in yardımını istedi. 
Hasan Basri Bey bundan sonrasını şöyle anlatıyor:
‘‘Akif Bey’in yanımda olduğu bir zaman, elime bir kağıt parçası alarak,onun dikkatini çekecek bir tarzda yazmaya başladım.
                                                                                                                           


- Ne yazıyorsun?

- Marş…İstiklal Marşı yazıyorum.

- Yahu sen ne adamsın? Seçilecek şiire para ödülü verileceğini bilmiyor musun? İçinde para olan bir işe nasıl katılıyorsun?
- Yarışma kaldırıldı? Seçilecek şiire ne para verilecek, ne de her hangi bir ödül. Milli Eğitim Bakanı bana güvence verdi.
- Ya, o halde yazalım.
İşte böylece yazılmaya başlanan ve 48 saatte bitirilen İstiklal Marşı, imzasız olarak Milli Eğitim Bakanlığının seçici kuruluna sunuldu. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, daha önce seçilen 6 şiirle birlikte yeni şiiri Ordu Komutanlarına gönderdi. Onlardan, şiirlerin askerlere okunmasını, beğenilenleri sıralamalarını istedi. Komutanlar, kısa sürede sonucu bildirdiler: Hepsi de Mehmet Akif’in şiirini birinci sıraya almıştı. Bundan sonraki iş, İstiklal Marşı’nın T.B.M.M’ne getirip kabul ettirmekti. Marş, ilkin Meclis’in 1 Mart 1921 günü yaptığı ikinci oturumunda ele alındı. Başkan Mustafa Kemal’in söz vermesi üzerine Hamdullah Suphi kürsüye gelerek, sık sık alkışlarla kesilen şiiri okudu ve son seçimin Meclis’e ait olduğunu söyledi. O gün oylama yapılmadı. Şiirle ilgili konuşmalar ve oylama, Meclis’in 12 Mart 1921 günü öğleden sonraki oturumunda yapıldı. Bazı milletvekilleri, bir komisyon kurularak şiirin yeniden incelenmesini, bazıları da hemen görülüp karara bağlanmasını istediler. Uzunca tartışmalardan sonra, şiirin kabulü için verilen 6 önerge benimsendi ve İstiklal Marşı çoğunlukla kabul edildi.

ALLAH BU MİLLETE BİR DAHA İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN
Mehmet Âkif'in rahatsız bulunduğu, Alemdağı'nda son günlerde içlerinde Târık Us'un da bulunduğu bir grup üstadın ziyaretine gitmişler, Mehmed Âkif bitkin bir hâlde yatağında yatıyordu. Konuşma esnasında söz İstiklâl Marşı'na intikâl ettirilmiş, gelen ziyaretçilerden biri:
— Acaba İstiklâl Marşı yeniden yazılsa daha iyi olmaz mı? Demiş bu söz üzerine yatağında bitkin bir hâlde yatmakta olan Akif; birdenbire başını kaldırmış ve ona:
— Allah bir daha bu millete İstiklâl Marşı yazdırmasın!
O şiir bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O milletin malıdır. Allah, bir daha bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın
Evet:
— Allah bir daha bu memleketin, bu milletin istiklâlini tehlikeye düşürmesin! Bir daha onu istiklâl Marşı yazmaya mecbur etmesin, sözüyle ziyaretçileri susturmuş, o büyük insanın ne demek istediği herkes tarafından anlaşılmıştı.
Milletçe aynı kararlılıkla, İstiklal Marşımızda en güzel ifadesini bulan ortak değerler ve amaçlar etrafında birleşerek, daha iyi, daha mureffeh bir gelecek için azimle, inançla çalışmaya devam edeceğiz. Bugün hepimize düşen en büyük görev, geçmişte gösterilen çabaların anlam ve öneminin bilincine vararak, atalarımızın emaneti olan yurt topraklarına sahip çıkmak, Cumhuriyetimizi sonsuza değin yaşatmaktır.

İstiklâl Marşı’mızın TBMM tarafından milli marş olarak kabul edilişinin 93. Yıldönümü kutlu olsun. Bu vesileyle başta Büyük Atatürk olmak üzere, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını ve Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve minnetle anıyoruz." Ruhları şad olsun.






10 yorum:

bücürükveben dedi ki...

Amin. Ama öyle bir haldeyiz ki, marş yazmasak da bir kurtuluş savaşı vermek zorundayız bunu sandıkla, mandıkla yapabileceğimizi pek sanmıyorum...:( her şey hile yapmaya o kadar müsait ki..geçen seçimlerde hiç unutmuyorum belediyenin, devletin kimsesizler yurdunda kalan, demans(bunama)hastası, 70, 80, 90 yaşında kendi kızını, oğlunu tanımayanlara oy kullandırtmışlardı. Şuraya mühür bas diye!!!

Bir de nereden nereye geldik dedim okurken yazını...hale bakın yaaa adamcağız - mekanı cennet olsun- yarışmada PARA verecekler diye ÖDÜ KOPUYOR! Sırf para almamak için yarışmaya katılmıyor! Şimdiki nesil ise - istisnalar hariç söz meclisten dışarı- 3 kuruş için 3 takla atmaya hazır! Elde telefon şu ihaleyi ona verme bana ver, parasının tümünü getirmezse sakın alma oğlum, sonra hepsi kucağımıza düşecekler!" pazarlıklarında. Vay be kimler bizi idare ediyor!!! Rezillik diz boyu, çamur diz boyu valla bunca pisliği tekrar bir kurtuluş savaşı yapmadan nasıl temizleriz pek aklım almıyor Hanifeciğim...pek aklım almıyor....

Bücürük'le kocaman öpüyoruz canım, eline sağlık çok güzel ibretli bir yazıydı özellikle para için takla atmak yerine PARAYI REDDEDEN yüce gönüllü insanları hatırlattı yazın tekrar bana..
sevgilerimle

Hanife Mert dedi ki...

Bu millet öyle bir durumdan o yüce gönüllü insanların sarsılmaz imanları, edepleri, güzel ahlakları ve ölümüne bir vatan aşkı sayesinde kurtuldu Müjdeciğim. Şimdi bakıyorum da bizler ile onları mukayese bile etmek imkansız. Senin de bildiğin gibi ortalık darma duman. Herkes iki yüzlü herkes yalaka olmuş. Ben de diyorum söz meclisten dışarı. İstisnaları ayrı tutuyorum.Vatan söz konusu olduğunda insanlar sorumluluğu atıveriyor üzerinden yada ne bileyim. Üstünde durmuyor. Ama başka şeylerde öyle güzel ve çabuk organize olup ayaklanıyor tepkisini gösteriyor ki, insan şaşırıyor. Bu güne kadar bayraklarımız yakıldı yırtıldı yerlere atıldı. Daha dün okudum. Akp mitinginden sonra Türk Bayrakları yerlere atılmış, çöplere atılmış kimileri ayaklarını silmiş. Diğerleri sen eline emeğine sağlık her daim konu olarak işliyorsun. Ama Müjdeciğim paşalarımızın tahliyeleri beni inanılmaz mutlu etti. Umutlandırdı.
Ben de Canı gönülden Allah bu millete tekrar istiklal marşı yazdıracak duruma düşürmesin diye dua ediyorum. Ama diğer taraftan da en haklısın.
Yorum için teşekkür ediyorum canım. Öpüyorum ikinizi de.
Sevgiler canım.

Dostbahcesindenlezzetler dedi ki...

Bende aminnn diyorum..guzel gunler gelsin hep gunes olsun aydinlik olsun. Ama korkmuyorumda degil..neler olacak nereye gidiyoruz gorecegiz. Huzurlu bosuna olen insanlarin olmadigi bir ulke icin guzel gelecek olsun..sevgiler

Hanife Mert dedi ki...

Teşekkür ediyorum Emelciğim. Dileğin dileğimdir. Ben de çok istiyorum. Bize düşen gözümüzü açmalı aklımızı kullanmalı, sağ duyulu davranmalı. Provakasyona müsade etmemeli. Birlik ve beraber hareket etmeliyiz.
Teşekkür ediyorum yorum için.
Öptüm canım sevgiler.

deeptone dedi ki...

ne güzel hikayemiş yaaa. aman evet o dileğinde de çok haklısın. aman valla tüylerim ürperdi aman aman yaa :)

Hanife Mert dedi ki...

Hikaye değil sevgili deepton... Gerçek bu. İstiklal Marşımızın kabulünü paylaştım. Mehmet Akif Ersoy söylemiş "Allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın" diye. Biz de amin inşaallah diyoruz.
Sevgiyle mutlu kal.

deeptone dedi ki...

ya anladım ki zaten ya. marşı hikayesini demek istemiştim iştee. gerçek ama geçmiş ya hikaye gibi yaaa. amin amin aman aman.

Özgür Tatlar dedi ki...

Güzel ülkemiz herseyin enguzeline layik.cok şükür bazi tahliye ler oldu, diğer suçsuz asker lerimuzde cikacak inşallah.

Hanife Mert dedi ki...

Anladım sevgili deep.
Sevgiyle ve mutlu kal.

Hanife Mert dedi ki...

İnşaallah özgür tatlar. Paşaların tahliyesi biraz güvenimizi arttırdı.
Yorum ve katkı için çok teşekkür ediyorum.
SEVGİLER.