2 Ekim 2013 Çarşamba

Adımız Andımızdır!!

Her sabah günün ilk ışıklarıya yavrularımızın kararlı, gururlu, coşkulu sesleri ile günaydın sevgili arkadaşlar diye başlayan;  Türküm, doğruyum , çalışkanım… diye devam eden dostuna güven düşmanına korku salan yaklaşık seksen yıldır  ilkokullarda çocuklarımızın okuduğu andımızı  23 Nisan 1933 yılında Türk çocuklarına armağan eden  Dr. Reşit GALİP’tir.
Prof. Dr. Afet İNAN, “Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler” adlı eserinde (s. 213) Dr. Reşit GALİP ve “AND” hakkında şunları yazmıştır:
“1933 yılının 23 Nisan Çocuk Bayramı idi. O, heyecanla Çankaya Köşkü’ne geldiği vakit, Atatürk’ün yanında bana bir kâğıt uzattı ve şunları anlatmaya başladı. “Sabahleyin ilk bayramlaşmayı kızlarımla yaptım. Onlara bir şeyler söylemek istediğim vakit, bir and meydana çıktı. İşte Cumhuriyetimizin 23 Nisan çocuklarına armağanı” dedi:
Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Bu sözler, Türk çocukları tarafından o yıldan beri tekrarlanmaktadır. Vatanperver Dr. Reşit GALİP, evvelâ bir baba olarak bu hisleri duymuş; sonra da Millî Eğitim Bakanı olarak okul çocuklarına bu andı içirmişti.”
Millî Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu 10 Mayıs 1933 tarih ve 101 sayı kararı ile bu “Öğrenci Andı”nı, idealist Millî Eğitim Bakanının belirttiği şekilde uygulamaya koymuştur.
Talim Terbiye Kurulu’nun bu kararına göre, öğrencilerin her gün tekrar edeceği “Öğrenci Andı” ile ilgili olarak Millî Eğitim Bakanlığı, metni bu yazımızın sonuna alınan 18 Mayıs 1933 tarih ve 1749/42 sayılı genelgeyi yayımlamıştır. “Öğrenci Andı”nın amacı ve söylenirken nelere dikkat edilmesi gerektiği bu genelgede açıklanmıştır. 29 Ağustos 1972 tarih ve 14291 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan ilkokullar yönetmeliğinin 78. Maddesinde “Öğrenci Andı”na aşağıdaki son bölüm eklenmiştir.
“Türküm, doğruyum, çalışkanım; yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun.Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk; açtığın yolda, kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Ne mutlu Türküm diyene”
“Öğrenci Andı”nın bugün söylenmekte olan metni, Millî Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi’nin Ekim 1997 tarih 2481 sayısında yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 10. Maddesiyle belirlenmiştir. Bu maddeye göre ilköğretim okulunda öğrenciler, her gün dersler başlamadan önce öğretmenlerin gözetiminde topluca aşağıdaki “Öğrenci Andı”nı söylüyorlar.

“Türküm, doğruyum, çalışkanım.İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime and içerim.Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.
Ne Mutlu Türküm Diyene!”
İlköğretim okullarında öğrencilerin, her gün dersler başlamadan önce öğretmenlerin gözetiminde topluca söyledikleri “Öğrenci Andı”nın amacı, anlamı ve öğrencilere nasıl kavratılacağı,metni aşağıya alınan 18 Mayıs 1933 
 tarih ve 1749/42 sayılı Bakanlık genelgesinde çok güzel açıklanmıştır.
Amacı;
Her öğretmenin ve her okul yöneticisinin bu emri dikkatle okuması ve uygulaması gerekir.
Öğrenci andında yer alan her sözde ve anlamında Türk Millî Eğitiminin amacının özü vardır. Andda geçen her sözün ve ettikleri yeminin anlamı öğrencilere iyi kavratılmalı. Öğrenciler, okul içinde ve okul dışındaki hayatlarında, her sabah söyledikleri anda göre hareket ederek “doğru” ve “çalışkan” olmalı. Küçükleri korumalı. Büyükleri saymalı. Yurdunu ve milletini özünden çok sevmeli. Yükselmeyi ve ileri gitmeyi “ülkü” edinmeli. Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe durmadan yürümelidir. Yeri gelince varlığını, Türk varlığına armağan edebilmelidir.
Öğrencilerin okul içinde ve okul dışındaki davranışları, Andda söyledikleri sözlere ve ettiği yemine uygun olmalıdır.

30 Eylül 2013 tarihinde Türkiye  Cumhuriyeti Devleti' nin başbakanı tarafından demokratikleşme paketi adı altında yayınlanan paketin maddelerinden biri ile kaldırıldı.Görülen o ki, Türk çocuklarının büyük bir coşku ile verdiği söz and demokrasiye aykırı gelmiş.
Yavrularımızın o küçücük yüreklerine zihinlerine ilmek ilmek işlenen andımızda , doğruluk, çalışkanlık, büyüklerini saymanın, küçüklerini sevmenin, vatanını canından aziz bilecek kadar kutsal olduğunu öğrenmesi, Atasının gösterdiği ilim ve irfan yolunda ilerlemesi için söz vermesi, and içmesi sağlanmakta idi. Bu Türk Milletinin yansıması olarak, Türk çocuğundan alınan sözün demokratikleşmeye aykırı olarak görülüp kaldırılması hepimizi derinden üzmüştür. 

Ancak şu bilinmeli ki! Türküm diyen kendini "TÜRK" gibi hisseden her "TÜRK", çocukluğunda verdiği anda söze, son nefesine kadar kadar sadık kalacaktır. 
           
                 NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
                        Hanife Mert

13 yorum:

Müjde Dural dedi ki...

Ah Hanife'ciğim yüzlerce blog var, şu ana kadar kendimden başka ilk ve tek seni gördüm bu konuya değinen. O yüzden çok teşekkür ediyorum, mutlu ettin beni, yazanın Dr. Reşit Galip olduğunu ve hikayesini de bilmiyordum öğrendim iyi ki araştırmışsın, öyle vatansever insanların yine milli eğitim bakanı olacağı günleri göreceğiz inşallah, umudumuzu asla yitirmiyoruz, ULUSAL BAYRAMLARIMIZA, ANDIMIZA, tüm değerlerimize saldırdıkça saldırıyorlar onlar saldırdıkça pes etmeyeceğiz, daha kararlı, daha cesur olacağız, ne kadar çok hainimiz varmış ama Osman Pamukoğlu paşanın dediği gibi tüm hainleri gömmeye yetecek toprağımız da var...

Canım sevgilerimle öpüyorum..

Hanife Mert dedi ki...

Ben teşekkür ediyorum Müjdeciğim okuyup güzel düşüncelerini paylaştığın için. Duyarlı olan her Türk vatandaşı kendi imkanları dahilinde fikrini açıklamalı tepkisini göstermeli. Sus sus nereye kadar. Öyle sanıyorum ki bir çok kişi tepkilidir demokratiklik adı altında yapılan demokrasiye karşı eylemlere. Elbette pes etmeyeceğiz. Bundan önceki paylaştığım yazıda belirttiğim gibi Müjdeciğim çok yüzeysel yaşıyoruz derin düşünemiyoruz. Değer yargılarımız değişti. Osman Pamukoğlu Paşa'nın sözüne gönülden destek veriyorum.
Teşekkür ediyorum Müjdeciğim ben de öpüyorum ikinizi de..
Sevgilerimle..

Banu dedi ki...

Merhaba Hanifecim...
Ne Mutlu Türküm Diyene...
İnan bende duyunca şaşırdım milletimizin hali ortada bide bu insanlar küçükten and içmezse biyüyünce ne olacaklar düşünemiyorum. Gerekçe neydi kalkmasında anlayamadım...
Geçen gün organ mafyalığı yapan doç. dr ve ekibi vardı ahhladım vahladım...
Bize sağlam toplum özü sözü bir toplum lazım.
Canımmmm konuya değindiğin için bende teşekkür ederim kocaman sevgilerimle...

Banu dedi ki...

Hanifecim blogmda şımarık bir etkinliğim var:)) Sizi hangi nefis lezzet şımartır diye seninde katılmanı isterim tarif resim yollamana gerek yok sadece demen yeter tatlımı, tuzlumu, çikolatamı bekliyorum...
Ayrıntılar...
Merhaba canlarım :) 27 Eylül 11 Ekim 2013 Tarihleri arasında Şımartan Tatlar etkinliği yapmaya karar verdim.
Beni şımartan un helvası ve çikolatalı tatlardır.
Peki ya sizi hangi nefis yiyecek tat şımartır?
Sizleri Şımartan Tatları benimle paylaşmanızı bekliyorum.
Paylaştığınız tarifin linkini bana yorum olarak yazmanız yeterli...
Sevgilerimle
Banu Altun

Hanife Mert dedi ki...

Merhaba Banucuğum,
Okullarda verilen eğitimin yetersizliği apaçık ortada. Çocuklar tarih, kültür, vatan sevgisi, ahlak edep, hak getire. O şuur yerleştirilmiyor yüreklerine. Bir de birileri rahatsız oluyor diye andımızı kaldırmak ve bunu demokrasi adına yapılması daha içler acısı..
Canım yorum için teşekkür ediyorum.
sevgiler.

Hanife Mert dedi ki...

Fırsatım olursa etkinliğine katılmak isterim. Şimdiden sana başarılar diliyorum. Kolay gelsin.

VuslaT dedi ki...

Hanifecim Andımızla büyüdük. Çocuklarımızda öye. Bundan sonra torunlarımızda Andımızla büyür diyorduk şimdi durum değişti. Dilerim memleketimiz için her şey çok güzel olur..Herzaman her durumda en güzeli olur..

Hanife Mert dedi ki...

Ben de aynı şeyleri diliyorum vuslatcığım. Umarım öyle olur...
Yorum için teşekkürler canım..
selam ve sevgiler,

Gülçin nur dedi ki...

sanıyorum *ey bugünlerimizi sağlayan ulu önder Atatürk* kısmı çok kasmış olmalı :) deselerdi biz kasıldık bi format attırırdık ama az kaldı seçimlere yapılanlara format atmaya atılırda yine biliyorum sonucu..
gerçekten benim çocukluğuma hırsızlık yapılmış kadar örselendim üzüldüm, bazı manevi değerleri gözleri kapalı çöpe atmaları öyle acımasız öyle çirkinceki..söz bulamıyorum..o paketi iade edecek zamanlarda gelir inşallah..bu inşallah lafına takılı kalanlara da ayrıca gıcığım imanını bilmeden ahkam kesenlerde ayrıca cabası...yüreğine sağlık Yaren'im kalemine gönlüne sağlık..sevgilerimle..

Hanife Mert dedi ki...

Her sözüne her kelimene katılıyorum Gülçinciğim. Hani bir Atasözümüz var; "dağdan gelmiş, bağdakini kovuyor." Aynen öyle oluyor. Öyle ki kovmakla kalmıyor her şeyini çöpe atıyor. Acaba bize müstehak mı? diye düşünüyorum. Çok fazla uzaklaştık milli manevi değerlerimizden toparlayamadık kendimizi. Ben de seçim sandığına paketlenmesi. "İnşaallah" demek te bir sakınca yok. Aksine her şey Allah'ın izni ile olur. O İnşaallah'ın gereği yapılmalı. Sen sahiplen, mücadele et karşılığını Allah'tan bekle. İşte sıkıntı burada. Canım ne güzel yazmışsın her zamanki gibi duygulu, samimi ve kendin olarak... Öpüyorum seni sevgilerimi gönderiyorum. Gönlünce bir hafta sonu diliyorum.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar.

Televizyon ekranlarından bir de utanmadan sıkılmadan bazı çevrelerin Andımız'dan rahatsız olduğunu beyan etmesi yok mu? Yazıklar olsun!

Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun! Ne Mutlu Türk'üm Diyene!

Selam ve dualarımla.

Hanife Mert dedi ki...

Merhaba Recep Bey,
İşte insanın içini acıtan da bu değil mi? sen yıllardır bu ülkenin ekmeğini ye, diline, dinine, kültürüne.. karışılmasın. Bir de kalk Andımızdan rahatsızlık duysun. İhanet değil de nedir bu?.
Çok teşekkür ediyorum değerli yorumunuz için.
Selam ve saygılar.

Özgür Tatlar dedi ki...

Değiştirmek isteyecekleri ne kaldı merak edıyorum.elleri kolları heryere uzaniyor.Nasıl gidecek bu dert başımızdan.nasıl rahata kavusacak turklugumuz,sehıtlerımız ,vıcdanımız .