7 Ağustos 2012 Salı

Güven Sevgiden önce gelir..

Başkalarına karşı beslediğimiz güvenin en büyük kısmını doğuran, kendimize olan güvenimizdir.. La Rochefoucauld
İnsan hayatını  etkileyen önemli  faktörlerden biridir güven duygusu.. Gerek kendimiz, geleceğimiz, insanlarla olan ilişkilerimiz ve gerekse  toplumumuz ve insanlık adına yapacaklarımızın teminatıdır . İnsanı başarıya götüren yoldur.
 Güven duygusu özünde cesaret , saygı, sevgi, kendini değerli hissetme gibi olumlu , güvensizlik ise; korku, endişe ve çekinme  gibi olumsuz duyguları barındırır.
Kendine  güveni kazanabilmek için, öncelikle kendimizle ilgili artı eksi yönlerimizi gerçekçi bir şekilde teşhis etmeli, olumlu yönlerimizi besleyerek desteklemeli ve öz güven arttırıcı tutum ve davranışları sergilemeliyiz. Aksi halde güvensizlik kişinin kendine olan saygınlığının kaybolmasına, kendini değersiz biri olarak hissetmesine ve toplumdan kendini soyutlamasına neden olduğu gibi, kişinin hata yapma riskini de arttırmaktadır.
Kendine güvenini kazanan, iç dünyası ile barış yapmış kimse artık bir çok şeyi aşmış demektir. Öncelikle kendine güvenen kimse karşı tarafa da güven telkin eder. Tabiri caizse ayakları yere sağlam basar. Kendinden emin hareket eder, yalandan, riyadan, uzaktır. Emanete hıyanet etmez, verdiği sözü her halükarda yerine getirir. İnsanlarla ilişkilerinde dürüstlük, doğruluk ve saygı ön plandadır. Dostluğa, arkadaşlığa önem verir. Kendine  güvenen insanların bu kadar güzel özelliklere sahip olmaları çok normal. Çünkü böyle insanların saklayabilecekleri bir “BEN”i yoktur. Dolayısıyla,bu kişiler hiç kuşkusuz  herkes tarafından sevilen aranan insanlardır.
“Güven sevgiden önce gelir” güvenilen insan sevilir, değer görür. Kendisine güvenemediğimiz, davranışlarından emin olamadığımız, ama hasbel kader sevgi beslediğimiz bir arkadaşımız, dostumuz veya bir yakınımız  ile olan ilişkimiz kısa bir süre sonra bitecektir. Çünkü güvensizliğin insanın iç dünyasında oluşturduğu şüphe;  ateşin odunu yakıp bitirdiği gibi, sevgiyi bitirir..
Bir gün merhum Mehmet Akif Ersoy, bir arkadaşı ile randevulaşır. O gün yağmur yağar buna rağmen M. Akif  randevu yerine gider ve arkadaşını bir süre bekler. Ancak arkadaşı hava yağmurlu olduğu için M. Akif’in gelmeyeceğini düşünür ve randevu yerine gitmez. Sonra M.Akif arkadaşına gider onu beklediğini ancak gelmediğini söyler ve senden dost olmaz diyerek dostluğunu bitirir. M.Akif Ersoy’un bu güzel anısında da gördüğümüz gibi, verilen sözde durmamak, dostlar arasında ki güvenin zedelenmesine ve  dostluğun arkadaşlığın bitmesine sebep olmuştur.
 Günlük yaşamımızda bir çok kişi ile etkileşim halindeyiz. Kimileriyle ticarî, kimileriyle birlikte çalışma, kimileriyle sadece selâmlaşıp geçme veya ayak üstü kısa bir sohbet şeklindedir. Bazı kimselerle ise dertlerimizi, sıkıntılarımızı, endişelerimizi, sevinçlerimizi, mutluluk ve hasretlerimizi paylaşırız. Hayat onlarla daha güzel ve daha anlamlı hâle gelir. İç dünyamızı açabildiğimiz bu insanlar doğrularımızı ve yanlışlarımızı, iyi ve kötü yönlerimizi dostça söylerler. Hayâllerimizi, isteklerimizi, daha doğrusu kendimizi gerçekleştiririz onlarla birlikte. Ve onların yanında "gerçek BEN" oluruz. Dostluğu, arkadaşlığı, kardeşliği, sırdaşlığı, dürüstlüğü onlarla yaşarız. Gerçek dostluk ve arkadaşlıklar yılların geçmesi, insanların birbirini tanıması, anlaması ve güven duygusuyla kurulur. Güveni sarsmadan bu güzel ilişkileri hayat boyu sürdürmek gerçekten zordur. Güven sarsılınca bütün ilişkiler bir anda yıkılır; yere düşen cam misali paramparça olur. Çünkü güven duygusu insanları birbirine bağlayan, birbirleri ile olan ilişkilerini perçinleyen bir mıknatıs gibidir. 
Güvensizlik ailede; eşler arasında, çocuklarla anne-baba arasında, işyerinde; işverenle işçiler, yönetilenlerle yöneticiler arasında, ülkelerde; devlet ile fertler arasında ve kurumlar arasında olduğu zaman hiçbir şey yolunda gitmez. Bu durumda insan gücünü kullanamaz, güzel duygularını sergileyemez, yapabileceklerini yapamaz, yenilikleri deneyemez, ilişkiler sıradanlaşır, hayat rutin hale gelir, maddî ve manevî kazanımlar biter. 

Güven duygusu olmayan bir aile düşünün; anne-baba birbirine, çocuklar anne-babaya güvenmiyor, aynı çatı altında olmalarına rağmen kimse niyetini, yapacaklarını çeşitli endişelerini açıkça söyleyemiyor. Orada ailenin hangi ferdinin düşüncesi, sevinci, acısı veya derdi paylaşılır ki? Kim gerçek duygusunu açıklar ve kim dürüst olur? Bu ailede olsa olsa, sorunlu, kendine güveni olmayan, sevgiden mahrum çocuklar; birbirini yiyip bitiren, kendi menfaati için diğerini istismar eden, kızgın, bunalmış, yorgun eşler olur. 

 Duygu ve düşüncelerini, ideallerini, hayallerini, güçlü ve zayıf yanlarını açıkça ortaya koyabilme ve bundan zarar görmeme güvencesine sahip fertlerden oluşan bir ailede bir toplumda, bir ülkede, anlayış, sevgi, hoşgörü, şefkat, merhamet, huzur ve mutluluk esintileri hâkimdir; acılar, sevinçler, endişeler hep birlikte paylaşılır; hayâl ve özlemler birlikte gerçekleştirilmeye çalışılır. 



Hep birlikte güvenli yarınlara.. 


Hanife Mert












.

12 yorum:

Murat Mesut dedi ki...

çok yerinde güzel bir yazıydı..

yaren dedi ki...

Teşekkür ediyorum Murat Bey. Sağ olun..

Gurme Şirine dedi ki...

çok güzel bir paylaşım olmuş canım...
ellerine sağlık...
kesinlikle güven önce gelir sevgiden...
güvenemediğin insanla aynı evi bile paylaşamazsın ...
sevgiler...

Hüseyin GÜZEL dedi ki...

Güven duygusu ve dostluk üzerine kalem alınmış öğretilerle dolu bir yazı. Akif'in anısında da güven duygusu işlenmiş. Ben derim ki "dostluğu ve güven duygusunu dost olmayanlar bitirir." İnsan yeryüzünde tek başına yaşayamaz. Yaşayamamaktadır da. Birlikte yaşam söz konusudur. Lakin birlikte yaşamanın da kuralları vardır. Bu kuralların başında "dostluk, sevgi, saygı, paylaşım...vs." gelmektedir. Çıkar ilişkilerinden kaçınılmalıdır. İşin içine çıkar girince ne dostluk kalır ne de güven duygusu. Her insana da güven duyulmaz. İnsan kendi düşünce ve duygularına en yakın insanlara güven duyar. Söylem ve eylemlerine güvenmediği birine yaklaşmaz. Güven duygusu tek yönlü değildir. Dostlukta öyledir. Tek taraflı yaklaşımlarla bu duyguyu yaşamak olanaksızdır. Çok yönlü, üzerinde düşünülmesi gereken, öğreti olarak alınması gereken bir yazı ve konuyu ele almışsınız. Bu bağlamda okuyucuya bir fikir vermesini diliyorum.
Saygılarımla.

yaren dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum G.şirinem, sayfama misafirliğin ve değerli yorumun için..Çok doğru güvensizlik sevgiyi yok eder..Güven insanı hayatta başarıya götüren önemli yollardan bir tanesi..
sevgilerimle, hoşça ve mutlu kal canım.

yaren dedi ki...

Hüseyin Hocam, güven duygusunun önemini ön plana alarak kaleme aldığım yazım hakkında ki, yorumunuza katılmamak mümkün değil..İnsanın hayatta bir çok alanda başarıyı yakalayabilmesi öncelikle kendine güven duygusunu kazanması ve geliştirmesi ile alakalı.Bunu başaran insanlar başkalarına olan güven yada güvenmeme hakkında fikir sahibi olacaktır..Ben olması gerekeni biraz psikolojik anlamda, biraz sosyal ve toplumsal anlamda irdelemek istedim.Sizin de ifade ettiğiniz gibi umarım okuyucular kendine düşeni alır..
Sizin de konu ile alakalı düşünceniz yazıya farklı bir boyut kazandırmış. Teşekkürler, saygılar..

Gülçin nur dedi ki...

her zamanki gibi yine çok güzel bir konu işlemişsin Hanifeciğim, yüreğine kalemine sağlık..
sevginin ve huzurun en temel taşıdır güven duygusu çünkü doğumdan hemen sonra bir bebeğin anne sütü içerken annenin gözlerine bakmasıyla başlar, iç güdülerimizin adıdır, insanın insana duyabileceği en gerekli ihtiyacıdır bana göre, yoksa ne sevgi gelir ardından nede saygı..
M.Akifin yaşadığı durum gibi hayatımızı çevreleyen dostlarımızdan istediğimiz şey; onlara aynı zamanda verebileceğimiz ilk duygudur, tekrar yüreğine sağlık diyorum, sevgilerimle, iyi geceler..

yaren dedi ki...

Gülçinciğim ne kadar güzel bir yorum..Senin de o güzel yüreğine, fikirlerine sağlık canım..Haklısın bebeğin annesini emerken gözlerine bakmasıyla başlar.Sonra da hayatımızın merkezi haline gelen iç güdüsel bir his..
Bu güzel yorum için teşekkür ediyorum öpüyorum, sevgilerimle..

siyahkuğu dedi ki...

Selam canım.

His meselesi,
tamamen duyguların şeffaflığından kaynaklanan yansımalar,

birbirlerine saygı ve güven duyan aileler her zaman mutluluğu yakalamıştır .

Başkasına güveni olmayan insanın aslında kendine güveni yoktur. yazılarına her zaman bayılıyorum hatta seni okurken evet anlamında kafamı sallıyorum yazı bitene kadar :))

sevgilerimle kocaman öptüm....

yaren dedi ki...

A.s siyahkuğum..İfadelerine tamamen katılıyorum. kesinlikle doğru. His meselesi. Ancak insan önce kendine güvenmeyi öğrenmeli.Kendine güvenmeyi başaran kime nasıl güveneceğini bilir..İçten samimi yorumlarını özlemiştim. Görünmüyordun ne zamandır. Ben de öptüm canım sevgilerimle..

siyahkuğu dedi ki...

Canım malum ramazan, oruç ve ramazan ayında bol mesaili bir ay blogta gözlerim dayanmıyor fazlasına, bende ramazan molası verdim en kısa zamanda yeni paylaşımlarla buradayım inşALLAH
sevgilerimle .

yaren dedi ki...

İnşaallah siyahkuğum.. Hepimiz öyle aslında. Ben çalışmıyor olunca, fırsat geçmesi açısından ara ara giriyorum.. Senin paylaşımlarını da özledim hani..Bekliyoruz. Sevgilerimle öpüyorum. esenlikler, mutluluklar canım..