28 Ağustos 2015 Cuma

Büyük İşleri Büyük Milletler Başarır!


Şanlı tarihimiz sayısız zaferlerle doludur. Fakat 30 Ağustos 1922’de zaferle sonuçlanan Baş Komutanlık Meydan Muharebesi ile Türk Milleti adeta yeniden dirilmiştir. Malazgirt Savaşıyla (1071) 26 Ağustos’ta Anadolu'nun Türklere kapılarını açan kahraman ordumuz; Başkomutanlık Meydan Muharebesiyle de Anadolu topraklarının Türk vatanı" olduğunu önünde durulmaz bir iradeyle düşmana ispatlamıştır. Ve yine ulusumuzun iradesiyle Cumhuriyet kurulmuştur. 30 Ağustos 1922 tarihi, Türk ulusunu esir etmek isteyen emperyalist güçlere karşı; kadınıyla çocuğuyla, ordusuyla top yekün verdiği bir savaşın ve ulusal benliğini kurtardığı ve zafer destanının yazıldığı gündür.

Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk büyük Nutuk’(Söylev)unda Kurtuluş Savaşının nasıl kazanıldığını anlatır.. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı ve İnönü Savaşları kahramanı İsmet Paşa ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa büyük bir gizlilik içinde taarruz planlarını hazırlarlar.

1922 Ağustos ayında Türk Ordusu taarruza geçmek için, Kurmay heyeti’nce karar verilir. Mustafa Kemal, İsmet Bey, Fevzi Çakmak ve diğer paşalar ile kurmaylar; savaşı yönetmek üzere Kocatepe’ye gelirler.

26 Ağustos sabah, saat 05.30’da Türk topçu birlikleri Afyon’un güneyinden düşman siperlerini ateşle vurmaya başlar. Ardından piyadeler hücuma geçerler. Planlandığı gibi Büyük Taarruz devam eder ve düşman gerilemeye başlar, bozguna uğrayarak ikiye ayrılır.

30 Ağustos’a kadar düşman ordusu çembere alınır. 30 Ağustos sabahı, 1. Ordu ve avcı hatlarını ile 4. Kolordu’yu denetleyen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa; saat 14.00’da Aslıhanlar yakınındaki "Komuta Karargâhından taarruz emrini verir. Dumlupanır’da ordumuz düşmana son darbeyi vurur. Düşman askerleri kaçmaya başlar. Mustafa Kemal Paşa; kaçan düşman askerlerini kovalamak için, "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!" komutunu verir. Yunan Başkomutanı General Tikopıs dâhil çok sayıda esir alınır.

Şahlanan Türk Ordusu düşman güçlerini İzmir’e kadar kovalar. 9 Eylül 1922 günü Türk Ordusu İzmir’e girer. Batı Anadolu’yu yakan yıkan düşman kuvvetleri canlarını zor kurtararak, geldikleri gibi gemilere binerek giderler.

Atalarımızın destanlar yazarak bize emanet ettiği bu kutsal vatanımıza, bayrağımıza, tarihimize, sahip çıkmak en öncelikli görevimizdir. Vatan sevgi demektir, bağımsızlık demektir, özgürlük demektir, İman demektir, vefa demektir.

Millet olarak içimizdeki coşkuyu heyecanı diri tutmalı bizi birbirimize düşürerek ayrıştırıcı, ötekileştirici politikalarla kendisine rant sağlamaya çalışanlara cevabımız aksine birleşerek, birlikte kenetlenerek sevgi, kardeşlik, birlik ve beraberlik bağlarımızı güçlendirmek olmalı. Bu vesileyle, 30 Ağustos zafer bayramımızı kutluyor, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, onun silah arkadaşlarını ve bu vatan için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyoruz.


Muhabbetle,
Hanife Mert

6 yorum:

bücürükveben dedi ki...

Hanifeciğim fırsat bu fırsat deyip kutlamayacak akp hükümeti 30 Ağustos'u...29 ekime biber gazı sık, 30 Ağustosu kutlama...sanırsın ölen askerlerimiz umurundaydı....

Moralim bozuk fazla yazamayacağım, Atatürk bu millete 5 beden büyük geldi...koskoca TSK ŞAMAR OĞLANINA dönmüş, yazıklar olsun...ne 29 ekim kaldı, ne 30 ağustos....

sevgilerimle öptüm...

Recep Altun; dedi ki...

Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyordu. Anadolu'nun bunu kabul etmesi elbette mümkün değildi. Anadolu, Türk milletinin büyük evladı Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kurtuluş savaşını başlattı ve bu savaş 30 Ağustos 1922 tarihinde Türk milletinin galip gelmesi sonucu zaferle taçlandı.

Bu zorlu ve çileli savaşın anlam ve önemi, böyle paragraflara ve satırlara hatta kitaplara sığmayacak kadar büyüktür. Bu savaş, tarihi şanla ve şerefle dolu necip Türk milletinin tarihindeki övünçle ve gururla anacağı nadide sayfalarından biridir.

Emperyalist batılı devletler, bizim nasıl bir millet olduğumuzu bildikleri için, ülkemizin gelişmesini ve büyümesini frenleyerek bizi hep zayıf düşürmek amacıyla her defasında ülkemizin yumuşak karnını belirlemek suretiyle inadına bu zayıf noktaları kaşımaya devam etmişlerdir.

Türk milleti büyük bir millettir. Öyle kuru gürültülere pabuç bırakacak bir millet değildir.

Yıldönümü münasebetiyle 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutlarım. Cenab-ı Allah, bu necip Türk milletini, emperyalist batılı güçlerin oyunlarından, şerlerinden ve açık ve gizli saldırılarından korusun ve muhafaza buyursun inşAllah!

30 Ağustos Zafer Bayramı'nı anlatan bu güzel yazı dizininiz için de teşekkürlerimi sunar, kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim.

Selam ve dualarımla.

Hanife Mert dedi ki...

Haklısın Müjdeciğim. Ancak bu zafer vatanını ölümüne seven ve bu uğurda ölümü göze alanların hak etiği bir zafer. Hal böyle iken onlar kutlamasın. Biz en güzel şekilde kutlarız Allah'ın izniyle...

Hepimiz üzgünüz, kızgınız, kırgınız ancak güçlü olmalıyız. es etmemeliyiz. Her ne durumda olursak olalım pes etmeyelim. Moralimizi güçlü tutalım.

Ben de sizi öptüm canım benim.
İnşaallah Allah'ın izniyle her şey yoluna gireck.

Sevgiler size..

Hanife Mert dedi ki...

Merhaba Recep Bey,

Ben de bu güzel duanıza yürekten aminnn diyorum. Zira hepimizin duası, dileği bu yönde. Ne güzel bir sözle özetlemişsiniz; "Türk milleti büyük bir millettir. Öyle kuru gürültülere pabuç bırakacak bir millet değildir. " Her ne kadar firemiz varsa da teslim olacak değiliz biz de elbet.

Güzel yorumunuz için teşekkür eder, sağlık ve esenlikler diliyorum.

Saygılar.

Hüseyin Güzel dedi ki...

30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutluyorum. Ulusal Bayramlar bir milletin belleğidir. Geçmişte yaşananları, dostu, düşmanı tanımamızı sağlar. Şu son günlerdeki terör olaylarında yaşadıklarımız 30 Ağustos Zafer Bayram'nın etrafında bir kez daha kenetlenmemizi sağlamalıdır. Bayram kutlaması yapılmasa da bayramı yüreğinde hissedenler 30 Ağustos'a geliş (Kurtuluş Savaşı'nda) şartlarını unutmayacaklardır.

Hanife Mert dedi ki...

Her sözünüze yürekten katılıyor, güzel yüreklendirici yorumunuza ekleme yapmak istemiyorum. Çok teşekkür ediyorum. Bu anlamda halkı umutsuzluktan kurtarmak için sizin gibi değerli hocalarımıza çok iş düşüyor. Gerçi üzerinize düşeni fazlasıyla yapıyorsunuz...

Saygılar selamlar Hocam.