29 Mart 2015 Pazar

Bayrak İndirilmez!


Uşak Üniversitesi Rektörlüğü, garip bir olaya daha imza attı. Rektörlük Türk Bayrağı’ndan rahatsız olan bir grubun talebi üzerine kantinde asılı duran Türk Bayrağı’nı "Artık bunun süresi dolmuştur" diyerek indirdi. Rektörlük tarafından bayrağı indirmesi için görevlendirilen Fen Edebiyat Fakültesi’nin Dekanı Prof. Dr.
Cengiz Soykan, bayraktan rahatsızlık duyan grubun bazı temsilcileri ve güvenlik nezaretinde kantindeki öğrencilerin şaşkın bakışları arasında adeta özrü kabahatinden büyük bir açıklama ile Türk Bayrağı’nı indirmesi şaşkınlığa neden oldu.
Daha öncede Ulu Önder Atatürk’ün ölüm yıl dönümünde anma programı düzenlemeyerek büyük tepkilere neden olan Uşak Üniversitesi rektörlüğü bu seferde kantinde asılı duran Türk Bayrağını indirerek farklı bir skandala imza attı. Haberin devamı;

http://www.hurriyet.com.tr/yerel-haberler/Usak-Haberleri/usak-universitesi-nde-sasirtan-olay_81421


Bayrak sevgisi saygısı bize, atalarımızdan kalan kutsal bir mirastır. Yalnız kendi bayrağımıza değil, tüm milletlerin bayrakları da kutsaldır. Çünkü bayrak bir milletin bağımsızlığının istiklalinin sembolüdür.
Şanlı bayrağımız da bizim istiklalimizin, namusumuzun, onurumuzun, özgürlüğümüzün, bağımsızlığımızın sembolüdür... 
O bizim her şeyimiz. O göklerimizde nazlı nazlı dalgalandıkça huzurluyuz, mutluyuz, güvendeyiz.
Daha ilkokul sıralarında öğrettiler bize bayrak sevgisini, vatan sevgisini, Atatürk sevgisini... Bağımsızlığımızın sembolü ay yıldızlı bayrağımızı gururla söylediğimiz İstiklal Marşımızla lisenin son yıllarına kadar göndere hep milli bir ruh ve heyecanla çektik. 

Öğretmenlerimiz, anne- babamız bayrak ve Atatürk sevgisini canımızdan aziz bilmemizi ilmek ilmek işlediler yüreklerimize…

Kutsal değerlerimize saygıyı biz küçücükken öğrendik.
İşte bu sebepledir ki, vatanımızın ve Milli Egemenliğimizin sembolü olan ve onun dalgalandığı yerde kendimizi güvende hissettiğimiz bayrağımızı hep yüksekte tuttuk. Onun yere düşürülmesine, indirilmesine asla tahammülümüz yoktur...

   Hal böyle iken, bu topraklarda yaşayan, ekmeğini yiyen suyunu içen insanların ata mirası bayrağımıza, bize bu cennet vatanı emanet eden atasına ihanet etme gibi bir özgürlüğü olamaz. Çünkü hepimiz onun dalgalandığı yerde, akşam huzur içinde uyuyor, sabah güvende hissederek kalkıyoruz.

O bayrak ki “Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, Senin altında doğdum, Senin altında öleceğim, Tarihim, şerefim, her şeyim” diyen Arif Nihat Asya’nın dizelerinde en güzel ifadesini bulan hepimizin bayrağıdır.
Biz, bayrak denince Ulubatlı Hasan’ı biliriz; kınalı kuzularımızı biliriz. Kurtuluş Savaşında “Ölürsem kefenim olur” diyerek göğsünde bayrak taşıyan kahramanlarımızı hatırlarız. “Bayrak inmez, ezan dinmez” diye şehit olan yavrularımıza ağlarız. Bu millet, tarihin var olduğu günden bugüne değin kendisini, varlığını ve bağımsızlığını sembolleştirdiği ve kutsal bildiği bayrağı dalgalansın diye sayısız şehit vermiş, kan dökmüştür.

Üzerimize tarihin noterliğinde sayısız şehitlerimizin imzalarıyla tapulanan bu imanlı topraklarda şanlı bayrağımıza, Atamıza ve tüm kutsal değerlerimize  yapılan  saygısızlığı ihaneti lanetliyorum.



Hanife MERT

8 yorum:

bücürükveben dedi ki...

Hanife'ciğim öncelikle eline sağlık.

Ne kadar az kişiyiz bayrağımıza hassasiyet gösteren, bayrağımızın önemini, anlamını bilen...buna daha çok üzülüyorum, sen, ben yazmışız...(şu ana kadar başka kimseyi görmedim, ne burada, ne facebook'ta) belki başka yazanlar da olur. (inşallah...)şimdi yazmayanlar içlerinden diyecekler ki. (büyük ihtimalle) "yazmıyoruz ama yazmamamız tepki göstermediğimiz ya da bu olayı tasvip ettiğimiz anlamına gelmesin, içimizden kızıyoruz, sövüyoruz..."

Ama içimizden kızmak, içimizden sövmek neye yarar? Bloğumuz olmasa tamam - bizler yani blog ahalisi bir nevi internet sitesi, haber sitesi olan, gazeteci gibi yazan, blog yazarlarıyız, topluma yön bile verebiliiriz, kendimizi küçümsemeyelim, hafife almayalım...okuma yazma bilmeyen Ayşe hanım değiliz ki...sadece içimizden kızalım, içimizden sövmekle kalalım..madem blog yazma OLANIĞIMIZ var, bloğumuzda tepkimizi korkusuzca yazacağız ki, bir işe yarasın. Başkaları da öğrensin, dilden dile, kulaktan kulağa dolaşsın. İnsanlar AYDINLANSIN, önem vermeyenler örnek alsın yemek bloğu dahi olsa bir, iki satırla da olsa buna onlar da değinsin. Blog yazarı demek aydın olmak demektir, sokaktaki insan değiliz bizlerin sorumluluğu var. Sadece yazdıklarımız değil YAZMADIKLARIMIZDAN da sorumluyuz. Susarsas sustuğumuz için de sorumlu oluruz.

Olmaz mıyız? Haksız mıyım?

10 kasımda 2 satır, cumhuriyet bayramında 2 satır, Çanakkale'de 2 satır o yüzden yazmıyor muyuz? ÜLkemiz ne hale gelmiş bunu da yazmalıyız.

Offf dünden beri çok kızgınım, çok öfkeliyim..habere konu olan Uşak gazetesine gerçek adım soyadım (facebook hesabımla) yorum yazdım ve tüm hainler sallandırılacaksınız bile dedim. Buyursunlar kapıma gelsinler polislerle korksam yazmazdım. Hodri meydan. Biliyorum ki, anladım ki, NE KADAR KORKAR, NE KADAR SİNERSEK, O KADAR CESARETLENECEK, O KADAR AZACAKLAR.

Ve yorumumda yazdığımı tekrarlıyorum bayrağımızı kaldıranlar, tüm hainler sallandırılacaksınız, bu sefer öyle 3 kişiyle de olmayacak, enaz 10 -15 kişi Kızılay meydanında sallandırılacak.

Başka türlü düzelmez ülkenin içine ettiler bunca - affedersin- boku asker darbe yapmadan kimse temizleyemez.

Öfkem yazıma yorumuma da yansıdı mutlaka kusura bakma ama unutmadan sevgilerimi bırakıyorum canım arkadaşım..öptük Bücürük'le..





Hanife Mert dedi ki...

Haklısın Müjdecim. İnsanlar neden duyarsız senin dediğin gibi içlerinden tepki vermeyi yeterli mi buluyor, yoksa korku mu var bilemiyoruz. Ben inanmıyorum şu blogda yazanların bu olaylara tepkisiz kalsın. Ama belki de çekindikleri başka noktalar vardır. Bilmiyoruz. Ama söz konusu bayrağımız bizim en kutsalımız onun gölgesinde biz ancak özgür rahat gezebiliyoruz, yatabiliyoruz... Senin de dediğin gibi bu bayrağımızı birileri istiyor diye indirenler de günü gelince bnun hesabını verirler. O bayrak birilerinin isteği ile asılmadı. O bayrakta binlerce şehidimizin asil kanı vardır...
Canım benim değerli yorumun için teşekkür ediyorum. Öpüyorum canım bücürüğü de seni de... Gönlünüzce bir pazar diliyorum.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar.

Ne güneşler battı bu hilal uğruna. Bayrağımıza saygımız böyle mi olacaktı. Uşak Üniversitesindeki bu olayı nefretle ve esefle kınıyorum. Yazıklar olsun!..

Eskiden evimin balkonuna sadece bayramlarda ve özel günlerde astığım bayrağımı şimdi hiç indirmiyorum. Sürekli dalgalanıyor.

Bu milleti nasıl sindirmişler anlamak mümkün değil! Burası sanki Türkiye değil de başka bir ülke gibi. Eskiden evler hep bayraklıydı, şimdi aynı evlere bakıyorum çevremde bir iki tane dışında bayraklı ev göremiyorum.

Kantindeki o bayrağın indirilmesini talep eden şerefsiz ve alçakların da kimler olduğu açıkça belli.

Biz sustukça onlar üzerimize geliyorlar. Karşılık versek ülkenin huzuru kaçacak ve kaos ortamı yaratılacak, emperyalistlerin de istediği bu diyorlar. Hükumet hiçbir şey yapamıyor. Nasıl olacak? Ne yapacağız?

Onları böyle şımartan ve bu duruma getirenlerin Allah layıklarını versin.

Selam ve dualarımla birlikte Allah'a emanet olun.

Hanife Mert dedi ki...

Merhaba Recep Bey.
Düşüncelerinizin tamamına aynen katılıyorum. Geldiğimiz nokta gerçekten içler acısı. mevzubahis olan bayrağımız özgürlüğümüz bağımsızlığımız. Buna bile ufaktan ufaktan engel olmayanlara karşı tepkisizlik her şeyi baştan kabul etmek demek. "Onları böyle şımartan ve bu duruma getirenlerin Allah layığını versin" demişsiniz Aminnn diyorum. Değerli yorumunuz için çok teşekkür ediyorum saygılar.

Adsız dedi ki...

DEKAN BEY ÜLKESİNE VE BAYRAĞINA SEVDALI TÜRK EVLADIDIR!http://www.milliyet.com.tr/o-dekandan-aciklama-geldi-usak-yerelhaber-700505/

Adsız dedi ki...

DEKAN BEY ÜLKESİNE VE BAYRAĞINA SEVDALI TÜRK EVLADIDIR!http://www.milliyet.com.tr/o-dekandan-aciklama-geldi-usak-yerelhaber-700505/

bücürükveben dedi ki...

Dekan bey ülkesine ve bayrağına sevdalı Türk evladıdır.
GÜNÜN FIKRASI!

Hanife Mert dedi ki...

Evet aynen ya bakar mısın? açıklamaya... şaka gibi. Sevdalıymış böyle yapıyor sevdalı olmasa ne yapacak..( yazık..