27 Aralık 2012 Perşembe

Din ve Gençlik...

Genel olarak gençlik; dini anlamda bazı şeyleri hep somut anlamaya çalışıyor. Konuyu manevi anlamda algılamaları çok zayıf. Belki sormak sorgulamak ve niçin diye araştırarak bir konu hakkında bilgilenmeye çalışması faydalı ancak, çoğu kere olumsuz neticeleniyor. 
Neticede öncelikle” iman” işin esası. Önce iman sonra tahkik, taklidi imandan tahkiki imana geçmek…Şu an en güçlü iletişim aracı medyanın yaptığı da zaten insanları gençleri kendi inancından bir şekilde uzaklaştırmaya çalıştırmak…Bana göre de bunu en iyi sorgulatmak ve niçin dedirterek somut şeylerde soyutu arattırmaya yönlendirmesi kafa karıştırıyor ve elbetteki sonuç mümkün olmuyor ve bir gün karşınıza içi boş bir iman olan, kimlikte islam yazan bir durum ortaya çıkıyor. 
İnsan bir kimliğe bürününce her yönüyle örnek olması gerekir. Bu anlamda bilinçli ve devamlı olmalı… Toplumun çok iyi örnek kimselerin olmasına gerçekten çok htiyacı var. 
Hem görüntüsüyle, hem yaşamıyla, konuşmasıyla, ahlakıyla…Bunun da tek yolu; Peygamberi ahlakla ahlaklanmaya çalışmaktan geçiyor. Başka türlü değil,Onu tanımakla ,İslamı bilmekle mümkün. Örneğin örtü konusunda; etrafta bazı acayip örtünenler görüyorum.Örtünüp de onlar gibi ahlaki davranışlar sergilemektense bırak farklı olsun… 
Kuru cahil bir takım işleri yapınca sonuç kötü oluyor. Ben bazen sokakta çarşaflı kimseleri görünce acaba bunlar niye böyle diye onlara değil de, kendime sorarım. Eğer bilinçliyseler böyle olmamaları lazım derim, yok eğer değillerse sırf iyi niyete kötü örnek oluyorlar diye düşünürüm. Çünkü onları görenler gerçek islamda bu tarz giyim şeklinin olduğunu düşünüyorlar, ve bize, müslümanlara kötü gözle bakıyorlar, dışlamaya çalışıyorlar. Zamanla her şey değişti.Çerceve esas olmak üzere esası kaybetmememiz lazım, yoksa içi boş şekillere kalıyor. 
din= sakal 
din=örtü 
din= şalvar 
din=çarşaf oluyor.. 
Oysa peygamberimiz(s.av) tek kelimeyle ne güzel özetlemiş İslamı; “ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyurmuştur. Güzel ahlak insanın kendisine başkasına ve Yaradanına karşı iyi birey olması demek değil mi? Başkasına karşı iyi birey olan başkasını rahatsız edecek giysi giyer mi? Kendi dışında ötekine karşı yararlı olacak kişi, hem sözel, hem davranışsal hem de görüntü olarak aykırı olur mu?
YAŞAR GEDİKLİ
(Kabri nur, makamı cennet olsun,Allah  rahmet eylesin.)

18 yorum:

bücürükveben dedi ki...

Yaşar hocanın mekanı cennet olsun Yaren'ciğim,ne kadar aydın bir hocaymış, bir de etrafta hocayım diye gezinen, şarlatanlara bakıyorum da...:(((Yaşar hocanın din=sakal, din= çarşaf örneklerine %100 katılıyorum.Şimdi yaşı benim yaşıma yakın olanlar bilmez, 1960'lı yıllarda Türk kadını Müslüman değil miydi? Ama o zamanları ben gayet iyi hatırlıyorum, 65 yılında ilkokula başladım. Tüm o yıllar, 70'lerde de türban diye bir şey yoktu ülkemizde. Şimdi doğanlar ise anasını, bacısını türbanla görüyor ve yüzyıllardır sanki Türk kadınlarının örtünme şeklinin böyle olduğunu sanıyor.Halbuki Türk kadının, Anadolu kadının örtünme şekli bellidir köylerde kenarları renğarenk oyalı yazma, yemeni örterler, tamamen de gelenektir bu, öyle görmüştür,öyle gider, ha bu geleneğin temeli dindir belki ama önemli değil, önemli olan şimdiki kız anneannesine nasıl örtüneceğini öğretmeye kalkışıyor!!!Meğerse bu türbanı kimin icat ettiği bile ortaya çıktı, Şule mi ne unuttum şu an ismini, bir kadın icat etmiş, ve iş öyle bir hale geldi ki, Şule gibi örtünen Müslüman, Şule gibi örtünmeyen dinsiz, kafir vs.

Ya ben anlamıyorum, kılık kıyafetin dinle ne alakası,ne ilgisi var? Benim mantığım bunu almıyor. Kimse de beni bu konuda ikna edemez yani yaratıcının kullarının kılık,kıyafetleriyle uğraşacağına:)

mesela facebook'ta vaktiyle bir akp'li tutturmuştu "Niye paşaları namaz kılarken görmüyoruz?" diye..

Ben de bu hödüğe cevap yazdım.Aylar oluyor hatırladığımla şöyle demiştim:
"Sana ne? !!! Kılar, kılmaz, Müslüman olmayabilir sen insanları değerlendirirken namaz kılıp kılmamalarına göre mi değerlendiriyorsun?Eğer öyleyse çok hata ediyorsun çünkü bu durumda namaz kılan herkesin mükemmel insan, harika dindar insan kabul ediyorsun! Ne malum öyle olduğu? Her namaz kılan çok iyi biri mi? Belki namaz kılıyor akşam bahçesindeki kuytuda köpeğe tecavüz ediyor!! Bu cevabım ikna etmedi, yok illa paşaları namaz kılarken niye görmüyoruz!!Ya kardeşim bence bazılarını namaz kılarken niye görüyorsun onu sor!! Onu sorgula! Bu adam mesela başbakan, bakan, vs. niye namaz kılarken fotoğrafçı ordusuyla kılıyor??? Çanakkale savaşında Ermeni mi, Rum mu şimdi unuttum bir yüzbaşının hikayesi vardı, adamcağız bu vatan için nasıl savaşmış,birçok Türk ve Müslüman'dan daha sevmiş vatanının onun hikayesinin linkini verdim. Hala kaz kafalı yok paşaları namaz kılarken niye görmüyoruz? Ya sana ne? Günahı sana mı yazılacak? Adam görevini layıkıyla yapıyor mu? Rütbesinin paşa olmuş layığını veriyor mu? Sen ona bak! Ama işte bunlar nato kafa,nato mermer. Kafayı örtsün, göstere göstere namaz kılsın, ondan iyisi yok.

Benim bildiğim iyi insan vardır,(iyi derken ahlak,merhamet,doğruluk,dürüstlük..vs.)kötü insan vardır, ötesi şekildir. Ha namaz kılmak kötü mü? Yooo isteyen istediği kadar kılsın kardeşim ayrıca insana huzur veriyorsa bolbol kılsın...:)

neyse canım çok uzattım
Bücürük de,ben de seni kocaman öpüyoruz, sevgilerimle

asyayazar dedi ki...

Montaigne " gerçekten namuslu bir kadının namusu onu örtmeye yeter" diyor yüzlerce yıl öncesinin aklıyla.Örtünmekle kimse namuslu olamaz ama namussuzluğunu daha iyi saklar. İslamiyetin sadece kadının örtünmesine indirgenmesi çok yanlış bence de. Her türlü pisliği yap,sonra ört karını senden ala Müslüman olmasın. Bu kadar kolay mı:?

Hanife Mert dedi ki...

Amin Müjdeciğim, din konusunda sahip olduğum bilgimin temelini atan insan ve rahatsız olmasına rağmen sorularımı cevapsız bırakmayan kimse.. Allah Ondan razı olsun mekanı cennet olsun.
Yorumunun her cümlesine katılıyorum. Örtü konusunda da, aynı şekilde insanları rahatsız edici giyinmek hatta Yaşar Hocam bu konuyu son cümlesinde çok güzel ifade etmiş; "Başkasına karşı iyi birey olan başkasını rahatsız edecek giysi giyer mi? Kendi dışında ötekine karşı yararlı olacak kişi, hem sözel, hem davranışsal hem de görüntü olarak aykırı olur mu?"
Namaz konusunda da; Paşaların namza kılıp kılmaması onları namaz kılarken benim görmem ne dereceli önemli tartışılır, Allah görsün yeter. Çünkü namaz Allah'ın rızası için kılınır...
Evet ben de hatırlıyorum, annelerimizi ninelerimizi nasıl başlarını nasıl kapattıklarını. Ben de aynı şekilde.. Bunu siyasi simge haline getirmek hoş değil elbet. Kul yaptığı her ibadeti yalnız ve yalnız Allah'ın rızası için yapmalı. Şu kişi, bu kişi değil, şu parti bu parti içn de olmamalı..
Canım güzel yorum için teşekkür ediyorum,kocaman öpüyorum ikinizi de..sevgilerimi gönderiyorum..

Hanife Mert dedi ki...

Haklısınız Asya Hanım, İslamiyetin salt kanının örtünmesine indirgenmesi bence de yanlış... Doğru olan islamı iyi ve doğru bir şekilde öğrenmek anlamak ve yaşamaya çalışmaktır. Uyacaksa her yönüyle olmalı. Allah'ın emirlerini, kendi çıkarları için kullanmamalı. Rabbin her emrini irdelemeli, mutlaka kendisi ve insanlık için faydalıdır. Yoksa sadece başını kapat bitti müslümansın özgürsün demek değildir. Başını kapatıyorsan onun gereği olan edep, ahlak, haya, doğruluk, dürüstlük, merhamet,şefkat,yardımseverlik, hoşgörü, adalet daha ne sayayım tüm güzel faydalı kısaca insanı onurlu erdemli yaşamaya sevk edebilmeli yapacak, yaşamasını sağlayacak her şey...Kısaca dinimizin özünü iyi anlamalı öğrenmeli aksi halde; Rahmetli Hocam'ın belirttiği gibi, din= şalvar, din=sakal... gibi içi boş olan durum ortaya çıkar.
Ayrıca Montaiğne'nin bu sözünü daha önce okumamıştım, teşekkürler.
Asya Hanım yorum ve katkı için de
teşekkür ediyorum,
sevgiler.

Hüseyin GÜZEL dedi ki...

Açıklayıcı yazı için teşekkürler Hanife Hanım...
Asya Yazar'ın " gerçekten namuslu bir kadının namusu onu örtmeye yeter" cümlesine katılıyorum. Tabii Montaigne'ye de.
Saygılar...

bücürükveben dedi ki...

canım tekrar merhaba,
yorumumda aceleden yanlış yazmışım düzeltmek istedim:

"yaşı benim yaşıma yakın olmayanlar bilmez" olacaktı tam tersini söylemişim:))))

bu arada asyayazar hanımefendinin sözüne de imzamı atıyorum "örtünmekle kimse namuslu olmaz ama namussuzluğunu daha iyi saklar"

Günümüzde ben çok birebir yaşadım asyayazar hanımın söylediklerini, yıllar önce bir ev satıp alma işimiz olmuştu, annem sağdı..hani yazmıştım ya karanlık ev diye o evi satma işimiz...

O zaman çok uzatmayayım başıörtülü bir kadının evini almak istemiştim, gerçek alıcı olduğumuzu evini beğendiğimizi anladı ya, ne numaralar çevirmişti bize, bir hafta arayla evi 5 milyar arttırmıştı, hiç unutmuyorum daha başka numaralar da yapmıştı, herhalde içinden 'çok beğendiler ne yapsam alırlar' diyordu, sonra baktım sürekli alavere,dalavere (bir de satmaktan vazgeçmiş numarası yaptı ama haberim yok hakikaten vazgeçti sandım ben kendim gibi sanıyorum herkesi)meğer numaraymış, ben o arada bu oturduğumuz evi bulup,aldım mı! Öğrenince salyasümük telefonda araya abisini filan koymalar "üüüü alma o evi vazgeç benimkini al!" neler neler anlatsam sayfalar sürer...

sakallı,namazdan kalkmayan,ne zaman uğrasam cuma namazında veya abdest oluyor olan satıcılar beni ençok dolandıran satıcılar çıkardı:)))

yani din insanın içindedir, yaptıklarındadır,eylemlerindedir..en iyi örtü de namustur,ahlaktır..

tekrar öptüm..:)

Hanife Mert dedi ki...

Ben teşekkür ediyorum, zaman ayırırp okuduğunuz için Hüseyin Hocam..
Asya Hanımın paylaştığı, Montaigne'nin sözü benim de ilgimi çekti..
selam ve saygılar,

Hanife Mert dedi ki...

Müjdeciğim yazını düzeltme inceliğinden ötürü teşekkür ediyorum canım...
O kadına ben de çok kızdım. İyi ki o evi almamışsın. Son cümlene kesinlikle katılıyorum..
sevgiler canım.

bücürükveben dedi ki...

ah sorma iyi ki almamışız, 2004 yılıydı hala hatırlar aramızda anlatırız o kadının yaptığı numaraları, bir insan bu kadar üçkağıtçı olamaz yaa, Hanife'ciğim hani belediye başkanı filan olsa o kadın neler yapmaz!:)hele telefon açıp "ben evi satmaktan vazgeçtim, kusura bakma, sana kolay gelsin" deyişi hala kulağımdadır, (meğerse ben sırf istediği parayı kabul edeyim di yalanmış o da!)hey gidi günler hey, Allah'ın işine bak Hanife'ciğim kadının evi 30-35 yıllık eski evdi, satmaktan vazgeçtiğini söylediğinin ertesi günü gazetede bakıp bu oturduumuz evi buldum, üstelik 2002 yılı inşaa edilmişti, Allah daha iyisini verdi, o da onca numaradan sonra satamadı evini...:)))

Hanife Mert dedi ki...

Ya öyle kendi kazdığı kuyuya kendisi düşmüş.Alavere dalevere bir yere kadar, İyi olmuş hem daha yeni ev sahibi olmuş oldun.
Canım ben de öpüyorum...

Gurme Şirine dedi ki...

bende katılıyorum tabiki örtünmekle kimse namuslu olmaz...
ama örtünenede örtünmeyenede saygı duymak lazım...
herkesin kendi tercihidir...
bu konu uzar gider aslında bu konu hakkında çok fazla birşey söylemek istemiyorum :((

paylaşım için teşekkürler canım...

hayırlı cumalar...

Hanife Mert dedi ki...

Şirinem dinimizin özü samimiyet.her ne yapıyorsan onun gereği de yapılmalı. Elbette saygı çok önemli. Hem başı kapalı hem edepli, hem ahlaklı olmak, Yani şunu demek istiyorum mümkün mertebe Allah'ın emirlerine uyma konusunda emirleri kendi işimize geleni geldiği gibi yapmamak. Ya da başı açık yada kapalı diye kimse farklı değerlendirilmemeli.
Seni ben anlıyorum.Edep haya, ahlak amaçtır, diğer semboller ise araçtır. Aracı amacın önüne geçirmemek lazım diyor, Yorumun için de teşekkür ediyorum, canım sevgilerimle.Sana da hayırlı cumalar diliyorum.

Gurme Şirine dedi ki...

evet canım aynen öyle sana katılıyorum...
beni ifade ettin...
teşekkürler...

Hanife Mert dedi ki...

Ben teşekkür ediyorum canım, değerli yorumunla katkın için..

bir kase lezzet dedi ki...

Canım hayırlı cumalar:)
Hepimiz bir bütün olsak ne güzel ama olmuyor bende şirineme katılıyorum.
hepimiz insanız saygılar:)
GEL SANA PASTA İKRAM EDEYİM HANİFECİM.

Hanife Mert dedi ki...

aa tabiki geleceğim bir kase lezzet, bu gün işim vardı. Sana uğrayamadım. Senin hem bilgi, hem beceriyi öğütleyen yazılarını tariflerini kaçırmam elbet.
Haklısın canım ya,aramıza bizi zaten bir bütün kılan değerlerimiz arasına, nifak tohumları atarak bizleri ayıranlara, birleşerek bütünleşerek cevap vermeliyiz. Maalesef tam tersi davranıyoruz. Onların ekmeklerine yağ sürüyoruz aslında.. ben de ikinize de katılıyorum. Öpüyorum seni canım, sevgilerimi gönderiyorum.

siyahkuğu dedi ki...

Bayılıyorum ben annemle ikinizin karşılıklı sohbetlerinize ikiniz ortak bir blog açsanız çok ilginç olurdu diye düşündüm:)))
Öpücükler

Hanife Mert dedi ki...

:)) Benimde çok hoşuma gidiyor, Müjde ile sohbet etmek. Ortak blog fikri, hiç düşünmedim. Evet ilginç olurdu. Ben de öptüm canım, sevgiler.