5 Eylül 2012 Çarşamba

Toplum Nereye Gidiyor!!


Bir toplumda farklı anlayış ve bölgesel kültürleri birleştiren,herkesin ortak paydasını oluşturan bazı değerler vardır. Vatan gibi,bayrak gibi,bağımsızlık gibi, ülkü gibi, tarih, kültür gibi değerler..
 Yüzyıllar boyunca aynı geçmişe sahip oluşumuz, aynı inançları paylaşmamız, aynı vatan toprakları üzerinde barış içinde kardeşçe yaşamamız,oluşan bazı farklılıkları unutturmuştur. 
Sevinçli günlerimizde temel değerler etrafında bir araya gelerek sevincimizi paylaştık. Ülkemizin bir tarafında meydana gelen acı bir olay karşısında hep birlikte yas tuttuk. Yardım için elimizden geleni yapmaya gayret ettik.. 
Ancak şu son günlerde, yaşanan toplumsal olaylar ve verilen daha doğrusu verilemeyen tepkiler gösteriyor ki; bir halkın yapı taşlarından biri olan toplum olgusu kökünden sallanmaya başlamıştır. İnsanların bana değmeyen yılan bin yaşasın felsefesinde olmaları da bu gerçeği desteklemektedir. Hoş, bu yılanı bize değdirmeden bin yıl yaşatmak ne kadar mümkün olursa… 
Toplum olarak birçok acıya, gözyaşına maruz kaldığımız, milli değerlerimize yapılan saldırıların yaşandığı, hak ve adaletin, özgürlüğün kişilere göre farklılık gösterdiği şu günlerde yaptığımız en güzel şey seyirci olmak. Olayları tepki vermeden sadece seyrediyoruz.. Öyle ki,bir çoğumuz tepki verenlere karşı tepkili .. 
Günübirlik yaşadıklarımız, toplum içinde karşılaştığımız olaylar ve bu olaylara karşı tepkisizlikler, ister istemez aklımıza şu soruyu getiriyor! Bize ne oluyor? Toplum nereye gidiyor? 
Doğrusu hiç de hoş olmayan bizi aydınlık yarınlara taşımak yerine, karanlıklara boğacak manzaralar gün geçtikçe artıyor. İnsanların birbirlerine karşı saygısız agresif tavırları, birbirlerini çekiştiren, kötüleyen karalayan tavırları, birbirini dinleyip anlamak yerine sadece kendi bildiğini okumak, kendi bildiğini doğru kabul etmek ve ettirmek, farklı düşüncelere tahammülsüz oluşu, farklı düşüncede olanları öteleyip dışlamamız benim doğrum tek doğru havalarında, başkalarının da doğru olabileceği gerçeğini göz ardı edişimiz bizi bir arada tutmak yerine arada ki sevgi kardeşlik bağlarının sekteye uğradığının göstergesi. 
Bir toplumu bir arada tutacak ne kadar güzel değerler varsa onları sıradanlaştırdık.. Son zamanlarda bizim can güvenliğimizi sağlayan, neredeyse hemen her gün duyduğumuz şehit haberleri karşısında bile, o kadar basit ve yalın davranıyoruz ki, sanki sonlanan gencecik, yarım kalmış  hayatlar, yüreği yanan analar- babalar, dul kalan bir eş, yetim kalan çocuklar değil de, giden   öylesine bir yolcu, bir hayat..Hoş, giden yolcuda olsa insanın içi vicdanı bir cız etmez mi? Nerde kaldı saygı,nerde kaldı vatan sevgisi, millet olma bilinci, nerde kaldı vefa? 
Kapitalist dünyaya kaptırdık kendimizi gidiyoruz , biz bu yaşama alıştık veya alıştırdılar Artık kazanmanın yerini başkasının kafasına vurup elindekini almak , sanatın yerini şık elbiseler gülücükler , şairin yerini sesli cdler , yazarın yerini tanıtımlar , siyasetçinin yerini polemikler aldı..Çok eskilerden siyasetçinin yatırımlarını , yazarın yazılarını , sanatçının sesini , söz yazarının bestesini , şairin dilini , işsizlerimizin halini eleştirirdik.Şimdilerde ise, şu evine ne almış, ne kadara almış, yazlığı, kışlığı, baharlığı var mıymış? Hangi marka arabası kaç km de imiş, kim ne giymiş, nerden giyinmiş ..Ne bize ne de toplumumuzun gelişip çağdaşlaşmasına en ufacık bir katkısı olmayan düşünceler ve eleştiriler. Boş düşünceler, fikir üretmeyen beyinler,sevgisiz acıma hissini kaybeden, saygı, sevgi, dostluk, paylaşma, edep, ahlaktan yoksun insanların çok olduğu bir toplum haline geldik..

Öyle ki; artık savaşlarda,öldürülen, katledilen suçsuz günahsız yavrular,diri diri yakılan eziyet edilen insanlar  bile kanatmıyorsa şuracıkta ki yüreğimizi , şehit oğullarımız için bile ağlamıyorsak şu kara toprak başında , genç bedenler gidiyorsa töre cinayetlerine,şiddete maruz kalıp yok ediliyorsa bir aile, hemen yanı başımızda birileri açlıktan , sefillikten ölürken biz keyifle  yudumluyorsak çayımızı , her gün televizyon başında,bilgisayar başında  sabahlıyorsa  çocuklarımız , önce çarpıp sonra kaçıyorsak ardımıza bakmadan, gün geçmiyor ki hırsız ,bir düşman gibi ensemizde bitince yapamıyorsak bir şeyler bilelim ki , hayatı hayatlarımızı öyle yerinden tutup , öyle yerinden sallıyoruz ki toplum denilen o sağlam sapasağlam çınarın kökleri kopuyor ..

Hanife Mert

16 yorum:

~♡ηυяѕαℓкιмι™ dedi ki...

Nereye gittiğini bilen varsa beri gelsin..
Ne yazık ki teknoloji ve medeniyet kelimeleri altında dayatılan strateji ile kültürel değerler, insani değerler, birlik ve beraberlik yok oluyor..

Gurme Şirine dedi ki...

canım malesef öyle...
dediklerin çok doğru...
insanlık bitmiş durumda herkes birbiirni düşman görüyor...
biri düştüğünde kimse kimdenin elinden tutmuyor :((
herkes herkesten kaçıyor...
emeğina sağlık canım...
sevgiler...

yaren dedi ki...

Yorumuna aynen katılıyorum nursalkımı bizler de bu dayatmaları sadece seyrediyoruz, gizliden gizliye de uygulama alanı oluşturuyoruz..Teşekkürler canım..sevgiler.

yaren dedi ki...

Haklısın g.şirinem maalesef öyle...Sevgi, dostluk, kardeşlik, yardımseverlik,vatanseverlik, milli, manevi değerlerimiz ikinci planda..:( Her gün bir önce ki günden daha kötüye gidiyor ve bu tehlikeyi kimse önemsemiyor, ya da farkında değil.. Canım yorum için teşekkürler, sevgiler..

bücürükveben dedi ki...

Yaren'ciğim eline sağlık, insanlar dediğin gibi sadece kendi ceplerine/evlerine girecek olan parayı düşünüyor, söylediğin gibi "bana dokunmayan yılan bin yaşasın' havasındalar. Birçok insan ülkemiz için söylüyorum mesela neyin ne olduğunu pekala biliyor ama bilmezden geliyor. Adam camiye gidip namaz kılarken resim çektirdi, Kuran'ı alıp öpüp başına koyarken resim çektirdi diye 'iyi' insan, 'iyi' lider oluyor! Dindar oluyor. Buna kanan zeka özürlüler olduktan sonra bu ülkenin başı ...tan çıkmaz canım. Kimin ne olduğuna camide çektirdiği resimle, namaz kılarken çektirdiği resme, Kuran öperken çektirdiği resme bakarak karar vermeyecekler, yaptıklarına ve ağızlarından çıkan sözlere bakacaklar. Ne yapıyor bu adam? Ne yapıyor bu hükümet? diye soracak ne yaptığı belli. Açıkça ortada: Orduyu hapsediyor, general, amiral kalmadı! Genel kurmay başkanı bile 'terörist' diye Silivri'de! Gaziantep'i kana bulayan PKK'lı bombacı ise üç kez yakalanıp bırakılmış, son yargı paketiyle 300 kadar PKK'lı serbest bırakılmış! Adam açıkça "biz PKK yı düşman olarak görmüyoruz" diyer, bakanları dağdakiler canımız ciğerimiz diyor, Atatürk'e, ulusal günlere gelince tu kaka!...eeee bunları görmeyen veya görmek istemeyenler varsa bu ülke ya daha beter olur, ya da cesur birileri gelir ve birilerinin kafalarını kopartır..umarım ikincisi olur..

sevgilerimle öpüyoruz canım

yaren dedi ki...

Kesinlikle haklısın Müjdeciğim..Yorumunla yazımı tamamlamışsın.. Ben de yazıda senin değindikelernin bir bölümüne değindim. Tamamını yazacak olsam sayfalar yetmeyecek..Toplumumzda yaşanan hangi konu önemsiz, hükümetin, muhalefetin yapmtıkları yada yapmaya çalıştıkları, emperyalist dış güçlerin ülkemiz üzerinde oynamak istediği oynadığı oyunlar, muhalefetin olaylar karşısında ki laf ebeliğinden öteye gitmeyen tavırları, Milli, manevi değerlerimize saldırılar, hangi birini yazayım, insanların olaylara yüzeysel bakışları, tepkisizlikleri, kendilerini anlamsız saçma sapan şeylere endekslemeleri, gençliğin durumu, kadına, insana şiddet durumu, insanları yüzeysel değerlendirip şekillere bakarak bu iyi insan, bu kötü insan senin de yorumunda belirttiğin gibi şekli ile giyimi kuşamı ile, dostlar alış verişte görsün edaları ile yaptıkları gösteriş tavırları ile değerlendirmeler... O kadar çok ki hangi birini ele alayım. Aslında yazıya başlamadan önce her şeyi eleştirerek yazmayı düşündüm. Bir kaç gün düşündüm ama baktım sayfalar dolusu bir yazı ortaya çıkacak ve biliyorum insanımız uzun yazıları okumayı çok sevmiyor.. Ben de can alıcı noktaları genel anlamda yazmaya çalıştım.. Evet benim de en büyük isteğim ikinci şık. Çünkü bu Millet başsız kalmaya alışık değil. En kötü anlarında bile kendini toplayacak bir lidere ihtiyaç duymuştur..İnşaallah bu Milleti tekrar toplayacak hak ettiği düzeye getirecek bir lider gelir..Canım ben de öpüyorum sizi sevgiler..

Hüseyin GÜZEL dedi ki...

O kadar güzel anlatmışsın ki. Her çözümlemene katılıyorum. Umarım bu yazını çok kişi okuma fırsatı bulur. Gerçekten de etkileyici. Saygılar Hanife hanım. Kalemine sağlık.

yaren dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum, sağ olun Hüseyin Hocam. Yazımı beğenmeniz çok sevindirdi beni..Ben de kendimce; aslında herkesin bildiği gördüğü, bazılarının ise bilmezden ve görmezden geldiği toplumsal gerçekleri dile getirmeye çalıştım.Ben de çok kişinin okumasını umud ediyorum..Saygı ve selamlar

siyahkuğu dedi ki...

Bir de şu var biz hiç bir zaman çuvaldızı kendimize batıramıyoruz, elimize alıyoruz da hep ucunu tutuyoruz canımızı yakmasın diye, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın deyip geçiyoruz o yılan bize dokunmuyor ama bir gün en kıymetlimize dokunmayacağı anlamına gelmez cümlelerini aklıma düşürdü bu yazı , yüreğine sağlık canım sevgilerimle...

yaren dedi ki...

Teşekkür ediyorum siyahkuğum, düşüncende çok haklısın.Sevgiler canımmm

Gülçin nur dedi ki...

acımasız bir toplum olduğumuzu anlıyoruz böylece..oysa geçen yıl bir gecede 25 şehide tüm türkiye ağlardı çok geç bir zaman değil sadece 1 yıl..şimdi her gün takır takır vurulan toprağa gömülen gencecik çocukları görmekten insanlarımız duyarsızlaştırılıyor diye düşünmeye başladım, zamlara alıştığımız gibi, krizi görmediğimiz ve yaşamadığımızı hisseder gibi, biliyor musun sevgili Hanifeciğim, genç ölümün acısı çok derin oluyor Rabbim dilerim kimseye evlat kardeş acısı yaşatmasın ama her gün yaşıyoruz, bir yaşamayan ekabirlerin evlatları onlarında çürük raporları var olmasada mutlaka bedelli parası var, duyarlı olabilmek için illa her ocağa ateşin mi düşmesi lazım?
İnsan olabilmek çok büyük bir meziyet, herkes meziyeti taşıyamaz,cehalet modernlikle birlikte çağdaşlıkla birlikte büyüyor, ve biz hiç bir şeyin farkında değiliz, çok üzgünüm..sevgilerimle, yanaklarından öpüyorum..

yaren dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum gülçinciğim..Değerli düşüncelerini paylaştığın için ben de öpüyorum, sevgiler..

Özgür Tatlar dedi ki...

ne ara boyle olduk biz.neyi onemseriz artik.neye uzuluruz.hergun aci haberleri duydukca alisiyormuyuz yoksa.sunni ,alevi,kurt ,turk,dinci dinsiz,baska ne sebepler bulacaklar bu ulkeyi bolmek icin.ya kuklalar,tek adamliga oynayan piyonlar.

yaren dedi ki...

Merhaba Özgür tatlar, sayfama hoş geldiniz.. Bu hale nasıl geldik daha doğrusu getirildik, hiç farkında olmadan bir anda kendimizi sorunlar yumağı içinde bulduk.Her yandan dağıldık, parçalandık...Çok önemli değerlerimizi yitirdik.Ayrıştırıldık.Tekrar nasıl toparlarız bedeli ne olur bilmiyoruz. Bildiğim tek şey varsa bu toplumun her ferdi kendi imkanları ölçüsünde çabasını, mücadelesini esirgememesi gerektiğidir.Değerli katkılarınız için teşekkür ediyorum...Sağlık ve esenlik diliyorum.

bücürükveben dedi ki...

Hanife'ciğim bu güzel yazını 2012'de yazmışsın, benim de yorumum varmış, hale bak: 2012'den beri daha iyiye değil daha kötüye gitmişiz...:( hemen her akşam bir şehit, bazı akşamlar 3 şehit! :( Dün akşam haberlerde BDP vekillerin yüz ifadelerine baktım hepsi çok mutlu, çok sevinçliydiler! Sanki kendi başlattıkları, kendi sebep oldukları bu iç savaştan çok mutluydular. Herhalde "yavaş yavaş mazlum konuma düşeriz, sonra ABD bize demokrasi ve özgürlük getirir" diye düşünüyorlardı. Bakma ağızları "operasyonlar dursun" diyor ama aslında çok memnunlar Kürt bebeklerin ölmesine!!! Çünkü öldükçe her zaman bölücüleri destekleyen Batı basınında mağdur konumuna düşecekler!!! Batılı ikiyüzlüdür ölen askerleri, polisleri, onların yetim kalan bebeklerini görmez.
Sonumuz kötü....önce açılımla güneydoğuyu Kürt bölücülere bıraktılar, dağdan inin dediler, analar ağlamasın dediler dağdan inenler de işte böyle yaptı....
kalemine sağlık canım..
sevgiler

Hanife Mert dedi ki...

Müjdecim yorumuna sonuna kadar katılıyorum. Ben de o sebepten dolayı paylaştım. Üzerinden 3-4 sene geçmesine rağmen hep gerilemişiz. Daha çok kötüye gitmişiz. Müjdecim açılım saçmalığı yüzünden başımıza gelmedi mi? Sanki bu durma düşmemizin sorumlusu değillermiş gibi. El ele kol kola halay çekmediler mi? birlikte göz yaşı dökmediler mi? Kimi kandırıyorlar. BDP lilerin amacının kürtler olmadığını aklı başnda olan herkes biliyor. Cani aponun lakabı bebek katili değil mi? İşte bunlar da onun yolundan gidiyorlar.

Allah sonumuzu hayra çıkarsın.

Sevgiler..