6 Mayıs 2015 Çarşamba

Kültürümüzde Hıdrellez


Hızır ve İlyas (a.s)'ın her bahar başlangıcında buluştuklarına inanılan milâdi 6 Mayıs, Rumî 23 Nisan'a rastlayan güne verilen isimdir Hıdrellez. Söz konusu günde Hızır ve İlyas (a.s) buluşarak sohbet ederler ve bu günlerde vakitlerini Allah yolunda olmanın ve birlikteliklerinin verdiği sevinçle kuvvet bulurlarmış. Hızır (a.s)'ın Allah'ın lütfu ile dolaştığı yerde yeşillikler çıkar ve çorak yerler çiçeklere bezenirmiş. İşte bu olaya dayanarak, halk zamanla bu günlerde buluşup Hızır ve İlyas (a.s) ın geleneğini sürdürmek amacıyla özel anma ve dua günleri tertip eder olmuşlar. Günümüzde kullanılan anlamı ise; İnsanların kıştan kurutuluşlarının bir işareti ve bahar güneşinden faydalanma, piknik yapma, stres atma, eğlenme, nişan, düğün, sünnet törenleri tertip etme, uğursuzlukları giderme, adak adama, dilekte bulunma gibi düşünceleri gerçekleştirme amacıyla gelenekselleşen bir "bahar bayramı"inancı haline gelmiştir.
  Halk arasında, zamanla Hızır'da darda kalanlara yardımcı olma, bereket getirme ve gelecekte dilekleri gerçekleştirme vasıflarını görmek inancı yerleşmiştir. Geceden gül dallarına gümüş kuruşlar, çeyrekler, kırmızı bezler bağlanır, gül dibine genç kızlar yüzük atar, mani söyler, içki sofraları hazırlanır, davullar eşliğinde oyunlar oynanır, su kenarlarında, yeşilliklerde eğlenilir, ateşten atlanılırsa ev sahibi olacağına inanılır; öküzü arabaya koşmama... gibi inançlara rastlanmaktadır.
  Sevgili Tülay Gürdal Hanımefendi bloğunda ünlü Sümerolog, Muazzez İlmiye Çığ ile yaptığı sohbeti paylaşmış. Ben de bu sohbeti bloğumda paylaşarak “Hıdrellez” konusunu yetkili ağızdan sunmak istedim.
 T.G: Hıdrellez Hakkında bilgi verir misiniz?                                                                         

 
M.İ.Ç: Anadolu'da yeniden doğuş Hıdrellez Bayramı
Anadolu'da halk, 6 Mayıs'ta yiyecekleriyle kırlara giderek Hıdrellez bayramını kutlar. Bu konuda çeşitli söylentiler var. Hıdrellez, Hızır ve İlyas adlarının birleşmesinden türetilmiş. Hızır-Hıdır hayat suyu içerek ebedi hayatı bulmuş bir kimse. Tanrı tarafından Müslümanlığı korumakla görevlendirilmiş. o istedi zaman, beklenmeyen bir zamanda insanlara yardım eden bir varlık. o geldiği yere bolluk ve bereket getiriyor. Etraf yeşilleniyor, ürün bol oluyor, hayvanlar çoğalıyor, cinsellik güçleniyor. İlyas onun kardeşi veya yakın arkadaşı. Her ikisi de ölümsüzlük kazanmış peygamberler. Hızır karaların, İlyas denizlerin koruyucusu.
  İnanışa göre onlar senede yalnızca bir kez, 6 Mayıs'ta birleşiyorlar. Bu birleşme ile ortalığa büyük bolluk, bereket geliyor. Halk da bu birleşmenin sevincini, kırlarda çeşitli eğlencelerle kutluyorlar. Bazı yörelerde bu eğlenceler bir yatır, bir türbe civarında veya mezarlık yakınında yapılıyor. Bazı yörelerde o gece insanlar, gül dibine, gelecek yıl için istediklerini bildiren simgeler koyuyorlar. Evlenmek isteyen kızlar bir çömlek içine yüzüklerini koyarak gül dibine bırakıyorlar...
  Dolayısıyla...
5 mayıs akşamı başlayarak 6 mayısa kadar devam eden ve Türk dünyasında kutlanan Hıdrellez Bayramı, Büyük halkımıza huzur, mutluluk ülkeme bolluk ve bereket getirmesi dileğimle...

Faydalanılan Kaynak: http://www.tulaygurdal.com/2015/05/hdrellezi-unutmadk.html

NOT: Araşatırdığım bazı sitelerde Hıdrellez’in bid’at olduğu İslâm'ın Tevhid bilinçliğinden uzak, sahte mitolojik dürtülerin ve şamanist kalıntıların uzantılarını yansıtan günümüz Hıdrellez anlayışıyla, Hıristiyan Saint Yortusunun paralelliği de göstermektedir ki İslâm dışı her şeye yakınlık duyma ama İslâm'ın gerçek kimliğine karşı çıkma düşüncesinin neticelerini gözler önüne sermektedir, denilmektedir...

Muhabbetle,

Hanife Mert

6 yorum:

bücürükveben dedi ki...

Bildiğin efsane işte ya, ay bir de ne zamandı inanıp gül ağacı dibine senaryolarım için dilek dilemişliğim var hay Allah'ım amma komiklik:)))neyse bir daha yapmam yapmadım da:)
bahar gelince insanlar kutlamak için bahane aramışlar :))
sevgilerimle öptüm Hanifecim

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar Yaren.

İşin doğrusunu araştırmak gerekirse, gerçekte ne Hızır, ne de Elyas vardır. Mitolojik bir efsane. Ancak yahudi ya da Hırıstiyan inancındaki bir kutlamaya parelel uydurulmuş mitolojik bir efsane olabilir. Ama şurası güzel 6 Mayıs'ı baharın gelişi kabul ederek, bahar bayramı şeklinde kutlamak güzel bir gelenek. Ancak, karınca yuvasından topraklar almak 5 Mayıs akşamı pencerenin dış kenarı limonluk dediğimiz yere para koymak, bu parayı ve karınca toprağını ertesi günü muşambalara sararak cüzdanlarımızda taşımak, bazı ağaçlara bez ya da ip bağlamak da neyin nesidir? İşte yanlış olan şeyler bunlardır.

Bahar Bayramınızı kutlarım. Bu bayramın Türk-İslam aleminin hayrına vesile olmasını niyaz ederim.

Selam ve dualarımla.

Hanife Mert dedi ki...

Evet haklısın Müjdeciğim. İnsan önce ne için yapıldığını sorgulamadan yapınca ve etrafta herkes yapınca normalmiş gibi geliyor. Hepimiz yaptık geçmişte. Ama gerçeği öğrenip mantık süzgecinden geçirdikten sonra anlamsız olduğu kanaatin varıyor... Bence de önce normal olan bir kültürü amacından saptırmış.
Ben de öptüm canım.
sevgiler.

Hanife Mert dedi ki...

Merhaba Recep Bey,
"İşin doğrusunu araştırmak gerekirse, gerçekte ne Hızır, ne de Elyas vardır. Mitolojik bir efsane." dersek yanlış olur diye düşünüyorum. Kaldı ki hem hızır (a.s) hem de İlyas (a.s) Kuranda geçiyor. Şöyle ki;
Hızır (a.s) Kur'ân-ı Kerîm'in Kehf suresinde "Kullarımdan birisi..." şeklinde geçmektedir.

Hz. İlyas (a.s) yada "İlyasîn" şeklinde ismi zikredilen (es-Sâffât, 37/130). Peygamberliği bildirilen "Hiç Şüphe yok ki İlyas gönderilen Peygamberlerdendir" (es-Sâffât, 37/123), şeklinde hitab edilen İlyas (a.s.) İsrailoğullarına Allah'ın elçisi olarak gittiğinde onlar "Ba'l" adında dört cepheli put'a tapıyorlardı. Hz. İlyas'ın bütün gayretlerine rağmen İsrailoğulları bu puta tapınmaktan vazgeçmemiş Hz. İlyas'ın Peygamberliğini yalanlayarak (es-Saffât, 37/ 124). Onu ülkeleri olan Ba'lbak'ten çıkarmışlardı. Fakat Allah'ın gazabı bunların üzerine geldiğinde pişman olmuşlar ve İlyas (a.s)'ı geri çağırmışlardı. Ancak tekrar nankörlük etmişler, bunun üzerine İlyas (a.s) oradan uzaklaşmıştır.İlyas (a.s)'ın İsrailoğullarından ayrılması Hızır (a.s) ile buluşması gerçekleşti. Bu buluşma "Hızır İlyas" iken sonradan Hıdrellez şeklinde değiştirilmiştir.

Zamanla amacından saptırılmış, yapılan abuk subuk eylemlerle bidat hale getirilmiş. Dileğinize amin diyorum.

Selam ve saygılar sunuyorum.

Tülay gürdal dedi ki...

Merhaba Hanife Hanım,

Öncelikle Sumerolog Muazzez İlmiye ÇIĞ'la yaptığım söyleşiden bir bölüm olan "Hıdrellez Bayramı"nı Milliyet Blog ve bu sayfanızdan paylaştığınız için çok teşekkür ederim.

Hıdrellez Bayramı kökleşmiş bir geleneğin devamı olarak günümüzde de halen sürdürülmektedir. Bunun için öncelikle millet olarak gururlanmalıyız. Zira köklü milletlerin varlığını, -beğenelim yada beğenmeyelim- bu türden sürdürülen gelenek ve göreneklerle kanıtlandığını gösteren önemli unsurlardan bir tanesidir Hıdrellez... Dolayısıyla bu bayramı halkları millet yapan ortak unsurlarından bir halka olarak da sayabiliriz. Onun içindir ki Türklerin gerek devlet geleneği, gerek kültürel gelenekleri sayılmayacak kadar zengin ve köklüdür...

Bir kez daha bu konuyu paylaşmanıza ve ilgi göstermenize teşekkür eder, saygılar sunarım Hanife Hanım. Sevgilerimle...

Hanife Mert dedi ki...

Ben teşekkür ederim Tülay Hanım, kültürel değerlerimizin en doğru şekliyle gündeme taşıdığınız ve okuyucularınızı en güvenilir doğru kaynaktan bilgilendirdiğiniz için. Bizim gibi geçmişi çok uzun yıllara dayanan ve köklü bir geçmişe sahip bir toplumun da elbette kültürü de farklılıklar taşıyacaktır. Bu anlamda tarihimle ve kültürümle onur duyuyorum...

Size de tekrar teşekkür ediyorum bu değerli ifadeler içeren faydalı yorumunuz için.
Sevgiyle, mutlu kalın.